Mimarlık kariyerine ara vererek kızının sağlığı için mutfağa giren Buse Öngen, bugün 20 ülkeye ulaşan dev bir başarı hikayesine imza attı. ChildGen markasının temelleri, kızı Birce’nin piyasadaki oyun hamurlarına gösterdiği şiddetli alerjik reaksiyonla atıldı. Anne titizliğiyle başlayan bu süreç, Türkiye’nin oyuncak vizyonunu genişleten bir sanayi hamlesine dönüştü.
Asıl mesleği mimarlık olan Öngen, 10 yıllık kariyerinin ardından anne olunca işine bir süre ara vermek durumunda kaldı. Tekrar çalışmaya başladığında ise kızı Birce’nin hassas bünyesi hayatının akışını değiştirdi. Öngen yaşadığı süreci şu sözlerle aktarıyor: “Çocuğum dünyaya geldikten bir süre sonra işime geri döndüm. Ama tabii çocukla birlikte dengeler çok kolay olmadı. Bir de mimarlık çok yoğun bir meslek. İşe döndükten 10 ay sonra iznimi istedim. Kızım Birce çok alerjik bir bebekti, hala da öyle. Birce, 18 aylıkken annem ona oyun hamuru almıştı. Hamurla temas eder etmez alerjik reaksiyon gösterdi. Suratı kabardı ve hamuru ağzına da götürdüğü için bağırsaklarında da reaksiyon oluştu. Hamuru elinden aldım ama bu onu çok mutsuz etmişti. ChildGen adını verdiğim girişimimin hikayesi de o günden sonra başladı”
Mutfaktan Atölyeye Uzanan Doğal Üretim
Kızını mutlu etmek amacıyla mutfağa girerek alerji yapmayacak doğal un, tuz ve şekerden oluşan kurabiye hamuru kıvamında bir ürün geliştiren Öngen, Türkiye pazarında doğal içerikli yerli bir alternatif olmadığını fark etti. Yaptığı araştırmalarda sadece suyla karıştırılan ve çabuk küflenen bir Fransız markasına rastlayan girişimci, kendi ürünlerini pancar suyu ve doğal gıda boyalarıyla renklendirmeye başladı. Kariyerindeki boşluğu bu işi ticari bir boyuta taşıyarak doldurmaya karar veren Öngen, 2019 yılının Ekim ayında Instagram üzerinden satışlara başladı.
Pandemi süreci, ChildGen için dönüm noktası oldu. Türkiye’deki oyun hamuru pazarının yüzde %95’inin Çin menşeli ürünlerden oluşması ve ithalatın durması, yerli markaya olan talebi patlattı. Temmuz 2020’de 15 metrekarelik ilk atölyesini kuran Öngen’e, pandemi nedeniyle işleri yavaşlayan mimar eşi de destek vermeye başladı.
Yatırım Desteği ile Gelen Endüstriyel Dönüşüm
Kısa sürede e-ticaret kanallarıyla büyüyen girişim, 250 metrekarelik yeni bir üretim alanına taşındı. Buse Öngen, işin büyüklüğünü şu çarpıcı örnekle anlatıyor: “Üretim ve yönetim için bir de ofis tutarak devam ettiğimiz işimizde bir gün kampanya yapmaya karar verdik. Aslında bu girişim bizim bu işe devam edip etmeyeceğimize karar vereceğimiz bir dönüm noktası oldu. Bir gecede 1 yıllık ciroyu görünce ben ağlamaya başlamıştım. Sevinçten değildi, bu iş nasıl olacak, ne yapacağız diye kaygılandım. İşler büyüdükçe hammadde tedariki sorunları yaşamaya başlamıştık. O sırada büyük bir un firmasının sahibi eşimin tanıdığı çıktı ve bize yatırım yapmaya karar verdi. Ve bu yatırım girişimin bu günlere gelmesini sağlayan en önemli itici güç oldu”
Yatırım aldıkları dönemde 7 kişilik bir ekipten oluştuklarını, şu an ise 52 çalışana ulaştıklarını belirten Öngen, ürün gamını parmak boyaları, sihirli kumlar ve enjeksiyon kalıplı büyük parça oyuncaklarla genişlettiklerini ifade etti. Günlük 10 tona yakın oyun hamuru üretim kapasitesine sahip olan firma, Amerika pazarında Amazon üzerinden yer alırken kendi şirketiyle de bölgedeki varlığını güçlendirmeyi hedefliyor.
Üretim ve Kullanım Parametreleri
ChildGen ürünlerinin teknik detayları ve raf ömrü bilgileri aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Özellik | Detay / Süre |
|---|---|
| Günlük Üretim Kapasitesi | 10 Ton |
| İhracat Yapılan Ülke Sayısı | 20 |
| Yıl Sonu Hedeflenen Ülke Sayısı | 40 |
| Maksimum Raf Ömrü | 18 Ay |
| Evde Önerilen Kullanım Süresi | 6 Ay |
| Buzlukta Saklama Süresi | 2 Yıl |
Zeytin Çekirdeğinden Oyuncak Üretimi
Ürünlerinde hiçbir kimyasal koruyucu kullanmadıklarını, koruyuculuğun tamamen sofralık tuzdan geldiğini vurgulayan Öngen, dermatolojik testlerin tamamlandığını ve egzamalı çocuklarda bile güvenle kullanılabildiğini belirtti. Sektördeki yenilikçi vizyonlarını şu sözlerle dile getirdi: “Oyuncaklarımızı biyobazlı hammaddelerle üretiyoruz. Dünyada ilk defa zeytin çekirdeklerinden üretilmiş polimerle oyuncaklar yaptık. Vizyonumuz dünyayı korumak, çocuklara daha iyi bir gelecek yaratmak”
Ayrıca dünyada oyun hamuruna Son Kullanma Tarihi (SKT) koyan ilk firma olduklarını belirten girişimci, “SKT’si dolmuş ürünü raftan kaldırıp iade almayı da kabul ediyoruz. Avrupa bu konuda çok net, zaten barkodlarına SKT’yi gömüyorlar. Bizim SKT’miz var 18 aydan sonra satılmasını önermiyoruz. Evde 6 ay içinde kullanılmasını öneriyoruz. Stoklu alımda buzluğa konulan ürünün ömrü 2 yıla kadar uzuyor” dedi.
Sektördeki Denetim Boşluğuna Dikkat Çekti
Oyuncak sektöründeki denetim mekanizmalarının yetersizliğinden şikayet eden Öngen, Türkiye’deki denetim ortamını şu şekilde eleştirdi: “Türkiye’de hiçbir otorite gelip sertifikamızı denetlemedi. Türkiye’de hiç pazarda testi olmayan ürünler satılıyor. Çünkü hiçbir otorite de gelip, ‘bunu test edin’ demiyor. Oyuncak arada kalmış bir sektör. Arada denetim yapıp, raflardaki ürünlere bakıyorlar. Biz isteriz ki daha ciddi yöntemle daha iyi denetlensin. Yani sonuçta bir ürünün içerisinde kurşun değeri, bir boyanın içerisindeki kurşun değeri çok önemli. Yani o bir de çocukların ve toplum sağlığına zarar veriyor. Zorunlu olmayınca ülkemizde bazı şeyler yapılmıyor. Ama biz de zorunlu diye yapmıyoruz. Biz de çocuk sağlığını önemsemiyoruz. Bizim kendi iç denetim mekanizmalarımız var”












