Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in 28 Şubat tarihinde İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonlar, Orta Doğu bölgesinde tansiyonu zirveye taşıdı. Bu hamlelere karşılık veren İran, Körfez bölgesindeki stratejik enerji altyapılarını hedef tahtasına koyarak küresel piyasaları derinden sarsacak bir misilleme dalgası başlattı.
Neden ve Kim: Misilleme Dalgasının Hedefleri
İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta düğmeye bastığı operasyonların ardından Tahran yönetimi, İsrail’in yanı sıra ABD askeri üslerine ev sahipliği yapan Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi devletleri karşılık verilecek noktalar olarak belirledi. Bu çatışma sürecinde, küresel enerji ağının kalbi konumundaki Körfez bölgesinde art arda güvenlik zafiyetleri yaşandı.
Nerede ve Ne Oldu: 5 Arap Ülkesinde 8 Kritik Tesis Vuruldu
Krizin tırmanmasıyla birlikte Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE, Katar ve Bahreyn sınırları içerisinde yer alan toplam 8 hayati enerji tesisi saldırıların merkezinde kaldı. Dünya enerji arzı için vazgeçilmez olan bu noktalarda hasarlar ve yangınlar rapor edilirken, kimi tesislerde “mücbir sebep” durumuna geçildi ve üretim faaliyetleri geçici olarak ya kısıtlandı ya da tamamen durduruldu.
Saldırıya Uğrayan Ülkeler ve Tesislerin Durum Özeti
| Ülke | Hedef Alınan Tesis | Tarih | Mevcut Durum / Etki |
|---|---|---|---|
| BAE | Habşan Doğal Gaz Tesisi & Bab Petrol Sahası | 19 Mart | Düşen parçalar nedeniyle faaliyetler durduruldu |
| Katar | Ras Laffan Sanayi Bölgesi (LNG) | 18 Mart | Mücbir sebep ilan edildi, yangın kontrol altında |
| Bahreyn | BAPCO Rafinerisi | 5 ve 9 Mart | Mücbir sebep ilan edildi, rafineri ünitesi vuruldu |
| Kuveyt | Abdullah ve Ahmedi Limanları | 19 Mart | Üretim ve rafinajda kısmi azaltım, yangın söndürüldü |
| Suudi Arabistan | Samref & Ras Tanura Rafinerileri | 2, 4 ve 19 Mart | Küçük çaplı hasar ve yangın, arzda kesinti yok |
Nasıl ve Ne Zaman: Ülke Ülke Saldırıların Detayları
Katar: LNG İhracatında Ağır Darbe
18 Mart’ta Ras Laffan Sanayi Bölgesi’ne isabet eden bir füze, LNG tesisinde alevlere yol açtı. Katar Savunma Bakanlığı yangının hızla kontrol altına alındığını duyursa da, küresel LNG tedarikinin yaklaşık beşte birini sağlayan bu kilit bölge için “mücbir sebep” devreye sokuldu.
Konuya ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Qatar Energy CEO’su Saad bin Şeride el-Kaabi, durumun ciddiyetini şu ifadelerle özetledi:
“Zarar gören üniteler, Katar’ın LNG ihracatının yaklaşık yüzde 17’sini temsil etmektedir. Füze saldırıları Katar’ın LNG ihracat kapasitesini yüzde 17 düşürdü ve yıllık yaklaşık 20 milyar dolar gelir kaybına neden oldu. Üretim tesislerimizde meydana gelen büyük çaplı hasarın onarılması 5 yıla kadar sürebilir ve bu durum bizi uzun vadeli mücbir sebep ilan etmeye zorlayacaktır.”
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE): Doğalgaz İhtiyacı Risk Altında
Abu Dabi yönetimi, 19 Mart tarihinde Bab Petrol Sahası ile Habşan Doğal Gaz Tesisi’ni hedef alan füze eylemlerinin havada engellendiğini bildirdi. Ne var ki, imha edilen füzelerin yeryüzüne düşen parçaları, dünyanın sayılı gaz işleme merkezlerinden olan ve BAE’nin günlük doğalgaz tüketiminin ortalama yüzde 80’ini karşılayan Habşan Tesisi’nde operasyonların askıya alınmasına yol açtı. Bab Petrol Sahası’nın da ülke ekonomisi açısından hayati bir öneme sahip olduğu biliniyor.
Bahreyn: Peş Peşe Gelen Saldırı Dalgaları
Bahreyn Petrol Şirketi (BAPCO), tesislerine yönelik gerçekleştirilen saldırılar neticesinde “mücbir sebep” koşullarını uygulamaya koydu. Şirket bünyesindeki olayların gelişimi şu şekilde kaydedildi:
- 5 Mart: Gerçekleşen ilk eylemde rafineri biriminde sınırlı bir yangın çıktı, ancak operasyonlar büyük oranda devam etti.
- 9 Mart: Sabah saatlerinde düzenlenen ikinci saldırıda ise, rafinerinin bir ünitesi doğrudan hedef alındı.
Şirket yönetimi, alınan önleyici tedbirler sayesinde iç piyasa talebinin kesintisiz bir biçimde karşılanmaya devam ettiğini vurguladı.
Kuveyt ve Suudi Arabistan: İHA’lı Hedeflemeler
Kuveyt topraklarında 19 Mart günü Abdullah ve Ahmedi limanlarında konumlanan iki ayrı rafineriye insansız hava araçları (İHA) kullanılarak saldırılar düzenlendi. Çıkan alevler çabucak söndürülürken, Hürmüz Boğazı’ndaki tehlikeler ve İran’ın oluşturduğu tehdit sebebiyle ülke yönetimi rafinaj ve üretim faaliyetlerinde kısmi olarak kesintiye gitme kararı aldı.
Suudi Arabistan cephesinde ise üç farklı tarihte saldırı teşebbüsleri yaşandı:
- 2 Mart: Dammam’da yer alan Ras Tanura Rafinerisi’ne yönelik saldırı girişimi engellendi. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Turki el-Maliki, düşen parçaların can kaybı yaratmadığını ancak küçük çaplı yangın ve hasara yol açtığını bildirdi.
- 2 ve 4 Mart: Yanbu Limanı’ndaki Samref Rafinerisi’ne yönelik benzer girişimler gerçekleşti. Bazı birimler hasar görse de tedarik sürecinde herhangi bir aksama yaşanmadı.
- 19 Mart: Samref Rafinerisi’ne yeniden bir İHA saldırı girişimi oldu.
Küresel Piyasalar Alarmda: Fiyatlar ve Hürmüz Boğazı Etkisi
Yaşanan bu yoğun saldırılar, dünya petrol trafiğinin büyük bir bölümünün taşındığı Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatları ciddi ölçüde sekteye uğrattı. Arz güvenliğine dair artan riskler, petrol ve doğalgaz fiyatlarında sert yükselişlerin görülmesine zemin hazırladı.
Krizin küresel ekonomiye faturası hakkında uyarılarda bulunan Katar Enerji Bakanı Saad el-Kaabi, söz konusu eylemlerin devam etmesi durumunda petrolün varil fiyatının 150 dolar seviyelerine kadar tırmanabileceğini belirtti.

