Trump Yönetiminde Politika Değişikliği Sinyali, Savunma Hisseleri ve Enerji Piyasaları Gelişmeyi Fiyatlıyor
Wall Street Journal’ın (WSJ) üst düzey yetkililere dayandırdığı haberine göre, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Ukrayna’nın ABD yapımı uzun menzilli ATACMS füzelerini Rusya toprakları içindeki hedeflere karşı kullanmasını gizli bir onay prosedürüyle engelliyor. Bu durum, Washington’un Kiev’e verdiği askeri destekte önemli bir politika değişikliğine gidildiği sinyalini verirken, savaşın tırmanma riskini kontrol altına alma çabası olarak yorumlanıyor.
WSJ’nin haberine göre, bahar sonundan bu yana yürürlükte olan ve kamuoyuna duyurulmayan yeni prosedür uyarınca, Ukrayna’nın Rusya içindeki hedefleri vurma talepleri üst düzey bir onaya tabi tutuluyor. Bu konuda nihai kararı ise Savunma Bakanı Pete Hegseth veriyor. Gazete, en az bir vakada Ukrayna’nın Rusya topraklarındaki bir hedefi ATACMS ile vurma talebinin bu mekanizma tarafından reddedildiğini yazdı.
Bu kısıtlama sadece ATACMS füzelerini değil, aynı zamanda hedefleme verileri ve istihbaratı ABD tarafından sağlanan İngiltere’nin Storm Shadow seyir füzeleri gibi Avrupalı müttefiklerin silahlarını da kapsıyor. Bu durum, ABD’nin savaşın gidişatı üzerindeki kontrolünü artırma hamlesi olarak değerlendiriliyor.
Gelişme, ABD Başkanı Donald Trump’ın, üç yıldır devam eden savaşın sona erdirilememesi ve bir barış anlaşması sağlanamaması nedeniyle artan hayal kırıklığının ortasında geldi. Trump, kamuoyuna savaşın bitmesi gerektiğini defalarca belirtmiş, geçmişte eski Başkan Biden’ın Ukrayna’nın Rusya içine saldırmasına izin vermesini “aptalca” bir tırmanma olarak nitelendirmişti.
Beyaz Saray’dan yapılan resmi açıklamada askeri duruşta bir değişiklik olmadığı belirtilse de, Pentagon’un bu yeni ve gizli denetim mekanizması, Trump yönetiminin savaşı tırmandıracak adımlardan kaçınma yönündeki fiili politikasını gözler önüne seriyor. Bu durum, Trump’ın Cuma günü yaptığı “Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulama veya barış sürecinden çekilme” tehdidiyle birleştiğinde, Washington’un diplomasiyi zorlamak için askeri seçenekleri sınırladığı yorumlarına neden oluyor.
Finans Hattı Yorum:
Wall Street Journal’ın bu haberi, sadece askeri bir strateji değişikliğini değil, aynı zamanda küresel piyasalar için önemli sonuçları olan bir jeopolitik risk yönetimi hamlesini ortaya koyuyor. Yatırımcılar için bu gelişmenin anlamı şudur:
1. De-eskalasyon Sinyali ve Risk Primi: Piyasaların en büyük korkusu, savaşın Ukrayna sınırlarının dışına taşarak Rusya ile NATO arasında doğrudan bir çatışmaya dönüşmesidir. Pentagon’un bu adımı, bu tırmanma riskini (eskalasyon) bilinçli olarak azalttığına dair piyasalara verilmiş en güçlü sinyaldir. Bu durum, petrol ve doğal gaz gibi enerji emtiaları üzerindeki “jeopolitik risk primini” sınırlayabilir ve fiyatlarda ani sıçramaların önüne geçebilir.
2. Savunma Hisseleri İçin Belirsizlik: Uzun menzilli ve yüksek teknolojili mühimmatların kullanımının kısıtlanması, bu silahları üreten savunma sanayii şirketleri (Lockheed Martin gibi) için bir belirsizlik yaratabilir. Savaşın daha düşük yoğunluklu bir çatışmaya evrilmesi veya dondurulması senaryoları, bu şirketlerin uzun vadeli sipariş beklentilerini ve hisse performanslarını etkileyebilir.
3. Savaşın Gidişatına Etkisi: Bu politika, Ukrayna’nın Rusya’nın lojistik hatlarını, komuta merkezlerini ve askeri üslerini derinlemesine vurma kapasitesini ciddi şekilde kısıtlar. Bu durum, savaşın daha uzun süreli bir yıpratma savaşına dönüşmesine veya askeri dengenin Rusya lehine değişmesine neden olabilir. Bu da Avrupa ekonomileri üzerindeki baskının (mülteci maliyetleri, yeniden inşa fonları) devam etmesi anlamına gelir.
4. Trump’ın Müzakere Taktiği: Bu hamle, Trump’ın barış görüşmelerindeki eliyle de doğrudan ilişkilidir. Bir yandan askeri tırmanmayı sınırlayarak Moskova’ya zımni bir güvence verirken, diğer yandan yaptırım tehdidini masada tutarak diplomatik bir çözüm için baskı kurmaya çalışıyor. Piyasalar için bu “havuç ve sopa” politikası, öngörülebilirliği azaltan ve ani politika değişikliklerine açık bir ortam yaratır, bu da piyasalarda volatiliteyi artırabilir. Yatırımcılar, askeri gelişmelerden çok Washington’dan gelecek siyasi sinyallere odaklanacaktır.

