CEO Soner Çetinkaya: “Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Stratejimizin Merkezinde”
Türkiye yapı kimyasalları sektörünün lider markası Kalekim (KLKIM), yurt içinde elde ettiği pazar gücünü, yurt dışında yaptığı stratejik yatırımlarla küresel bir başarı hikayesine dönüştürmeye hazırlanıyor. ForInvest Haber’e özel açıklamalarda bulunan Kalekim Genel Müdürü Soner Çetinkaya, şirketin globalleşme stratejisinin merkezinde Avrupa, Orta Doğu ve Afrika‘nın yer aldığını belirterek, Irak’ın ardından Fas’ta da yerel üretime geçerek bu pazarlardaki varlıklarını kalıcı hale getireceklerini söyledi.
Çetinkaya, Fas’ın kendileri için Kuzey Afrika pazarına açılan bir “kapı” niteliğinde olduğunu ifade ederek, “Kazablanka’da kuracağımız 25 bin ton kapasiteli yeni tesisimizde 2025’in son çeyreğinde üretime başlamayı hedefliyoruz,” dedi.
İlk Yarıda Güçlü Performans: 500 Milyon TL Net Kâr
Yılın ilk yarısında elde ettikleri başarılı finansal sonuçların, stratejik hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlediklerinin bir göstergesi olduğunu belirten Çetinkaya, ilk altı ayda 500 milyon TL net kâr ve 4,3 milyar TL satış gelirine ulaştıklarını açıkladı. Bu performansın arkasında, Türkiye’deki pazar liderliklerinin yanı sıra, 80’den fazla ülkeye ulaşan güçlü ihracat performanslarının yattığını vurguladı.
“Yatırımcıya Değer Katmayı Sürdüreceğiz”
Halka arz oldukları 2021 yılından bu yana dört yıl üst üste temettü dağıtarak yatırımcı güvenini pekiştirdiklerini belirten Çetinkaya, temettü politikasının şeffaf yönetim anlayışlarının bir yansıması olduğunu söyledi. “Önümüzdeki dönemde de şirketin finansal performansı ve piyasa koşulları elverdiği sürece, kârlılığımızı ve büyümemizi devam ettirerek yatırımcılarımıza değer katmayı sürdürmeyi hedefliyoruz,” diyerek istikrarlı temettü politikasının devam edeceğinin sinyalini verdi.
Irak Fabrikası Faaliyette, Sırada Romanya Var
Çetinkaya, Irak’ın Duhok şehrinde kurdukları 100 bin ton kapasiteli yeni üretim tesisinin faaliyetlerine başladığını ve bu yatırımın hem bölgedeki rekabet güçlerini artırdığını hem de Orta Doğu’daki varlıklarını güçlendirdiğini belirtti. Fas yatırımının ardından, Doğu Avrupa gibi yakın coğrafyalarda da büyümeyi önceliklendireceklerini ifade etti. (Şirket daha önce Romanya’da yeni bir şirket kurmak için çalışmalara başladığını duyurmuştu).
Finans Hattı Yorum:
Kalekim Genel Müdürü Soner Çetinkaya’nın bu açıklamaları, şirketin sadece bir “ihracatçı” olmaktan çıkıp, stratejik pazarlarda “yerel bir oyuncu” haline gelerek gerçek bir “küresel marka” olma yolundaki kararlılığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
1. “Yerelleşme” Stratejisinin Altın Kuralı: Kalekim’in Irak ve Fas’taki yatırım stratejisi, uluslararası büyümenin altın kuralını uyguladığını gösteriyor: Yerelleşme. Bir pazara sadece mal satmak yerine, o pazarın içinde üretim yapmak;
-
Lojistik ve Maliyet Avantajı: Nakliye ve gümrük maliyetlerini ortadan kaldırarak kâr marjlarını artırır.
-
Pazar Hakimiyeti: Yerel taleplere daha hızlı yanıt verme ve pazara daha derinlemesine nüfuz etme imkanı tanır.
-
Risk Yönetimi: Politik veya ticari engeller gibi ihracatı sekteye uğratabilecek riskleri minimize eder.
Bu, son derece akılcı ve sürdürülebilir bir büyüme modelidir.
2. “Yatırımcı Dostu” Politika ve Güven: Çetinkaya’nın temettü politikasına yaptığı vurgu, şirketin sadece operasyonel olarak değil, aynı zamanda kurumsal yönetim ve yatırımcı ilişkileri açısından da olgun bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Düzenli temettü ödemesi, şirketin kârlılığına ve nakit akışına duyduğu güvenin en net işaretidir ve uzun vadeli yatırımcılar için bir “güven çıpası” işlevi görür.
3. Borsa İstanbul (KLKIM) İçin Anlamı: Bu röportaj, Kalekim (KLKIM) hissesi için uzun vadeli ve çok ayaklı bir büyüme hikayesi sunmaktadır.
-
Yurt İçi Liderlik: Türkiye’deki güçlü konumu, istikrarlı bir baz gelir akışı sağlıyor.
-
İhracat Büyümesi: 80’den fazla ülkeye yayılan ihracat ağı, gelir çeşitliliği sunuyor.
-
Yurt Dışı Yatırımlar: Irak ve Fas’taki (ve potansiyel olarak Romanya) fabrikalar, gelecekteki ciro ve kârlılığın en önemli yeni motorları olma potansiyeli taşıyor.
Yatırımcılar için bu, hem defansif (güçlü iç pazar, istikrarlı temettü) hem de büyüme odaklı (uluslararası yatırımlar) özellikleri bir arada barındıran, dengeli bir yatırım hikayesidir.

