“Kendi müşterilerini öldürüyorlar” diyen Fransa Cumhurbaşkanı, Avrupa sanayisinin Trump’ın korumacılığı ile Çin’in baskısı arasında “hayat memat mücadelesi” verdiğini vurguladı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Aralık ayında gerçekleştirdiği kritik Çin ziyaretinin ardından Pekin yönetimine yönelik tonunu sertleştirdi. Les Echos gazetesine verdiği röportajda Macron, Çin’in Avrupa Birliği ile olan devasa ticaret fazlasının sürdürülemez olduğunu belirterek, “Kendi müşterilerini öldürüyorlar, özellikle bizden artık çok az ithalat yaparak” ifadelerini kullandı.
Macron, Pekin’in büyüyen ticaret açığını azaltmaya yönelik somut adımlar atmaması halinde, Avrupa’nın önümüzdeki aylarda ABD’nin örneğini takip ederek Çin ürünlerine gümrük vergileri uygulamak zorunda kalacağı uyarısında bulundu. Verilere göre, Avrupa Birliği’nin Çin ile mal ticaret açığı 2019’dan bu yana yaklaşık %60 oranında artış gösterdi.
Avrupa sanayisinin içinde bulunduğu zorlu konuma dikkat çeken Macron, kıtanın ABD Başkanı Donald Trump’ın korumacı politikaları ile Çin’in ihracat odaklı baskısı arasında sıkıştığını vurguladı. Cumhurbaşkanı, “Bugün iki taraf arasında sıkışmış durumdayız ve bu Avrupa sanayisi için hayat memat meselesi. Ayarlama pazarı haline geldik ve bu en kötü senaryo” değerlendirmesinde bulundu.
Çözüm için “karşılıklı taviz” öneren Macron, Avrupa’nın yarı iletken makineleri ihracatındaki kısıtlamaları kaldırması, buna karşılık Çin’in de nadir toprak elementleri ihracatındaki sınırlamaları azaltması gerektiğini belirtti. Çinli şirketleri Avrupa’ya yatırım yapmaya çağıran Macron, “Avrupa için değer ve fırsatlar yaratın” mesajını verdi.
Finans Hattı Yorumu:
Emmanuel Macron’un bu çıkışı, Avrupa Birliği’nin Çin politikasında “naiflik döneminin” resmen sona erdiğini ve daha korumacı, dişli bir döneme girildiğini teyit ediyor. “Müşterilerini öldürüyorlar” benzetmesi, diplomatik dilde nadir rastlanan sertlikte bir uyarı. Avrupa, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşında “artık ürünlerin döküldüğü (dumping) bir pazar” olmak istemediğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Macron’un yarı iletkenler ve nadir toprak elementleri arasında kurduğu takas denklemi ise oldukça stratejik. Avrupa, teknolojik üretim (çip makineleri – ASML gibi) kozunu oynayarak, yeşil dönüşüm ve savunma sanayii için hayati önem taşıyan hammaddeye (nadir topraklar) erişimi garanti altına almaya çalışıyor. Ancak bu strateji, Çin’in teknolojik gelişimini sınırlamaya çalışan ABD’nin (Trump yönetimi) tepkisini çekebilir. Piyasalar açısından bu açıklamalar, 2026’da AB-Çin ticaret hattında gümrük duvarlarının yükseleceği ve özellikle otomotiv, lüks tüketim ve teknoloji sektörlerinde volatilitenin artacağı senaryosunu güçlendiriyor.

