2.8 Milyar Dolarlık Divestment Kararı, ESG Yatırımcılığının Gücünü Gösterdi
Dünyanın en büyük egemen varlık fonu olan Norveç Varlık Fonu, portföyünde radikal bir temizliğe giderek ABD’li sanayi devi Caterpillar ile beş büyük İsrailli bankadaki tüm yatırımlarını “etik nedenlerle” sonlandırdığını (divestment) duyurdu. Yaklaşık 2.8 milyar dolar büyüklüğündeki bu satış kararı, fonun Etik Kurulu tarafından yapılan incelemeler sonucunda, bu şirketlerin “savaş ve çatışma durumlarında bireylerin haklarının ciddi şekilde ihlal edilmesine katkıda bulunma riskinin kabul edilemez” bulunması üzerine alındı.
Norveç merkez bankası tarafından yönetilen 1.7 trilyon dolarlık dev fondan yapılan açıklamaya göre, listeden çıkarılan şirketler ve bankalar şunlar:
-
Caterpillar Inc. (CAT)
-
Bank Hapoalim
-
Bank Leumi
-
Mizrahi Tefahot Bank
-
First International Bank of Israel
-
FIBI Holdings
Karar öncesinde, 30 Haziran itibarıyla fonun Caterpillar’da 2,1 milyar dolar değerinde (%1,17’lik) bir hissesi bulunuyordu. İsrailli bankalardaki toplam payının değeri ise aynı tarih itibarıyla 661 milyon dolar seviyesindeydi. Bu karar, küresel finans piyasalarında ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) kriterlerinin ne kadar güçlü bir yaptırım aracına dönüştüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Finans Hattı Yorum:
Norveç Varlık Fonu’nun bu kararı, basit bir portföy ayarlamasının çok ötesinde, küresel kurumsal dünya ve yatırımcılar için derin mesajlar içeren, son derece stratejik bir hamledir.
1. Sadece Bir Satış Değil, Küresel Bir Mesaj: Dünyanın en büyük ve en şeffaf yatırım fonunun attığı bu adım, küresel bir megafon etkisi yaratır. Bu, adı geçen şirketlere ve benzer operasyonları olan diğer firmalara yönelik güçlü bir uyarıdır: “Etik ve insan hakları standartlarına uymayan operasyonlar, en büyük sermaye kaynaklarından dışlanma riski taşır.” Bu karar, diğer küresel emeklilik fonları, üniversite bağış fonları ve ESG odaklı yatırımcılar için de bir emsal teşkil ederek bir “domino etkisi” yaratma potansiyeline sahiptir.
2. ESG Artık Bir Lüks Değil, Finansal Bir Risk Faktörü: Bu gelişme, ESG kriterlerinin artık “isteğe bağlı” bir iyilik hareketi olmadığını, aksine şirketler için somut bir finansal risk faktörü haline geldiğini kanıtlamaktadır. 2.8 milyar dolarlık bir yatırımcının portföyden çıkması, ilgili hisseler üzerinde doğrudan bir satış baskısı yaratır. Daha da önemlisi, bu “etik dışı” damgası, şirketin marka değerine ve itibarına zarar vererek diğer yatırımcıları da uzaklaştırabilir. Şirketler artık operasyonlarının sosyal ve yönetişimsel sonuçlarını görmezden gelme lüksüne sahip değiller.
3. Caterpillar ve Bankalar İçin Sonuçları:
-
Caterpillar (CAT): Şirket, ekipmanlarının çatışma bölgelerindeki kullanımı nedeniyle uzun süredir aktivist grupların hedefindeydi. Dünyanın en büyük fonundan gelen bu karar, şirket üzerindeki baskıyı artıracak ve satış politikalarını yeniden gözden geçirmesi için bir neden oluşturacaktır.
-
İsrailli Bankalar: Bu bankaların listeden çıkarılması, fonun bu kurumların işgal altındaki topraklardaki finansman faaliyetlerini insan hakları ihlallerine katkı olarak değerlendirdiğini gösteriyor. Bu durum, bankaların uluslararası finansmana erişimini ve küresel bankacılık sistemiyle olan ilişkilerini zorlaştırabilir.
Sonuç olarak, Norveç Varlık Fonu’nun bu kararı, sermayenin artık sadece getiri peşinde koşmadığını; aynı zamanda etik değerleri, insan haklarını ve uluslararası hukuku da bir yatırım kriteri olarak benimsediği yeni bir finansal çağın en güçlü işaretlerinden biridir.
