Jeopolitik gerilimlerin tırmanmasıyla birlikte varil fiyatı 104 dolar seviyesini aşan Brent petrol, kısa vadede Körfez bölgesine maddi bir destek sağlasa da, uzayan çatışma ortamı bölge ekonomileri üzerinde ağır bir baskı oluşturma sinyalleri veriyor.
Ne Zaman ve Neden Daralma Bekleniyor?
Goldman Sachs Group Inc. bünyesinde görev yapan ekonomist Farouk Soussa’nın değerlendirmelerine göre, şayet mevcut çatışmalar nisan sonuna dek sürer ve Hürmüz Boğazı ulaşıma kapalı kalmaya devam ederse, Kuveyt ile Katar’ın gayri safi yurtiçi hasılaları (GSYİH) yüzde 14 oranında küçülebilir. Bu çarpıcı tablo, Irak’ın Kuveyt’i işgal ederek Körfez Savaşı’nı başlattığı 1990’ların başından bu yana söz konusu iki ülke için öngörülen en şiddetli ekonomik durgunluk riski olarak nitelendiriliyor.
Soussa, yaşanan durumu bir “stres senaryosu” olarak tanımlayarak, Hürmüz Boğazı’nın 21 gün boyunca kapalı kalması halinde altı Körfez ekonomisinin her birinin GSYİH’sinde yüzde 2 ila yüzde 5 arasında bir küçülme kaydedileceğini aktardı. Savaşın yarattığı tahribata değinen ekonomist, kısa vadeli ekonomik sarsıntının birçok Körfez ülkesi için Covid-19 pandemisinden daha şiddetli olabileceğini, çatışmaların son bulmasıyla toparlanmanın mümkün olduğunu fakat yatırımcı güveni üzerindeki kalıcı hasarın henüz tam olarak öngörülemediğini ifade etti.
Alternatif deniz yolları aracılığıyla petrol akışının bir bölümünü devam ettirebilen Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), kriz karşısında görece daha dayanıklı bir duruş sergiliyor. Ancak yine de her iki ülkenin, pandemiden bu yana en sert ekonomik sarsıntıyı tecrübe edeceği ve GSYİH oranlarının BAE için yaklaşık yüzde 5, Suudi Arabistan için ise yüzde 3 civarında düşeceği tahmin ediliyor.
Körfez Ülkelerinde Öngörülen Ekonomik Küçülme Tablosu
| Ülke / Bölge | GSYİH Daralma Beklentisi ve Senaryo |
|---|---|
| Katar ve Kuveyt | %14 (Çatışma nisan sonuna dek sürerse) |
| Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) | Yaklaşık %5 |
| Suudi Arabistan | Yaklaşık %3 |
| Altı Körfez Ekonomisi | %2 – %5 arası (Hürmüz Boğazı 21 gün kapanırsa) |
Kriz Piyasaları Nasıl Etkiledi?
Savaş ortamının finansal piyasalara yansıması da oldukça sert gerçekleşti. Şubattaki tepe noktasından bu yana yüzde 20 dolaylarında değer kaybeden Dubai borsası, özellikle enerji, turizm ve gayrimenkul sektörlerindeki düşüşlerin öncülüğünde ayı piyasasına geçiş yaptı. Ayrıca, Emirlik hisse senetleri bu ay dolar bazında küresel çapta en kötü performans gösteren varlıklar arasına girdi.
Hangi Körfez Ülkesi Süreci En İyi Şekilde Yönetiyor?
Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması sebebiyle Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Suudi Arabistan petrol üretiminde kesintiye gitmek durumunda kalırken, Katar ise sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatını sınırlamak zorunda kaldı. Bloomberg’e değerlendirmelerde bulunan ekonomistler, savaşın getirdiği kısa vadeli zorlukları en az zararla ve en iyi şekilde idare edebilecek Körfez ülkesinin Suudi Arabistan olduğuna dikkat çekti. Krallık, doğu bölgelerindeki petrol sahalarında yaşadığı kayıpları, sevkiyatlarını batı kıyılarına yönlendirerek kısmen de olsa telafi etmeyi başarıyor.
Bütçe Beklentileri ve Finansal Değerlendirmeler
Uzmanlar, petrol fiyatlarının yukarı yönlü ivmesini koruması ve Suudi Arabistan’ın üretim seviyelerini muhafaza etmesi halinde, ülkenin 2026 yılına ait bütçe açığının önceki tahminlerin altında kalabileceğini belirtiyor. Krizin uzun vadeli mali etkilerine yönelik analizler şu bulguları içeriyor:
- Washington’da bulunan Arap Körfez Devletleri Enstitüsü araştırmacılarından Tim Callen, günlük üretimin 7,5 milyon varil bandında tutulması ve Brent petrolün varil fiyatının 90 dolar sularında seyretmesi durumunda, yıllık açığın GSYİH’nin yaklaşık yüzde 1’i kadar daralabileceğini öngörüyor. Riyad yönetiminin 2026 yılı için açıkladığı resmi bütçe açığı beklentisi ise yüzde 3,3 seviyesinde bulunuyor.
- EFG Hermes ekonomisti Mohamed Abu Basha’nın analizine göre, BAE’nin bu mali dönemde bütçe fazlası vermesi beklenirken, Katar’ın bütçe açığında ise genişleme yaşanabileceği tahmin ediliyor.
- Uluslararası derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, esnek politika adımlarının ve devasa finansal tamponların koruyucu etkisine vurgu yaparak Suudi Arabistan ile Katar’ın kredi notlarını teyit etti.
Son olarak finans uzmanları, Körfez devletlerinin kriz yönetimi konusundaki deneyimlerini ve güçlü mali yapılarını göz önünde bulunduran tahvil piyasalarının mevcut durum karşısında endişeli bir seyir izlemediğinin altını çiziyor.

