Amaç Mağduriyetleri Önlemek: “Mülkiyet Hakkına Yönelik Keyfi Muameleye Yer Yok“
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), son günlerde basında yer alan “Cumhuriyet savcılarına rapor aranmaksızın el koyma yetkisi verileceği” yönündeki iddialara ilişkin bir açıklama yaparak konuya netlik getirdi. MASAK, yetkinin sadece belirli suçlarla sınırlı olduğunu ve amacın suç gelirlerinin kaçırılmasını önlemek olduğunu vurguladı.
Yetki Sadece Nitelikli Dolandırıcılık, Hırsızlık ve Kart Suçlarını Kapsıyor
MASAK tarafından yapılan açıklamada, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan tasarıda, Cumhuriyet savcılarına MASAK’tan veya ilgili diğer kurumlardan rapor beklenmeksizin el koyma yetkisi verilmesinin sadece üç suç türüyle sınırlandırıldığı belirtildi:
-
Nitelikli dolandırıcılık
-
Nitelikli hırsızlık
-
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
Temel Amaç: Paranın Kaçışını Engellemek ve Mağdura İade Etmek
Açıklamada, bu şekilde bir düzenleme yapılmasındaki temel amacın, özellikle internet yoluyla işlenen bu suçlarda, suç konusu paranın finansal sistemden kaçırılmasını engellemek amacıyla hızlı bir şekilde müdahale edilmesini sağlamak olduğu vurgulandı. Düzenlemenin, hızlı bir şekilde el konulan paraların, en kısa sürede mağdurlara iade edilmesini öngördüğü de belirtildi.
MASAK, bunun dışındaki iddialara itibar edilmemesi gerektiğini belirterek, “Gerek Başkanlığımız ve gerekse Adalet Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemelerde, vatandaşlarımızın mülkiyet hakkına yönelik keyfi muameleye yol açabilecek hiçbir konuya yer verilmemektedir” ifadelerini kullandı.
Finans Hattı Yorum: MASAK’ın bu açıklaması, kamuoyunda oluşan “tüm mal varlıklarına savcı kararıyla kolayca el konulabilecek” şeklindeki yanlış algıyı ve endişeyi gidermeye yönelik son derece yerinde ve zamanında bir adımdır. Açıklama, yeni düzenlemenin kapsamını net bir şekilde ortaya koyarak, bunun genel bir “mal varlığına el koyma” yetkisi olmadığını, aksine son derece spesifik ve genellikle dijital ortamda işlenen üç suç türüyle sınırlı olduğunu netleştiriyor.
Bu düzenlemenin arkasındaki mantık oldukça açık ve pratiktir. İnternet dolandırıcılığı veya kredi kartı sahtekarlığı gibi suçlarda, suç geliri dakikalar içinde farklı hesaplara aktarılarak veya kripto paralara çevrilerek izi kaybettirilebilmektedir. Mevcut sistemde, MASAK raporunun beklenmesi gibi bürokratik süreçler bu hıza yetişememekte ve paranın kaçırılmasına neden olmaktadır. Yeni düzenleme, savcılara bu “altın saatlerde” hızlı hareket etme imkanı tanıyarak, paraya bloke koymayı ve nihayetinde mağdurun zararını telafi etmeyi amaçlıyor.
MASAK’ın “mülkiyet hakkına yönelik keyfi muameleye yer yok” vurgusu, bu yetkinin gelişi güzel kullanılmayacağına dair bir güvence niteliğindedir. Bu düzenleme, doğru uygulandığı takdirde, özellikle siber suçlarla mücadelede etkinliği artıracak ve finansal sistemin güvenliğine katkı sağlayacak önemli bir araç olabilir.

