ICSG, 2026’da 150 bin tonluk açık öngörürken, Teck Resources konsantre piyasasında 650 bin tonluk dev bir gedik bekliyor. Üretim artışı, tüketim iştahının gerisinde kalacak.
Uluslararası Bakır Çalışma Grubu (ICSG) Genel Sekreteri Paul White, sanayinin en kritik hammaddelerinden biri olan bakır için 2026 yılına dair projeksiyonlarını açıkladı. Veriler, maden üretimindeki artışa rağmen rafine bakır üretiminin talebi karşılamakta zorlanacağını ve piyasanın açık vereceğini ortaya koyuyor.
ICSG tahminlerine göre, 2026 yılında dünya bakır madeni üretiminin %2,3 oranında artması bekleniyor. Ancak rafine bakır üretimindeki artışın %0,9 ile sınırlı kalacağı öngörülüyor. Buna karşılık, küresel sanayi ve yeşil enerji dönüşümünün etkisiyle dünya rafine bakır kullanımının %2,1 oranında yükselmesi bekleniyor.
Bu arz-talep dengesizliği sonucunda, küresel bakır piyasasının 2026 yılında yaklaşık 150.000 ton açık vermesi tahmin ediliyor.
Sektör oyuncularından gelen uyarılar ise daha sert. Madencilik devi Teck Resources Başkan Yardımcısı, 2026 yılı için özel piyasada mevcut konsantre arzının, ergitme tesislerinin talebinin çok gerisinde kalacağını belirtti. Şirket, bu dönemde yaklaşık 650 bin tonluk bir konsantre açığı oluşacağını ve bunun ciddi bir arz sıkışıklığı yaratacağını öngörüyor.
Finans Hattı Yorumu:
Bakır piyasasından gelen bu “açık” sinyalleri, küresel ekonomi ve emtia fiyatları için kritik bir dönemeçte olduğumuzu gösteriyor. “Doktor Bakır” lakaplı bu metal, ekonomik aktivitenin en önemli öncü göstergesidir. ICSG ve Teck Resources’ın verileri, arz tarafının (madencilik ve rafinaj), talep tarafındaki (özellikle elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve yapay zeka veri merkezleri) büyümeye yetişemediğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
ICSG’nin öngördüğü 150.000 tonluk açık, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturacaktır. Ancak asıl dikkat çekici olan, maden üretiminin %2,3 artmasına rağmen rafine üretimin sadece %0,9 artacak olmasıdır. Bu durum, darboğazın sadece madende değil, aynı zamanda işleme (ergitme/rafine etme) kapasitesinde de olduğunu gösteriyor. Teck Resources’ın işaret ettiği 650 bin tonluk “konsantre açığı” ise, ergitme tesislerinin işleyecek yeterli hammadde bulamayacağı anlamına geliyor ki bu da işlem ücretlerinin (TC/RC) düşmesine ve tesis kârlılıklarının erimesine yol açabilir.
Yatırımcılar açısından bu tablo, bakır fiyatlarının orta vadede güçlü kalmaya devam edebileceğini ve bakır madenciliği yapan şirketlerin stratejik öneminin artacağını işaret ediyor. Ancak sanayiciler için bu durum, hammadde maliyetlerinde artış ve tedarik güvenliği riskleri anlamına geliyor.
