Şirket, 3,5 milyar doları AR-GE’ye, 500 milyon doları ise üretim tesislerine ayırarak yapay zeka ve ağ teknolojilerinde ABD merkezli büyümeyi hedefliyor.
Finlandiya merkezli telekomünikasyon devi Nokia, Trump yönetimiyle stratejik bir işbirliği kapsamında ABD’deki operasyonlarını devasa bir yatırımla genişletiyor. Şirket, araştırma-geliştirme (AR-GE) ve üretim kapasitesini artırmak amacıyla ABD’ye 4 milyar dolarlık yeni bir yatırım planı duyurdu.
Bu hamle, Nokia’nın daha önce Infinera’yı satın alarak ABD’deki üretim ve yapay zeka bağlantı altyapısına yaptığı 2,3 milyar dolarlık yatırıma ek olarak gerçekleşiyor. Infinera, daha önce CHIPS Yasası teşviklerinden yararlanan tesisleri için de yatırım taahhüdünde bulunmuştu.
Yeni açıklanan 4 milyar dolarlık paketin aslan payı, yaklaşık 3,5 milyar dolar ile AR-GE faaliyetlerine ayrılacak. Bu kaynak; mobil, sabit, IP, optik ve veri merkezi ağ teknolojilerinin yanı sıra kritik görev ve savunma çözümleri dahil olmak üzere, yeni nesil bağlantı ve yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesinde kullanılacak.
Yatırımın kalan 500 milyon dolarlık kısmı ise Teksas, New Jersey ve Pensilvanya’daki üretim ve araştırma tesislerinin modernizasyonu ve genişletilmesi için sermaye harcaması olarak kullanılacak.
ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, anlaşmayı “Trump yönetiminin Amerika için kazandığı bir başka zafer” olarak nitelendirdi. Lutnick, bu yatırımın optik çipler, yapay zeka ve kritik ulusal güvenlik uygulamalarını destekleyen en yenilikçi teknolojilerin ABD’de geliştirilip üretileceği anlamına geldiğini vurguladı.
Nokia, bu planla yapay zeka odaklı ağ çözümlerini güçlendirmeyi, otomasyon, kuantum güvenli ağlar ve yarı iletken teknolojilerinde ilerlemeyi hedefliyor. Şirket, tarihi Bell Labs mirasını temel alarak ABD’yi bir teknoloji üssü olarak kullanmaya devam edecek.
Finans Hattı Yorumu:
Nokia’nın ABD’de yapacağı bu 4 milyar dolarlık yatırım, küresel teknoloji savaşlarında safların nasıl sıkılaştığının en net göstergelerinden biridir. Trump yönetiminin “Önce Amerika” politikası ve teknolojik egemenlik arayışı, Avrupalı devleri de üretim ve geliştirme üslerini ABD’ye kaydırmaya teşvik ediyor (veya zorluyor).
Yatırımın 3,5 milyar dolarının AR-GE’ye ayrılması, Nokia’nın ABD pazarını sadece bir “satış noktası” olarak değil, teknolojinin “mutfağı” olarak gördüğünü kanıtlıyor. Özellikle yapay zeka, veri merkezleri ve savunma sanayii vurgusu kritik. Huawei ve ZTE gibi Çinli rakiplerin Batı pazarlarından dışlandığı bir dönemde Nokia, ABD hükümetiyle bu denli yakın bir işbirliğine giderek, Washington’un “güvenilir tedarikçi” listesindeki yerini sağlamlaştırıyor. Bu hamle, Nokia’ya sadece ticari ağlarda değil, ABD’nin devasa savunma ve kamu ihalelerinde de büyük avantaj sağlayacaktır.
Ayrıca, optik çip ve yarı iletken vurgusu, ABD’nin tedarik zincirini Çin’den uzaklaştırma stratejisinin (decoupling) işlediğini gösteriyor. Nokia için bu yatırım, kısa vadede yüksek maliyetli görünse de, uzun vadede dünyanın en büyük ve en kârlı pazarında kalıcı olmanın “giriş bileti” niteliğindedir.

