Kocabaş Ailesinin Sanat ve Koleksiyon Tutkusu
Hüseyin Kocabaş, dedesinden miras aldığı 1918’e uzanan koleksiyonculuk tutkusunu aynı azim ve özenle günümüze taşıyan seçkin bir isimdir. UNESCO tarafından 20. yüzyılın en iyi koleksiyonu olarak takdir edilen ve büyük bir kısmı yurt dışından geri getirilen 30 bin parçalık Kocabaş Koleksiyonu, ailenin kurduğu Türkiye’nin ilk özel müzesine de ev sahipliği yapmaktadır. Üçüncü kuşak temsilcisi olarak bu değerli mirası sürdüren Kocabaş, Osmanlı sanat eserlerine küresel çapta itibar kazandırma ve yerel değerleri yüceltme prensipleriyle 2019 yılında Arthill’i hayata geçirmiştir. Nadir eserleri satışa sunarak uluslararası alanda rekorlara imza atan Türkiye ve Dubai merkezli bu oluşum, sanat, lüks ve yatırım dünyasında çok yönlü bir faaliyet göstermektedir. Aile geleneğini evlatlarıyla sürdüren Kocabaş ile koleksiyonculuğun inceliklerini konuştuk.
Koleksiyonun Geniş Yelpazesi ve Kategorizasyonu
Kişisel koleksiyonunuzun oldukça geniş bir yelpazeye yayıldığını görüyoruz. İçeriği hakkında bilgi verebilir misiniz?
Türk ve İslam sanatından çağdaş ve modern sanata, mücevherden klasik ve süper spor otomobillere kadar geniş bir konu yelpazesine odaklanıyoruz. Koleksiyonlarımızı “Legacy” ve “Dynasty” olmak üzere iki ana başlık altında toplayabiliriz. “Legacy Collection” karma üst düzey eserlerden oluşurken, “Dynasty Collection” ise Osmanlı sultanlarına ait paha biçilmez murassa ağırlıklı eserleri barındırmaktadır. Bu koleksiyonun küratörlüğünü Sultan V. Murad Han’ın torunlarından Serra Hanım Sultan üstlenmektedir. Osmanlı Hanedanı’nın seçkin bir mensubu olan Serra Hanım Sultan, Arthill’in kültür ve sanat elçisi olarak kuruma yalnızca prestij değil, aynı zamanda tarihsel meşruiyet ve asalet de katmaktadır.
Arthill’i Farklılaştıran Unsurlar ve Kriterler
Türkiye ve dünyadaki müzayede ve koleksiyonerlik kurumları arasında sizi öne çıkaran nedir? Bu bağlamda Arthill’i tanımlayan bakış açınızı ve kriterlerinizi paylaşır mısınız?
Arthill, müzecilik, koleksiyonculuk ve kuyumculuk olmak üzere üç temel üzerine inşa edilmiştir. Osmanlı saray erkanına ait üst düzey sanat eserleri ve padişah mücevherlerinden Picasso, Salvador Dali, Andy Warhol gibi sanatçıların eserlerine, pırlanta ve kıymetli taşlardan klasik otomobillere, tarihi yapılardan köşk ve yalılara kadar uzanan zengin ve uluslararası bir portföye ve koleksiyona sahibiz. Kendi uzman ve akademik kadromuza sahip olmamız, en belirgin ayırt edici özelliğimizdir. Ekspertiz, değerleme, kataloglama, tanıtım, satış ve hukuki süreçler tamamen kendi personelimiz tarafından yürütülmektedir. Spekülasyonlardan uzak durarak, dünyadaki tüm müze ve kurumlarla sürekli bir istişare halindeyiz. Uluslararası düzeyde müzeler ve özel koleksiyonlara ekspertiz ve danışmanlık hizmetleri de sunmaktayız. Müzayedelerimizi 2019’dan bu yana çevrimiçi platformlar aracılığıyla yayınlıyoruz. 2025’in başında kendi müzayede salonumuzu faaliyete geçirdik ve artık müzayedelerimizi hem çevrimiçi hem de fiziki salon katılımıyla entegre bir şekilde gerçekleştiriyoruz.
Eserlere Ulaşım ve Değerlendirme Süreçleri
Eserlere ulaşım, dönem ve stil belirleme, doğru tanımlama ve alıcıyla buluşturma süreçleri hakkında bilgi verir misiniz?
Asırlık koleksiyoner kimliğimizden dolayı, seçtiğimiz eserlerde birkaç kritere önem veriyoruz: eserin menşei ve kökeni (provenans), nadirliği ve tabii ki diğer özellikleri. Bir koleksiyonerin veya sanatseverin normal şartlarda erişemeyeceği eserleri müzayedelerimizde değerlendirmeye çalışıyoruz. Piyasada serbestçe dolaşımda olmayan, koleksiyonerlerin ve sanatseverlerin bir antikacının vitrininde veya bir galerinin duvarında tesadüfen göremeyeceği özel, bakir ve doğru ekspertizi yapılmış kıymetli ve nadir eserleri beğeniye sunuyoruz. Tüm dünya müzayedelerini, fuarları ve sergileri yakından takip ediyoruz. Önemli ve köklü ailelerden koleksiyonerler de eserlerinin değerlendirilmesi için bize başvurmaktadır. Yıllar içinde oluşturduğumuz “Hanedan Koleksiyonu”, saray kökenli üst düzey Osmanlı eserlerinin uluslararası alanda ilk olarak bize teklif edilmesine vesile olmaktadır.
Günümüz Koleksiyonculuk Trendleri ve Talepler
Günümüz sanat ve antika koleksiyonculuğunu Türkiye’de nasıl değerlendiriyorsunuz? Alım ve talepler genellikle hangi alanlarda yoğunlaşıyor?
Pandemi sonrası müzayedeciliğin doğasına aykırı bir şekilde evrilen sektör, bizim konumumuzu daha da güçlendirdi. Sektör, bu süreçte kendi müşteri kitlesini oluşturdu ve yönlendirdi; alımlar daha ticari bir düşünceyle ve dar piyasa trendlerine göre şekillendi. Her müşteri bir koleksiyoner gibi algılansa da, görünürde müşteri sayısı artsa da koleksiyoner sayısı maalesef azaldı. Çağdaş ve modern sanat alanında ise, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir yükseliş gözlemlenmektedir.
Gelecek Projeleri ve Vizyon
Yakın dönemde hayata geçirmeyi planladığınız yeni projeleriniz var mı?
Sahip olduğumuz “Hanedan Koleksiyonu”na dair kataloğumuzun yanı sıra, koleksiyoner ve sanatseverlerin başvuru kaynağı olarak da kullanabileceği kapsamlı bir kitap hazırlığı içerisindeyiz. Dubai merkezli olarak düzenleyeceğimiz uluslararası müzayedeler ve diğer etkinliklerin hazırlıkları da devam etmektedir. Ve elbette, tüm maddi ve manevi odağımızı yönelttiğimiz özel müze projemiz üzerinde çalışmaktayız.
Önemli Başlıklar
- Hanedan üyesi küratör
- Pandemi sonrası müşteri artışı, koleksiyoner düşüşü











