Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) tarafından bu sene 20’ncisi gerçekleştirilen ve ana teması “İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği” olarak belirlenen kongrede, lisanslı depoculuk faaliyetlerine dair kritik düzenlemeler masaya yatırıldı. Kongrenin açılışında önemli açıklamalarda bulunan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, lisanslı depolardaki denetim süreçlerinin artık yetkili bir denetim kuruluşu tarafından yürütüleceğini ve buna dair mevzuat hazırlıklarının sona erdiğini duyurdu.
Radar Sensörleri ile Anlık Stok Takibi
Sektörde kayıt dışılığın önüne geçmek ve şeffaflığı artırmak amacıyla teknolojik altyapının güçlendirildiğine dikkat çeken Gürcan, lisanslı depolara entegre edilecek ‘Seviye Ölçüm Sistemi’ hakkında bilgi verdi. Bu yeni sistem sayesinde ürünler, radar sensörlü cihazlar kullanılarak ölçülecek ve anlık miktar takibi yapılabilecek.
Bakanlığın konuya ilişkin çalışmalarında sona gelindiğini belirten Gürcan, şu ifadeleri kullandı:
“Bakanlığımızca gerekli hazırlıklar tamamlandı. Lisanslı depo denetimlerinin bir denetim kuruluşu tarafından yapılmasına yönelik olarak mevzuat çalışmalarını da tamamladık. Lisanslı Depoculuk Denetim Şirketi de kuruldu. Denetçilerin eğitimi ve yetkilendirmesine ilişkin işlemleri kısa sürede tamamlayacağız.”
Un sanayicilerinden bu süreçte destek beklediklerini vurgulayan Bakan Yardımcısı, “Denetim Şirketi ve Seviye Ölçüm Sistemi’ne yönelik olarak en büyük desteği değerli un sanayicilerimizden bekliyoruz. Bakanlığımızca bu kontrol ve denetim mekanizmalarının oluşturulması sayesinde hem daha etkin denetimler yapılacak hem de sektöre yönelik daha stratejik çalışmalar sergilenebilecektir” şeklinde konuştu.
Piyasa Denetimleri ve İdari Cezalar
Ticari hayatta adaleti sağlamak adına atılan adımlara değinen Gürcan, 7 Ocak 2026 tarihinde kurulan (metinde geçtiği şekliyle) Lisanslı Depoculuk Denetim Şirketi ile daha profesyonel bir yapı hedeflendiğini aktardı. İç piyasadaki haksız uygulamalarla mücadele kapsamında bozulabilir gıda ürünleri için ödeme sürelerinin 30 ila 45 gün ile sınırlandırıldığı hatırlatıldı.
Piyasa dengesini bozan işletmelere yönelik uygulanan yaptırımları özetleyen bir tablo ise şu şekildedir:
| Denetim Konusu | İşletme Sayısı | Uygulanan Ceza Tutarı |
|---|---|---|
| Piyasa dengesini bozan işletmeler | 10 İşletme | 290 Milyon TL |
| 2023’ten bu yana toplam cezalar | Genel | 2 Milyar TL’yi aştı |
Gıda Fiyatları ve İhracat Yasakları
Fiyat istikrarı konusunda da değerlendirmelerde bulunan Mahmut Gürcan, un fiyatlarının Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) gayretleriyle zamlanmadığını belirterek, “Ramazan ayında da fiyatlarda artış olmaması için gayretlerimiz sürüyor. Tavuk eti fiyatlarının yılbaşından bu yana üç kez zamlanması üzerine ihracatın yasağı geldi” dedi.
TMO: İklim Değişikliği ve Planlı Üretim Vurgusu
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, konuşmasında iklim değişikliğinin sektöre olan olumsuz etkilerine karşı planlama yaptıklarını belirtti. Hem ülke ihtiyaçlarını hem de sektörün taleplerini gözettiklerini ifade eden Güldal, şu noktaların altını çizdi:
- “Dinamik bir süreç yönetmeye çalışıyoruz.”
- Planlı üretim için sözleşmeli üretim modelinin uygulanması hayati önem taşıyor.
- Un, makarna ve yem sanayicilerinin sözleşmeli üretime katkıları çok değerlidir.
TUSAF Başkanı Çakmak: “Her Fabrika Bir Kaledir”
TUSAF Başkanı Mesut Çakmak ise Türkiye’nin “dünyanın un ambarı” olma özelliğini korumasından gurur duyduklarını ifade etti. “Sadece ülkemizin değil, düşük gelirli ülkelerin de gıda güvencesiyiz” diyen Çakmak, sektörün karşılaştığı zorluklara rağmen arz güvenliğini sağladıklarını vurguladı.
Küresel korumacılık, yüksek finansman maliyetleri ve dengesizliklere dikkat çeken Çakmak, “Keyfi ambargolar yüzünden Irak gibi önemli pazarlar kaybettik” açıklamasında bulundu. Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözünü hatırlatan Çakmak, ekim ayından bu yana una zam yapılmadığını, asgari ücret zammı ve diğer maliyet artışlarını fiyatlara yansıtmamak için çaba gösterdiklerini bildirdi.
