Çin ve Avrupa pazarlarındaki güçlü talep küresel satışları %23 artırarak 1,9 milyon adede taşırken, Kuzey Amerika’da vergi indiriminin bitmesiyle satışlar %41 çakıldı.
Piyasa araştırma şirketi Rho Motion’ın verilerine göre, küresel tam elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araç (EV) satışları, Ekim ayında büyük pazarlardaki güçlü talebin etkisiyle bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 artarak 1,9 milyon adede ulaştı.
Bölgesel bazda en dikkat çekici büyüme, Almanya, Fransa ve İngiltere’deki güçlü taleple Avrupa pazarında yaşandı. Küresel satışların lokomotifi ise yine Çin oldu. Dünyanın en büyük otomobil pazarı olan ve küresel elektrikli araç satışlarının yarısından fazlasını tek başına gerçekleştiren Çin’de satışlar yaklaşık 1,3 milyon araca yükseldi. Avrupa’daki toplam satışlar ise yüzde 36’lık artışla 372.786 adede ulaştı.
Rho Motion Veri Yöneticisi Charles Lester, Çin’deki başarının arkasında yatan en önemli faktörün fiyatlandırma olduğunu belirtti. Lester, “Çin’de elektrikli ve içten yanmalı araçlar arasındaki fiyat paritesi, Avrupa veya Kuzey Amerika pazarlarıyla karşılaştırıldığında çok daha yakın” diyerek, tüketicilerin elektrikli araçlara geçiş yapmasının daha kolay hale geldiğini vurguladı.
Tablonun en çarpıcı tarafı ise Kuzey Amerika pazarında yaşandı. Bölgede 7.500 dolarlık vergi kredisinin sona ermesinin ardından talebin bıçak gibi kesilmesiyle elektrikli araç satışları Ekim ayında yüzde 41’lik şok bir düşüşle 100.370 adede geriledi. Bu durum, teşviklerin pazardaki etkisini net bir şekilde gözler önüne serdi. Dünyanın geri kalanındaki satışlar ise yüzde 37’lik artışla 141.368 araç olarak gerçekleşti.
Finans Hattı Yorumu:
Ekim ayı küresel EV satış verileri, pazarın ne kadar dinamik ve aynı zamanda devlet teşviklerine ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Çin ve Avrupa’nın istikrarlı büyümesi, pazarın olgunlaştığını ve tüketicilerin elektrikli araçları giderek daha fazla benimsediğini gösteriyor. Özellikle Çin’in, fiyat paritesini yakalayarak içten yanmalı motorlu araçlara karşı gerçek bir rekabet ortamı yaratması, küresel otomotiv endüstrisi için bir ders niteliğinde.
Ancak asıl hikaye Kuzey Amerika’da yaşanıyor. Satışların %41 gibi devasa bir oranda düşmesi, 7.500 dolarlık vergi kredisinin tüketicinin satın alma kararında ne kadar kritik bir rol oynadığını acı bir şekilde ortaya koyuyor. Bu, teşviklerin kaldırılması durumunda talebin ne kadar kırılgan olabileceğini gösteren önemli bir uyarı sinyalidir. Elektrikli araç üreticileri için bu durum, yalnızca teknolojiye ve tasarıma değil, aynı zamanda maliyetleri düşürerek teşvikler olmadan da rekabetçi olabilecekleri bir fiyatlandırma stratejisine odaklanmaları gerektiğini gösteriyor.
Gelecekte, küresel EV pazarının kaderini büyük ölçüde hükümet politikaları ve batarya maliyetlerindeki düşüş belirleyecek. Kuzey Amerika’daki bu şok düşüş, diğer hükümetler için de teşvikleri sonlandırma stratejilerini dikkatli bir şekilde planlamaları gerektiği konusunda önemli bir emsal teşkil edecektir.
