Dünyada uygun fiyatlı olması ve kolay erişilebilirliği sayesinde tavuk eti temel bir gıda maddesi olarak konumlanıyor. Küresel çapta kişi başına düşen tavuk tüketimi 17 kiloyu aşarken, Türkiye’de bu rakam 25 kilograma ulaştı. Gelişmiş ülkelerde ise tüketimin 40-45 kilogram bandına çıkarak kırmızı eti geride bıraktığını ifade eden İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB) Başkanı Müjdat Sezer, sektörün geleceğine dair kritik uyarılarda bulundu.
Sezer, tüketim alışkanlıklarındaki değişime dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Eskiden tavuk eti tüketimi daha düşüktü ve grafik böyle değildi. Brezilya, Japonya ve Çin’de 40 kilonun üzerinde tavuk eti tüketiliyor. Bu ülkelerde bu miktarın dışında domuz eti de tüketiliyor. Türkiye’de ise mecburen tavuk eti tüketiliyor ama bunu üretmezsek her geçen gün fiyatı artacak. İthalatı açtık diyelim, yurt dışında da çok pahalı. Bunu öngörerek şimdiden önümüzdeki 5 yıl ile 10 yılı planlamak zorundayız. Üretimi artırmak yerine, ihracat kapısı açılıp kapanıyor. Sektör temsilcileriyle masaya oturularak neler yapılması gerektiğine birlikte karar verilmesi gerekiyor. Türkiye’de kişi başı tavuk tüketimini 1 kilo artırmak için 500 bin metrekare kümes gerekiyor. Bunun için 5 ile 10 yıl sonrasını planlayarak üretimi artırmak zorundayız”
Kümes Yatırımları İçin Destek Beklentisi
Hayvancılıkta kırmızı et, süt ve balık gibi alanlarda uzun vadeli stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Müjdat Sezer, devletten beklentilerinin sadece çiftçilere kümes kurulumu için destek verilmesi olduğunu belirtti. IPARD gibi fonların bu alana kanalize edilebileceğini söyleyen Sezer, “Kümes olmazsa bizim tavuk üretimini artırma şansımız yok. İstediğiniz kadar kesimhane yapın, neyi keseceğiz? Şimdiden üretimimizi artırmak zorundayız. IPARD ile kümes kurulumu için çiftçiye destek verilerek bunların yapılması gerekiyor. Biz sanayici olarak bunu yapamayız. Biz diğer girdi maliyetlerini Rusya’dan Ukrayna’dan alıp bir şekilde çözeriz. İşçiyi de buluruz ama kümes bulamayız. Dünyada trend şuraya doğru gidiyor; 40-45 kilo tavuk yenmeye başlandı. Tavuk eti, kırmızı eti geçti” dedi.
Maliyet Artışları ve Girdi Tablosu
Sektördeki fiyat artışlarına da değinen Sezer, özellikle Ocak 2025 ve Ocak 2026 dönemini kıyaslayarak bir yıl boyunca fiyatların sabit kaldığını, ancak artan maliyetlerin şirketleri zarar noktasına getirdiğini belirtti. İşçilik, yakıt, lojistik ve hammadde kalemlerindeki yükselişin %20’lik bir zammı zorunlu kıldığını ifade etti.
| Girdi / Ürün Kalemi | Eski Fiyat Seviyesi | Güncel/Hedef Fiyat Seviyesi |
|---|---|---|
| Ham Petrol (Varil) | 60 Dolar | 120 Dolar |
| Mısır (Yemlik) | 250 Dolar | 350 Dolar |
| Metiyonin | 2 Dolar | 4 Dolar |
İhracat Yasağı ve Tedarik Zinciri Riskleri
9 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe giren ihracat yasağını değerlendiren İSHİB Başkanı, bu durumun BAE ve Japonya gibi stratejik alıcılarla olan ilişkileri zedelediğini savundu. Sezer, “Bu iki ülke gibi çok ciddi çalışan ülkeler var ve büyük alıcılar. Bunlar bize yıllık program veriyor ve 6 aylık ödeme planları yapıyor. İhracat yasağı ile beraber bunlar bizi ciddi tedarikçi listesinden siliyor. Ondan sonra bu adamları tekrar geriye çekmek için 100 kere dil döküyoruz. Gelir mi, gelmez mi o da belli değil. Yasağın kaldırılması konusunda da bir takvim falan görünmüyor. Burada çözüm ise halka ucuz gıda sunmak isteniyorsa üretimi artırılması için sektör rahat bırakılmalı. Para kazanan sektör yatırım yapar. Kâr etmediğiniz bir şeyi üretemezsiniz” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin toplam tavuk üretiminin beşte birini ihraç ettiğini hatırlatan Müjdat Sezer, yasağın sürmesi halinde arzın kısıtlanabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, yakın zamanda Adana’da meydana gelen ve Türkiye üretiminin %5’ini gerçekleştiren bir fabrikanın yanmasının sektör için büyük bir kayıp olduğunu sözlerine ekledi.











