Atmosfere bırakılan her bir ton karbondioksitin faturası, denizlerdeki tahribat hesaba katıldığında düşünülenden çok daha ağır olabilir. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’daki saygın üniversitelerin ortaklaşa gerçekleştirdiği yeni bir araştırma, okyanus kaynaklı zararların denkleme dahil edilmesiyle karbonun sosyal maliyetinin neredeyse iki misline çıktığını gözler önüne serdi. Bu bulgular, küresel iklim politikalarının temellerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Uluslararası Araştırmadan Çarpıcı Sonuçlar
Sonuçları prestijli Nature Climate Change dergisinde yayımlanan kapsamlı çalışma; ABD, Almanya, Kanada, İtalya ve Hollanda’daki çeşitli akademik kurumlardan araştırmacılar tarafından yürütüldü. Bilim insanları, karbonun sosyal maliyeti (SCC) hesaplamalarına ilk kez okyanus etkilerini entegre etti. Ortaya çıkan tablo oldukça dikkat çekici: Denizlerde meydana gelen kayıplar eklendiğinde, maliyet tablosu ciddi oranda büyüyerek yaklaşık iki katına ulaşıyor.
Mavi Sermaye ve Ekonomik Kayıplar
Araştırma ekibi, iklim değişikliğinin kıyı ekosistemleri ve denizler üzerindeki yıkıcı etkisini ‘mavi sermaye’ perspektifiyle analiz etti. Modellemeye dahil edilen ve ekonomik zarar riski taşıyan temel alanlar şunlar oldu:
- Mercan resifleri
- Mangrov ormanları
- Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği
- Liman altyapıları
2020 yılı verilerine dayanan hesaplamalar, yalnızca okyanus temelli faktörlerin ton başına 48,3 dolarlık ek bir maliyet yükü getirdiğini belirledi. Bu maliyetin dağılımında aslan payını balıkçılık kayıpları alırken, mercan resifleri ve mangrov ekosistemlerindeki bozulmalar da önemli bir yer tuttu. Öte yandan liman altyapılarındaki hasarlar, küresel ticaret akışı için kritik bir risk unsuru olarak öne çıktı.
Karbonun Sosyal Maliyetinde Kritik Veriler
Araştırma sonuçlarına göre, karbonun sosyal maliyetine ilişkin temel göstergeler ve okyanus etkisi aşağıdaki gibi özetlenmektedir:
| Analiz Kriteri | Tespit Edilen Değer / Etki |
|---|---|
| Okyanus Kaynaklı Ek Maliyet (2020) | Ton başına 48,3 Dolar |
| Düşük İskonto Oranıyla (%2) Maliyet | Ton başına 168 Dolar |
| En Yüksek Kayıp Alanı | Balıkçılık Sektörü |
| Ticaret İçin En Büyük Tehdit | Liman Altyapı Hasarları |
Uzman Görüşü: Okyanuslar Doğal Bir Banka
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyda Erden Özsoy, okyanusları iklim sisteminin ‘doğal bir bankası’ olarak nitelendirdi. Mavi karbon kavramının, kıyı ve deniz ekosistemlerinin karbondioksiti atmosferden emip depolama kapasitesini ifade ettiğini belirten Özsoy, şu noktaların altını çizdi:
“Mangrovlar, deniz çayırları ve kıyı bataklıkları karbonu uzun süreli olarak depolar. Bu sistemler aynı zamanda kıyı bölgelerini afetlere karşı koruyan doğal bariyerlerdir.”
Görünmeyen Tehlike: Asitlenme ve Isınma
Karbonun sosyal maliyeti; normal şartlarda sağlık, gıda, altyapı ve yaşam kalitesi gibi kalemlerdeki ekonomik zararı ölçerken, okyanus etkileri genellikle bu hesaplamanın dışında tutuluyordu. Ancak artan sera gazı yoğunluğu denizlerin kimyasal ve fiziksel yapısını bozarak asitlenme ve ısınmaya neden oluyor. Bu süreç; mercanların yok olmasına, balık stoklarının azalmasına ve gıda güvenliğinin bozulmasına yol açıyor. Ayrıca mangrov ve resif kayıpları, kıyı bölgelerini fırtına ve taşkınlara karşı çok daha savunmasız hale getiriyor.
Politika Tasarımında Değişim Çağrısı
Çalışmaya göre iskonto oranı yüzde 2 seviyesine çekildiğinde, mavi karbonun sosyal maliyeti ton başına 168 dolara kadar yükseliyor. Bu veri, okyanus temelli zararların büyük kısmının uzun vadeli olduğu ve nesiller arası refah kaybı anlamına geldiğini kanıtlıyor.
Uzmanlara göre verilmesi gereken mesaj çok net: Karbonun gerçek maliyeti sanılandan yüksekse, iklim politikalarının da buna paralel olarak daha güçlü olması gerekiyor. Politika yapıcıların, emisyon azaltımı kadar okyanusların korunmasını da stratejilerinin merkezine alması şart.
Mavi Sermaye Nedir?
Mavi sermaye; okyanusların ve denizel ekosistemlerin insanlığa sağladığı tüm ekonomik ve refah temelli faydaları kapsar. Gıda üretimi, kıyı koruma, karbon depolama, turizm gelirleri ve liman hizmetleri bu değerin parçalarıdır. İklim değişikliği bu sermayeyi zayıflattıkça, ekonomik kayıplar da katlanarak büyümektedir. Mevcut modellerde okyanus asitlenmesi ve kıyı tahribatının yer almaması, toplam zararın sistematik biçimde düşük tahmin edilmesine neden olmaktadır.

