İran’da stratejik öneme sahip olan ve Orta Doğu’nun en yüksek köprüsü olarak bilinen B1 Köprüsü‘ne yönelik düzenlenen saldırı büyük bir yıkıma yol açtı. Gerçekleştirilen operasyon neticesinde köprünün orta bölümü bütünüyle çökerken, ilk belirlemelere göre 8 kişi yaşamını yitirdi, 95 kişi ise yaralandı. Söz konusu saldırının ardından, bölgedeki ulaşım ağını etkileyen Çalus yolu hattı üzerinde elektriklerin kesildiği açıklandı.
Saldırının Detayları ve Altyapı Hasarı
B1 Köprüsü’ne yönelik gerçekleştirilen bu ikinci saldırı, bölgedeki sivil altyapı üzerinde ciddi bir hasar bıraktı. Patlamanın etkisiyle köprünün ana taşıyıcı noktalarından biri olan orta kesim tamamen kullanılamaz hale geldi. Yaralıların tedavisi sürerken, yetkililer bölgedeki enerji nakil hatlarının zarar görmesi nedeniyle geniş çaplı kesintilerin yaşandığını doğruladı.
| Kategori | Detaylar |
|---|---|
| Can Kaybı | 8 Kişi |
| Yaralı Sayısı | 95 Kişi |
| Hasar Durumu | Köprünün orta kısmı tamamen yıkıldı |
| Ek Etkiler | Çalus yolu güzergahında elektrik kesintisi |
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’den Sert Tepki
Yaşanan olayın ardından İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamalarla saldırıyı kınadı. Arakçi, sivil hedeflerin vurulmasının İran halkının iradesini kıramayacağını dile getirdi.
“ABD’nin İtibarı Telafi Edilemez”
Bakan Arakçi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Tamamlanmamış köprüler de dahil olmak üzere sivil yapıları vurmak, İranlıları teslim olmaya zorlayamayacaktır. Bu, yalnızca kargaşa içindeki bir düşmanın yenilgisini ve manevi çöküşünü gösterir. Her köprü ve bina daha sağlam bir şekilde yeniden inşa edilecektir. Asla telafi edilemeyecek olan şey ise: Amerika’nın itibarına verilen zarardır.”
Mesajının devamında bölgedeki enerji kaynaklarına ve modern dünya düzenine atıfta bulunan Arakçi, ABD yönetimine yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü: “Günümüz ile Taş Devri arasında çarpıcı bir fark var: O zamanlar Orta Doğu’da petrol ya da doğalgaz çıkarılmıyordu. Başkan ve onu göreve getiren Amerikalılar, zamanı geriye çevirmek istediklerinden eminler mi?”










