TMB Başkanı Eren: “Sektör Ekonominin İki Katından Fazla Büyüdü, Yatırım İştahı Arttı”
Türkiye’nin ikinci çeyrekte kaydettiği beklentilerin üzerindeki %4,8’lik büyüme rakamları, iş dünyasında memnuniyetle karşılandı. Büyümenin ana motoru olan inşaat sektörünün %10,9 gibi çift haneli bir oranda büyümesi ise sektörün çatı kuruluşu olan Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından “sevindirici” olarak nitelendirildi. TMB Başkanı M. Erdal Eren, yaptığı yazılı açıklamada, “Bu büyümeye yüzde 10,9 ile en yüksek katma değeri inşaat sektörü sağlayarak, büyümenin lokomotifi olmaya devam etmiştir. Sektörümüz ülke ekonomisinin iki katından daha fazla büyümüştür,” dedi.
Eren, bu güçlü büyümenin hem sektördeki toparlanmanın hızlandığını hem de ülke genelinde yatırımların yeniden canlandığını gösterdiğini belirtti. Özellikle gayrisafi sabit sermaye oluşumundaki (yatırımlar) %8,8’lik artışın ve makine-teçhizat yatırımlarındaki hareketliliğin altını çizen Eren, ekonomide yatırım iştahının arttığını ve inşaat sektörünün bu sürecin en önemli taşıyıcısı olduğunu ifade etti.
Büyümenin Arkasındaki İtici Güçler
TMB Başkanı, sektördeki bu güçlü performansın arkasında yatan nedenleri ise şöyle sıraladı:
-
Deprem Bölgesi ve Kentsel Dönüşüm: “Yurt içinde deprem bölgesindeki yeniden imar faaliyetleri ve büyükşehirlerde yürütülen kentsel dönüşüm projeleri üretim ve istihdam açısından sektöre katkı sağlamıştır.”
-
Kamu Yatırımlarında Canlanma: “Geçmiş dönemlerde olağanüstü yavaşlayan kamu yatırımlarındaki nispi canlanmanın baz etkisiyle yüksek oranlı bir artış olarak yansıdığı da dikkate alınmalıdır.”
-
Özel Tüketim: “Hanehalkı tüketim harcamalarının %5,1 artması, konut talebi dahil olmak üzere özel tüketim kaynaklı inşaat faaliyetlerini destekleyici bir unsur olarak değerlendirilebilir.”
Eren, devletin cari harcamalarda tasarruf eğilimine girmesine rağmen, özellikle altyapı gibi bina dışı inşaat faaliyetlerindeki artışın kamu projelerinin devam ettiğini gösterdiğini belirtti. TMB Başkanı, yatırımlardaki bu artışın, sektördeki büyümenin önümüzdeki dönemde de sürebileceğine işaret ettiğini sözlerine ekledi.
Finans Hattı Yorum:
TMB’nin büyüme verilerine ilişkin bu detaylı değerlendirmesi, inşaat sektörünün mevcut durumunu ve Türkiye ekonomisindeki rolünü anlamak için kritik ipuçları sunuyor.
1. “Öncü Gösterge” Olarak İnşaat Sektörü: İnşaat, kendisiyle birlikte 200’den fazla alt sektörü (çimento, demir-çelik, cam, seramik, mobilya, lojistik vb.) harekete geçiren bir “öncü” sektördür. Bu sektördeki %10,9’luk güçlü büyüme, sadece müteahhitlik firmaları için değil, ekonominin geneli için pozitif bir sinyaldir. Bu, çarkların döndüğünü, malzeme talebinin ve dolayısıyla sanayi üretiminin de desteklendiğini gösterir.
2. Büyümenin Kaynağı: “Kamu” mu, “Özel Sektör” mü?
Eren’in değerlendirmesi, büyümenin hem kamu hem de özel sektör kaynaklı karma bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
-
Kamu Tarafı: Deprem bölgesi imar faaliyetleri ve devam eden altyapı projeleri, kamunun büyümeye verdiği desteğin ana kalemleridir. “Baz etkisi” vurgusu, bu alandaki büyümenin bir kısmının geçen yılki düşük seviyelerden kaynaklandığını, ancak yine de bir canlanma olduğunu gösteriyor.
-
Özel Sektör Tarafı: Kentsel dönüşüm projeleri ve hanehalkının konut talebi, özel sektör dinamizminin hala güçlü olduğunu teyit ediyor. Yatırımlardaki (sabit sermaye oluşumu) %8,8’lik artış, özel sektörün de geleceğe yönelik beklentilerinin olumluya döndüğünün ve yatırım yapmaktan çekinmediğinin bir işareti.
3. Finansman ve Sürdürülebilirlik: Eren’in “finansal sıkılaşma politikaları ve artan maliyetlere” yaptığı atıf, madalyonun diğer yüzünü gösteriyor. Sektördeki büyümenin sürdürülebilirliği, büyük ölçüde finansman koşullarına bağlıdır. Yüksek faiz oranları, hem müteahhitlerin proje finansman maliyetlerini artırıyor hem de tüketicilerin konut kredisine erişimini zorlaştırıyor. Önümüzdeki dönemde faizlerin seyrinin, bu güçlü büyüme ivmesinin devam edip etmeyeceğini belirleyecek en önemli faktör olması beklenmektedir.
4. Borsa İstanbul İçin Anlamı: İnşaat sektöründeki bu güçlü büyüme, Borsa İstanbul’da işlem gören gayrimenkul yatırım ortaklıkları (GYO’lar), çimento, demir-çelik ve inşaat malzemeleri üreten şirketler için doğrudan pozitif bir temel oluşturur. Bu sektörlerdeki şirketlerin ikinci çeyrek bilançolarının güçlü gelmesi ve üçüncü çeyrek beklentilerinin de olumlu olması muhtemeldir.
