İran gerilimi nedeniyle ertelenen kritik buluşma 14-15 Mayıs’ta gerçekleşecek; dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki belirsizlik sürüyor.
Dünya ekonomisinin rotasını belirleyecek olan dev zirve için beklenen açıklama Washington’dan geldi. Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in 14-15 Mayıs tarihlerinde Pekin’de bir araya geleceğini duyurdu. Çarşamba günü basına bilgi veren Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt, yeniden planlanan tarihleri teyit ederken, diplomatik trafiğin karşılıklı olacağını ve Xi’nin de bu yılın ilerleyen dönemlerinde Washington’ı ziyaret edeceğini belirtti.
Başlangıçta bu ayın sonunda yapılması planlanan zirve, Trump’ın İran ile tırmanan askeri gerilime ve diplomatik sürece odaklanmak istemesi nedeniyle sürpriz bir kararla ertelenmişti. Bu gecikme, ticaret savaşları ve teknoloji kısıtlamaları kıskacındaki dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkilere yeni bir belirsizlik dalgası getirdi. Piyasa aktörleri, bu iki aylık boşluğun taraflar arasındaki pazarlık gücünü nasıl etkileyeceğini ve Mayıs ayındaki buluşmadan somut bir ticaret anlaşması çıkıp çıkmayacağını merakla bekliyor.
Finans Hattı Yorum:
ABD ve Çin arasındaki bu “erteleme ve yeniden randevulaşma” trafiği, küresel piyasalar için hem bir risk yönetimi hamlesi hem de stratejik bir öncelik değişimi olarak okunmalıdır. Trump’ın odağını İran cephesine kaydırmış olması, Washington’ın aynı anda iki büyük jeopolitik ve ekonomik krizle (İran savaşı ve Çin ticaret savaşı) uğraşmak istemediğinin somut bir göstergesidir. Finansal açıdan bakıldığında; 14-15 Mayıs tarihlerinin netleşmesi, özellikle Asya piyasaları ve teknoloji hisseleri için bir “nefes alma alanı” yaratacaktır; ancak Mayıs ayına kadar geçecek iki aylık sürede küresel ticaret hacmine dair karar alma süreçlerinin yavaşlaması kaçınılmazdır.
Bu belirsizlik süreci, özellikle tedarik zinciri planlamaları ve doğrudan yabancı yatırımlar (FDI) üzerinde baskı oluşturabilir. Trump’ın “önce İran, sonra Çin” stratejisi, Pekin ile yapılacak pazarlıklarda elini güçlendirme çabası olarak da yorumlanabilir; zira İran meselesinde bir çözüme ulaşmış bir ABD, ticaret masasına çok daha özgüvenli oturacaktır. Öte yandan, Xi Jinping’in Washington’ı ziyaret edecek olması, gerilimin “kontrollü bir rekabet” seviyesinde tutulmak istendiğini kanıtlıyor. Yatırımcılar için Mayıs ayına kadar geçecek süreçte “bekle ve gör” modu hakim olacak; doların küresel gücü ve emtia fiyatlarındaki oynaklık, bu diplomatik takvimin başarısına endeksli kalmaya devam edecektir. Eğer Mayıs zirvesinden somut bir gümrük vergisi indirimi çıkmazsa, 2026 yılının ikinci yarısında küresel büyüme tahminlerinin sert şekilde aşağı yönlü revize edildiği bir tabloyla karşılaşabiliriz.
