Türkiye ihracatının lideri otomotiv, 11 aylık dönemde 37,7 milyar doları aştı; ticari araçlar ve çekicilerdeki rekor artışlar dikkat çekti.
Türkiye ihracatının lokomotifi konumundaki otomotiv endüstrisi, yılın bitimine bir ay kala vites yükseltti. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, sektörün Kasım ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 16 artışla 3 milyar 752 milyon dolara ulaştı. Türkiye’nin genel ihracatından yüzde 16,5 pay alan endüstri, yine açık ara birinci sırada yer aldı.
Ocak-Kasım dönemine bakıldığında ise sektörün ihracatı yüzde 12 artarak 37 milyar 765 milyon dolara yükseldi. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, yılı lider kapatmaya doğru emin adımlarla ilerlediklerini belirterek, “Elde ettiğimiz sonuçlar, başta ana pazarlarımız olan Almanya ve Birleşik Krallık olmak üzere, tüm dünyada sektörümüzün rekabetçi yapısını kanıtladı” dedi.
Kasım ayı verilerinin detaylarında, ticari araç grubundaki patlama dikkat çekti. Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı yüzde 64, otobüs-minibüs-midibüs ihracatı yüzde 45 artarken, çekiciler ihracatında yüzde 101’lik rekor bir artış kaydedildi. Binek otomobiller ihracatı yüzde 8 artışla 1 milyar 230 milyon dolar olurken, en büyük ürün grubu olan tedarik endüstrisi yüzde 1 düşüşle 1 milyar 309 milyon dolarda kaldı.
Ülke bazında ise Avrupa pazarı dominasyonunu sürdürdü. En büyük pazar olan Almanya’ya ihracat yüzde 45 artışla 571 milyon dolar olurken, Birleşik Krallık’a da yüzde 45 artışla 427 milyon dolarlık satış yapıldı. Avrupa Birliği ülkeleri, yüzde 73 pay ve yüzde 18 artışla ihracatın ana adresi olmaya devam etti. Buna karşın ABD ve Rusya pazarlarında çift haneli düşüşler görüldü.
Finans Hattı Yorumu:
Otomotiv sektörünün Kasım ayı performansı, Avrupa ekonomisindeki “resesyon” ve “yavaşlama” endişelerine rağmen Türkiye’nin ana pazarında ne kadar güçlü bir konuma sahip olduğunu kanıtlıyor. Özellikle Almanya ve Birleşik Krallık gibi dev pazarlarda %45’lik büyüme yakalanması, Türk otomotiv sanayisinin tedarik zincirindeki vazgeçilmezliğini teyit ediyor.
Verilerde dikkat çeken en kritik ayrışma, ticari araçlar ile binek otomobiller arasında yaşanıyor. Binek otomobil ve tedarik sanayinde büyüme sınırlı veya negatif seyrederken; lojistik sektörünün talebini yansıtan çekici ve eşya taşıma araçlarındaki %64 ve %101’lik patlama, ihracatın kompozisyonunun katma değer lehine değiştiğini gösteriyor. Ticari araçlardaki bu ivme, Avrupa’daki lojistik filolarının yenilenme talebinin Türkiye’ye kaydığını işaret ediyor. Ancak ABD ve Rusya gibi alternatif pazarlardaki sert düşüşler, pazar çeşitliliği açısından risk oluşturmaya devam ediyor. Yıl sonu hedefi olan 40 milyar dolar sınırına oldukça yaklaşılmış durumda.

