İran eksenli gelişmelerin ardından Orta Doğu coğrafyasında tırmanışa geçen jeopolitik gerilim, bölge ile ticaret yapan ihracatçıların operasyonel maliyetlerinde ciddi bir şok etkisi yarattı. Bölgedeki siyasi ısınmanın ticari dengeleri sarstığına dikkat çeken sektör temsilcileri, lojistik harcamalarındaki sert yükselişin sürdürülebilirliği tehdit ettiğini belirtiyor.
Siyasi Gerilim Ticareti Vuruyor
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölgede devam eden çatışmaların sadece diplomatik ve siyasi arenayı değil, ticari ekosistemi de derinden etkilediğini ifade etti. Kadooğlu, ihracatçının karşı karşıya kaldığı maliyet tablosunun her geçen gün ağırlaştığını vurguladı.
Lojistik Giderlerinde Çarpan Etkisi
Taşıma ücretlerindeki artışın navlun fiyatlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Kadooğlu, navlun ücretlerinin 4-5 kat arttığına işaret etti. Lojistik maliyetlerini yukarı çeken diğer kritik faktörler ise şu şekilde sıralandı:
- Yükleme ve boşaltma bedellerindeki artışlar,
- Yükselen liman hizmet maliyetleri,
- Artan sigorta primleri,
- Savaş riski gerekçesiyle talep edilen ek teminatlar.
Rekabet Gücü ve Pazar Kaybı Riski
Maliyetlerdeki bu olağanüstü artışların ihracatçıların kârlılığını doğrudan erittiğini dile getiren Celal Kadooğlu, bu yükün ürün fiyatlarına yansıtılması senaryosunda ise hedef pazarlardaki rekabet gücünün zayıfladığını belirtti. Sipariş akışının yavaşlamasına neden olan bu durumun, sadece maliyet baskısı yaratmakla kalmayıp aynı zamanda pazar kaybı riskini de beraberinde getirdiği kaydedildi.
“Panik Havasından Kaçınılmalı”
Navlun piyasasındaki sert dalgalanmaların ticaretin devamlılığı açısından hassasiyetle yönetilmesi gerektiğini savunan Kadooğlu, kriz anlarında tedarik güvenliği için lojistik zincirinin sağlıklı işlemesinin hayati önem taşıdığını söyledi.
İş dünyasına sağduyu çağrısında bulunan Kadooğlu, panik havası yaratacak tutumlardan uzak durulması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin sahip olduğu güçlü kurumsal kapasite ile bu tür krizleri yönetme tecrübesine haiz olduğunu hatırlattı. Açıklamasının sonunda Kadooğlu, bölgedeki çatışmaların son bulması ve kalıcı istikrarın sağlanmasının hem insani hem de ekonomik açıdan büyük bir gereklilik olduğunu sözlerine ekledi.

