ABD ve İsrail’in İran‘a yönelik başlattığı çatışmalar onuncu gününe ulaşırken, bu gerilimin küresel piyasalar üzerindeki sarsıcı yansımaları iyice su yüzüne çıkmaya başladı. Ekonomist Mahfi Eğilmez, kişisel blog sayfasında yayımladığı analizde, savaş ortamının en hızlı ve şiddetli yankısının enerji sektöründe gözlemlendiğine dikkat çekti.
Ne Oldu, Ekonomi Nasıl Etkilenecek? Beklentilerde Büyük Sapma
Brent petrolün varil fiyatının 110 dolara kadar fırladığı bu zorlu dönemde Eğilmez, Türkiye’nin hazırladığı Orta Vadeli Program (OVP) kapsamındaki hedefleri hatırlattı. Söz konusu programda 2026 yılı için belirlenen petrol fiyatı varsayımı 65 dolar seviyesindeydi. Bu tablo, piyasadaki gerçek fiyatlar ile hedefler arasında yaklaşık 45 dolarlık devasa bir fark oluştuğunu gösteriyor.
| Ekonomik Gösterge / Varsayım | Değer |
|---|---|
| OVP 2026 Petrol Fiyatı Varsayımı | 65 dolar |
| Güncel Brent Petrol (Zirve Fiyatı) | 110 dolar |
| Fiyat Sapması | 45 dolar |
| Her 10 Dolarlık Artışın Cari Açığa Etkisi | Yaklaşık 2,5 milyar dolar |
| Her 10 Dolarlık Artışın Enflasyona Etkisi | Yaklaşık 1 puan |
Mevcut yükseliş eğiliminin kalıcı bir hal alması durumunda ekonomideki faturanın ağırlaşacağına değinen Eğilmez, doğrudan etkileri şöyle ifade etti:
“Bu çerçevede bugünkü artışın yalnızca doğrudan etkilerle cari açığı yaklaşık 11 milyar dolar büyütmesi, enflasyonu ise 4,5 puan artırması söz konusu. Üstelik bu hesap yalnızca doğrudan etkileri kapsıyor. Petrol, enerji piyasasında temel referans niteliğinde olduğu için başta doğalgaz olmak üzere diğer enerji fiyatları da buna paralel biçimde yükseliyor”
Neden Tehlikeli? Zincirleme Makroekonomik Hasarlar
Artan uluslararası belirsizliğin sadece enflasyon ve cari açık rakamlarını bozmakla kalmayacağını vurgulayan uzman isim, yaşanabilecek diğer olumsuzlukları şu şekilde sıraladı:
- Çatışmaların yaz ayları boyunca devam etmesi, turizm gelirlerine büyük bir darbe vurabilir ve cari açık üzerindeki toplam etkiyi 15–16 milyar dolara kadar tırmandırabilir.
- Mevcut konjonktür, ulusal bütçe dengelerinin temelinden sarsılmasına yol açabilir.
- Ekonomik sis bulutu nedeniyle yatırımların askıya alınması veya ertelenmesi, istihdam piyasasını daraltarak işsizlik oranlarının tırmanmasına zemin hazırlayabilir.
Nerede Hissediliyor? Küresel Çapta Enerji ve İttifak Krizi
Yaşanan kriz ortamının yalnızca Türkiye için değil, enerjiyi dışarıdan ithal eden tüm ülkeler için büyük handikaplar barındırdığı kaydedildi. Norveç dışarıda bırakıldığında, Avrupa kıtasındaki ülkelerin hızla artan enerji faturalarından sert bir biçimde yara alması bekleniyor. Küresel ittifaklardaki çatırdamalar ve jeopolitik kırılmalara ilişkin Eğilmez şu kritik değerlendirmelerde bulundu:
“Öte yandan İran’ın teslim olmaya ya da ABD’nin ileri sürdüğü koşulları kabul etmeye niyetli olmadığı açıkça görülüyor. Tam tersine, özellikle Hamaney’in öldürülmesinden sonra mesele giderek bir onur meselesine dönüşmüş durumda ve İran direnişini artırmış görünüyor. Körfez ülkelerine yönelik saldırılarda ABD üslerinin ciddi zarar gördüğü belirtiliyor.
Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının başlangıçta sorumlusu olarak İran gösterilirken, zaman geçtikçe sorumluluğun Trump’ın politikalarında olduğu yönündeki görüşler güç kazanıyor.
Dünya açısından en şaşırtıcı gelişmelerden biri ise İran’ın dronlarla Körfez ülkelerinin milyarlarca dolar ödeyerek ABD’den satın aldığı hava savunma sistemlerini aşabilmesi oldu. Bu durum Körfez ülkelerinde ciddi bir sorgulamaya yol açmış görünüyor.
Çin ve Rusya savaşın içinde görünmüyor. Ancak stratejik destek ve askeri teknoloji konusunda İran’a yardımcı olduklarında kuşku yok. ABD’nin saldırısından hemen önce Hürmüz Boğazı’nda yaptıkları ortak tatbikatın da tesadüf olmadığı şimdi daha iyi anlaşılıyor.
Bu savaş yalnızca Ortadoğu’yu değil, küresel dengeleri de değiştirebilecek sonuçlar doğurabilir. Avrupa ile ABD arasındaki mesafe giderek açılıyor. ABD, en yakın müttefiklerinden biri olan Birleşik Krallık ile bile eski yakınlığını koruyamıyor. Buna karşılık İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in ABD’nin saldırısına yönelik sert eleştirileri Avrupa’da giderek daha fazla destek buluyor.
ABD içinde de durum farklı değil. Kongre, Trump’ın savaş yetkilerini genişletme ve ek harcama taleplerine sıcak bakmıyor.
Trump, zaten dünyada itibar kaybetmekte olan ABD’yi daha da büyük bir açmaza sürüklüyor. Böyle bir ortamda nükleer silah kullanımının bile ihtimaller arasında konuşulmaya başlanması, durumun ne kadar tehlikeli bir noktaya geldiğini gösteriyor.”
Kim Zararlı Çıkacak? “Aptallardan Uzak Dur”
Usta ekonomist, analizin sonunda ünlü stratejist Sun Tzu‘nun sözlerine atıfta bulunarak durumun ciddiyetini özetledi:
“Aptallardan uzak dur; en azılı düşmandan bile daha yıkıcıdırlar.”
Eğilmez, Amerikan toplumunun bu tarihi ve felsefi tavsiyeyi kulak ardı etmesinin faturasını sadece kendilerinin değil, bütün bir dünyanın ödemek zorunda kaldığını ifade etti.

