USD44,20
%0.160
EURO50,81
%-0.290
GBP58,88
%-0.320
BIST13.253,33
%-0.25
Petrol101,02
%0.56
GR. ALTIN7.231,95
%0.36
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
13 Mart 2026, Cum
2026 İstanbul İmsakiyesi
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • İftara kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
  1. Haberler
  2. SEKTÖREL HABERLER
  3. Sağlık
  4. Kovid-19’da 6. Yıl: Küresel Acil Durumdan Kalıcı Tehdide

Kovid-19’da 6. Yıl: Küresel Acil Durumdan Kalıcı Tehdide

DSÖ, 6. yılına giren Kovid-19 pandemisini acil kriz statüsünden çıkararak dünya genelinde kalıcı bir halk sağlığı tehdidi ilan etti.

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gezegenimizi derinden etkileyerek yaklaşık 6. yılına giren Kovid-19 pandemisi, insanoğlunu neredeyse 2 yıl boyunca evlerine kapanmaya zorlarken, küresel ekonomilere de ağır darbeler indirdi. Bugüne dek 7 milyon 110 binden fazla insanın yaşamını yitirmesine neden olan bu virüs, tıp tarihinde benzeri görülmemiş bir hızla geliştirilen aşılara ve köklü yaşam tarzı değişikliklerine yol açtı. Günümüzde ise bu virüs, tekil bir kriz olmaktan çıkıp hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan devamlı bir risk unsuru şeklinde ele alınıyor.

Ne Zaman ve Nerede Başladı?

Hastalığın ilk bulgularına 17 Kasım 2019 tarihinde Çin’in Hubey eyaletinde yer alan Vuhan şehrinde rastlandı. Öncelikli olarak bölgedeki bir deniz ürünleri pazarını ziyaret eden kişilerde ortaya çıkan ve sebebi anlaşılamayan “solunum rahatsızlığı” ile hastaneye başvuran vakaların ardından, ağır akciğer iltihabına neden olan yeni ve gizemli bir virüsün varlığı tespit edildi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 31 Aralık 2019’da Vuhan’da “kaynağı bilinmeyen gizemli bir solunum yolu hastalığının” görüldüğünü ve yayılmaya başladığını duyurmasıyla, tüm dünyanın dikkati Çin’e odaklandı. Betakoronavirüs taşıyan yarasalardan insanlara geçerken mutasyona uğradığı düşünülen bu virüse, DSÖ tarafından 11 Şubat 2020’de “2019-nCov”, yani yaygın bilinen adıyla Kovid-19 ismi verildi.

Önemli Gelişmeler ve DSÖ Kararları

Tarih Önemli Gelişme / Karar
30 Ocak 2020 DSÖ, hızla yayılan hastalık için “küresel acil durum” ilan etti.
11 Mart 2020 Türkiye’de ilk vaka görüldü; DSÖ hastalığı “küresel salgın” ilan etti.
5 Mayıs 2023 Kovid-19, “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” statüsünden çıkarıldı.
Aralık 2025 Hastalık “acil kriz” olmaktan çıkıp, “kalıcı bir halk sağlığı tehdidi” olarak tanımlandı.

Nasıl Mücadele Edildi?

Mart 2020’den itibaren vaka sayılarında yaşanan dramatik artış, pandemiyi dünyadaki tüm hükümetlerin bir numaralı gündem maddesi yaptı. DSÖ’nün 5 Haziran 2020’de kamuya açık alanlarda “yüz maskesi” takılmasını tavsiye etmesiyle birlikte günlük yaşam dinamikleri tamamen değişti. Virüsün bulaşma hızını yavaşlatmak amacıyla alınan önlemler şu şekilde sıralandı:

  • Okullar, iş yerleri ve kamusal mekanlar kapatılarak yüz yüze hayata ara verildi.
  • Pek çok iş kolunda hızlıca “uzaktan çalışma” düzenine geçiş yapıldı.
  • Toplum, sürekli olarak “maske, mesafe ve hijyen” kuralına uymaya çağrıldı.
  • Hastanelerde ve özel olarak tahsis edilen alanlarda sıkı karantina kuralları uygulandı.
  • Semptom gösterenler ve yurt dışı seyahati yapacak olanlar için PCR testi yaptırma zorunluluğu getirildi.

