ABD ve İsrail’in İran hedeflerine yönelik gerçekleştirdiği operasyonlar devam ederken, Washington’ın Tahran’ın füze gücüne verdiği hasarın boyutundan emin olamadığı öne sürüldü. The New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, İran’ın saldırılarda isabet alan fırlatma rampalarını hızla onararak tekrar devreye sokması ve çok sayıda yanıltıcı “sahte fırlatıcı” kullanması, ABD’nin imha edilen kapasiteyi ölçmesini zorlaştırıyor.
İstihbarat Verileri ve Yanıltıcı Taktikler
Beyaz Saray ve ABD Savunma Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamalarda, İran’daki stratejik hedeflerin başarıyla vurulduğu ve önemli mesafe katedildiği belirtilse de istihbarat birimlerinden gelen raporlar farklı bir tablo çiziyor. Veriler, Tahran yönetiminin balistik füze envanterinin ve mobil fırlatıcılarının büyük bir bölümünü hala muhafaza ettiğine işaret ediyor.
ABD istihbarat kaynaklarına göre, Washington’ın net bir değerlendirme yapamamasının temel nedenlerinden biri, İran’ın sahaya sürdüğü yüksek sayıdaki “maket” fırlatıcılar. Bu durum, hangi rampaların gerçekten imha edildiği konusundaki belirsizliği artırıyor. Ayrıca; silolar, mağaralar veya yer altı barınakları zarar görse dahi, İran’ın bu sistemleri süratle yüzeye çıkarıp operasyonel hale getirebildiği gözlemleniyor.
Resmi Açıklamalar ve Sahadaki Gerçeklik
Washington’daki yetkililer, savaş süreci başlamadan önce İran’ın elindeki toplam füze rampası sayısına dair kesin bir tahminlerinin bulunmadığını dile getiriyor. Bu durum, mevcut kapasitenin ne kadarının devre dışı kaldığını hesaplamayı güçleştiriyor. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, geçtiğimiz dönemde yaptığı değerlendirmede, “İran’ın balistik füze ve dron saldırılarının yüzde 90 azaldığını, donanmalarının ortadan kaldırıldığını, üretim tesislerinin üçte ikisinin hasar aldığı veya yok edildiğini” belirtmiş ve ABD ile İsrail’in gökyüzünde tam bir baskı kurduğunu savunmuştu.
Ancak kimliğini gizli tutan bazı ABD’li yetkililer, Tahran’ın füze fırlatma imkanlarını korumak adına stratejik varlıklarını mağaralarda ve sığınaklarda gizlemeye devam ettiğini düşünüyor. Vurulan hedeflerin ne kadarının bu gizli tesislerde yer aldığı ise henüz netlik kazanmış değil.
Saldırı Yoğunluğu ve Teknik Kapasite
İran’ın operasyonel gücüne dair farklı veriler de gündemde yer alıyor. Bazı ABD’li kaynaklar İran’ın İsrail’e her gün ortalama 20 füze fırlattığını kaydederken, Batılı yetkililer bu rakamın günlük 15 ila 30 balistik füze ve 50 ila 100 arasında tek yönlü insansız hava aracı (dron) olduğunu iddia ediyor. Öte yandan uzmanlar, İran’ın aynı anda çok yüksek hacimli saldırılar organize etmekte teknik güçlükler yaşadığını öne sürüyor.
CNN tarafından paylaşılan bir iddiada ise İran’ın füze fırlatıcılarının yüzde 50’sinin halen sağlam olduğu savunuldu. Washington’ın İran’ın elindeki fırlatıcı envanterine dair kesin bir rakam paylaşmaması, saldırıların hedefine ulaşıp ulaşmadığına yönelik kuşkuları besliyor. Son olarak İran Devrim Muhafızları Ordusu, 5 Nisan tarihinde yaptığı açıklamada, Merkezi eyaleti üzerinde 454 kilogramlık patlayıcı taşıyan bir seyir füzesinin gelişmiş hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini duyurmuştu.











