Ticari Kredi Tahsis ve Kullandırım Ücretleri de Sınırlandı, Düzenleme 1 Kasım’da Yürürlüğe Girecek
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), hem ticari müşterileri hem de milyonlarca esnaf ve KOBİ’yi yakından ilgilendiren kritik bir düzenlemeye imza attı. Resmi Gazete’de yayımlanan yeni bir tebliğ ile, bankaların ticari kredilerden ve üye işyerlerinden alabileceği ücret ve komisyon oranlarına yeni sınırlar getirildi. Bu hamle, özellikle küçük işletmelerin artan finansal maliyetlerini bir miktar hafifletmeyi ve piyasadaki öngörülebilirliği artırmayı amaçlıyor.
1 Kasım’da yürürlüğe girecek olan düzenlemenin en dikkat çekici maddeleri şunlar oldu:
Üye İşyeri Komisyonlarına Tavan
Bankaların, kredi kartıyla yapılan alışverişler karşılığında üye işyerlerinden (market, mağaza, restoran vb.) kestiği komisyon oranlarına üst sınır getirildi.
-
Kredi Kartı Taksitsiz İşlemler: İşlem tutarının ertesi gün işyerine aktarılması durumunda, alınacak komisyon, TCMB’nin belirlediği aylık referans oranın 0,45 puan artırılmış halini geçemeyecek.
-
Banka Kartı İşlemleri: Bu oran, banka kartı ve ön ödemeli kartlarla yapılan işlemlerde ise %1,04‘ü aşamayacak.
Ayrıca, bankaların işyeri ödemelerini geciktirmesine de bir sınır getirildi. Kredi kartı işlemlerinde tutarın işyeri hesabına geçmesi 40 günü, banka kartı işlemlerinde ise 15 günü aşamayacak.
Ticari Kredi Ücretlerine Yeni Standart
Tebliğ, bankaların ticari müşterilerden alabileceği kredi tahsis ve kullandırım ücretlerini de yeniden düzenledi:
-
Kredi Tahsis Ücreti: Tüm ticari kredi limitleri üzerinden alınabilecek bu ücret, tahsis edilen limitin binde 2’sini (%0,20) aşamayacak. Müşteri talebi olmadan yapılan limit artışlarından ücret alınmayacak.
-
Kredi Kullandırım Ücreti: Nakdi kredilerde bu ücret, en fazla %1,10 olarak belirlendi.
Finans Hattı Yorum:
TCMB’nin bu düzenlemesi, para politikasının sadece “faiz oranlarından” ibaret olmadığını, aynı zamanda finansal sistemin işleyişine yönelik “makroihtiyati tedbirler” ve “ince ayarların” da ne kadar önemli olduğunu gösteren stratejik bir adımdır.
1. Esnafa ve KOBİ’ye “Nefes Aldırma” Hamlesi:
Bu düzenlemenin en büyük kazananı, şüphesiz milyonlarca küçük ve orta ölçekli işletmedir (KOBİ). Özellikle perakende sektöründe faaliyet gösteren esnaf için, bankalara ödenen üye işyeri komisyonları en önemli maliyet kalemlerinden biridir. Bu komisyonlara bir tavan getirilmesi, işletmelerin kâr marjları üzerindeki baskıyı bir miktar hafifletecek ve onlara bir “nefes alma” imkanı sunacaktır. Ödeme sürelerine sınır getirilmesi de, işletmelerin nakit akışını iyileştiren bir diğer olumlu adımdır.
2. Ticari Kredilerde “Öngörülebilirlik” Artıyor:
Ticari kredi ücretlerine net ve standart sınırlar getirilmesi, şirketlerin finansman maliyetlerini hesaplarken daha öngörülebilir bir ortama kavuşmasını sağlar. Bu durum, bankalar arasındaki gizli maliyet ve komisyon rekabetini azaltarak, daha şeffaf bir piyasa yapısı oluşturmayı hedefler.
3. Bankacılık Sektörü (Borsa) İçin Anlamı:
Bu düzenleme, Borsa İstanbul’da işlem gören bankacılık sektörü (AKBNK, GARAN, YKBNK vb.) için kısa vadede negatif bir etki yaratma potansiyeli taşır. Çünkü bankaların en önemli faiz dışı gelir kaynaklarından biri olan üye işyeri komisyonlarına ve ticari kredi ücretlerine bir tavan getirilmesi, bu kalemlerden elde edecekleri gelirleri ve kârlılıklarını sınırlayacaktır. Yatırımcılar, bu düzenlemenin bankaların üçüncü ve dördüncü çeyrek bilançolarına ne ölçüde yansıyacağını yakından takip edecektir.
4. Dezenflasyon Sürecine Dolaylı Katkı:
İşletmelerin maliyetlerini düşüren bu adım, dezenflasyon sürecine de dolaylı bir katkı sağlayabilir. Komisyon maliyetleri düşen işletmeler, bu avantajı fiyatlarına yansıtarak veya en azından yeni zam yapma ihtiyacını erteleyerek, tüketici enflasyonu (TÜFE) üzerindeki baskının bir miktar azalmasına yardımcı olabilirler.
Bu, TCMB’nin enflasyonla mücadelede sadece politika faizini değil, finansal sistemin kılcal damarlarını etkileyen bu tür “ince ayar” araçlarını da ne kadar etkin bir şekilde kullandığını gösteren önemli bir örnektir.