Kimler Çözüm Üretti? Tarihin En Hızlı Aşı Geliştirme Süreci

Kovid-19, tıp dünyasının en hızlı aşı bulma yarışlarından birini tetikledi. 2020’nin başlarında start alan hummalı laboratuvar çalışmaları, aynı yılın sonunda ilk sonuçlarını verdi. Türk bilim insanları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Prof. Özlem Türeci’nin kurucuları arasında yer aldığı Alman biyoteknoloji şirketi BioNTech, ABD merkezli Pfizer ile güçlerini birleştirdi.

Bu ortaklık sonucunda geliştirilen aşı, 2 Aralık 2020 tarihinde İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumundan (MHRA) onay alarak “dünyada tescillenen ilk Kovid-19 aşısı” unvanını elde etti. Aşılamaların yaygınlaşmasıyla 2021 yılında kontrollü bir normalleşmeye adım atıldı. Ancak virüs boş durmadı; aynı sene içerisinde Alfa, Beta, Delta, Gama ve Omicron varyantları türedi. 2022’nin ortalarına gelindiğinde ise ölüm ve vaka oranlarındaki ciddi düşüşlerle birlikte pek çok ülke maske ve PCR testi gibi kısıtlamaları büyük oranda kaldırdı.

Neden Tartışmalar Yaşandı ve Süreç Nereye Evrildi?

Salgının yönetim biçimi, DSÖ’yü ciddi eleştirilerin odak noktası haline getirdi. Kurum; “yetersiz kalmak”, “geç adımlar atmak”, “çelişkili mesajlar vermek” ve “aşıya rağmen toplumda korku yaymayı sürdürmek” gibi ağır suçlamalarla karşı karşıya kaldı.

Siyasi arenada ise dönemin ABD Başkanı Donald Trump, DSÖ’yü Çin’e taraf olmakla suçlayarak 14 Nisan 2020’de örgüte sağlanan mali desteği kestiğini duyurdu ve ardından 6 Temmuz 2021’de ülkesini DSÖ’den resmi olarak geri çekti. Ancak Ocak 2021’de başkanlık koltuğuna oturan Joe Biden, göreve başladığı ilk haftada imzaladığı bir kararname ile ABD’yi yeniden DSÖ çatısı altına soktu.

Yeni Yol Haritası ve Güncel Veriler

Süreç içerisinde ülkelerin aşı tedariki, veri paylaşımı ve alınan kısıtlama kararlarında yaşadığı anlaşmazlıklardan önemli dersler çıkarıldı. Bunun bir neticesi olarak Mayıs 2025’te DSÖ Salgın Anlaşması kabul edilerek, gelecekteki potansiyel krizlerde aşı ve ilaçlara adil erişimin yasal olarak güvence altına alınması hedeflendi.

Aralık 2025 tarihli DSÖ raporuna göre, vaka sayılarındaki büyük düşüşe rağmen Kovid-19 virüsü halen geniş bir alanda dolaşımda kalmaya ve hassas risk gruplarında ölümcül olmaya devam ediyor. Kurumun benimsediği yeni strateji, ülkelerin Kovid-19’u tek başına bir acil durum olarak değil, mevsimsel grip (influenza) benzeri diğer solunum yolu enfeksiyonlarıyla entegre biçimde yönetmesini öneriyor.

İstatistiklere bakıldığında, 25 Şubat itibarıyla gezegen genelinde 774 milyon 771 bin onaylanmış vaka ve 7 milyon 110 bin 645 can kaybı resmi kayıtlara geçmiş durumda. Uzmanlar salgına ilişkin gerçek vaka ve ölümlerin çok daha yüksek boyutlarda olduğunu iddia ederken, dünya genelinde bugüne kadar uygulanan Kovid-19 aşısı miktarının 13 milyar 59 milyon dozu aştığı belirtiliyor.

Kovid-19’da 6. Yıl: Küresel Acil Durumdan Kalıcı Tehdide
+ - 0
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, yatırım ve kalkınma bankaları ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde ve yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Gerek bu yayındaki, gerekse bu yayında kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların ve/veya ilgili kişilerin uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kâr yoksunluğundan, manevi zararlardan ve her ne şekil ve surette olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı FinanHatti.Com sorumlu tutulamaz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finans ve İş Dünyası ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!