Jeopolitik kriz dönemlerinde yatırımcıların ilk sığınağı olan altında, İran savaşı sonrasında ezber bozan hareketler yaşanıyor. Geleneksel senaryonun aksine fiyatlarda görülen dalgalanma piyasalarda kafa karışıklığı yaratırken, Morgan Stanley analistleri bu durumun güvenli liman statüsünün kaybından kaynaklanmadığını vurguluyor. Bankaya göre mevcut volatilite, yatırımcıların yapısal bir değişimden ziyade kısa vadeli piyasa dinamiklerine tepki verdiğini gösteriyor.
Fiyat Hareketlerinin Arkasındaki Temel Nedenler
Morgan Stanley uzmanları, değerli metalin yukarı yönlü hareketini frenleyen iki ana unsura dikkat çekiyor: ABD dolarının değer kazanması ve yatırımcıların nakde dönme isteği. Bu faktörler, kısa vadede yükseliş trendini baskılayan en önemli engeller olarak tanımlanıyor.
Savaşın patlak vermesiyle birlikte piyasalarda yaşanan hareketlilik şu şekilde özetleniyor:
- İlk Tepki: Savaş haberiyle birlikte ons altın pazartesi günü hızla yükselerek 5 bin 260 dolar seviyesini test etti.
- Geri Çekilme: Yatırımcıların nakit ihtiyacıyla satışa geçmesi sonucu 3 Mart’ta fiyatlar yaklaşık yüzde 3,6 oranında düşerek 5 bin 137 dolar seviyesine indi.
- Mevcut Durum: Son verilere göre ons altın 5 bin 165 dolar civarında dengelenmeye çalışıyor.
Analistler, stresli piyasa koşullarında yatırımcıların likidite sağlamak amacıyla ellerindeki likit varlıkları sattığını, bunun da altın gibi güvenli limanlarda dahi geçici düşüşlere neden olabildiğini belirtiyor.
Doların Güçlenmesi ve Fed Beklentileri
Altın fiyatlarını baskılayan en kritik faktörlerden biri dolar endeksindeki yükseliş. Reuters anketine göre, savaşın başlangıcından bu yana ABD doları yaklaşık yüzde 1,5 oranında değer kazandı. Bu güçlenmenin temelinde ise ABD Merkez Bankası’na (Fed) yönelik faiz indirimi beklentilerinin törpülenmesi yatıyor.
Piyasalardaki beklenti değişimi rakamlara şu şekilde yansıdı:
Daha önce yıl genelinde 60 baz puanlık bir faiz indirimi öngörülürken, mevcut projeksiyonlarda bu beklenti toplam 37 baz puana kadar geriledi. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonist riskleri tetiklemesi, Fed’in faiz indirimlerinde aceleci davranmayacağı algısını güçlendirdi.
Dev Bankaların Gelecek Tahminleri
Kısa vadeli dalgalanmalara rağmen Wall Street devleri altının geleceği konusunda iyimserliğini koruyor. Morgan Stanley, jeopolitik gerilimlerin devam etmesi durumunda 2026’nın ikinci yarısında altın fiyatının 5 bin 700 dolar seviyesine ulaşacağını öngörüyor.
Küresel yatırım bankalarının altın fiyatlarına ilişkin beklentileri aşağıdaki tabloda karşılaştırılmıştır:
| Kurum | Fiyat Hedefi | Vade |
|---|---|---|
| J.P. Morgan | 6 bin 300 dolar | 2026 Sonu |
| UBS | 6 bin dolar | 2026 İçinde |
| Deutsche Bank | 6 bin dolar | Belirtilmemiş |
| Morgan Stanley | 5 bin 700 dolar | 2026 2. Yarı |
| Goldman Sachs | 5 bin 400 dolar | 2026 Sonu |
| Citi Research | 5 bin dolar | Kısa Vade |
Borsa ile Kıyaslandığında Altının Performansı
Son yıllardaki performans verileri, altının yatırımcı portföylerindeki önemini koruduğunu gösteriyor. Özellikle 2026 yılı başından itibaren SPDR Gold Shares fonu yaklaşık yüzde 19 oranında getiri sağlarken, aynı süreçte S&P 500 endeksini izleyen ETF’teki artış sadece yüzde 0,47 seviyesinde kaldı.
Geçmiş yıllara bakıldığında ise altının performansı dikkat çekici:
- 2025 Yılı Getirisi: Yüzde 63,68
- 2024 Yılı Getirisi: Yüzde 26,66
Analistler, bu verilerin küresel belirsizlik ortamında altının sunduğu güçlü getiri potansiyelini kanıtlar nitelikte olduğunu belirtiyor.

