Orta Doğu coğrafyasında tırmanan gerilime Yemen merkezli Husilerin katılması ve Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki askeri varlığını takviye etmesi, petrol piyasalarında yukarı yönlü bir ivme yarattı. Küresel ölçekte derinleşen arz endişeleri, enerji fiyatları üzerindeki baskıyı her geçen gün artırıyor.
Hafta sonu Husiler tarafından İsrail’e yönelik gerçekleştirilen füze saldırısı, piyasalardaki tansiyonu en üst seviyeye taşıdı. Bu gelişmenin ardından Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3,7 oranında bir artışla 116,75 dolara kadar tırmanırken, ABD ham petrolü de 100 dolar barajını aşarak dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Özellikle Mart ayı genelinde Brent petrolün yaklaşık yüzde 60 oranında değer kazanması, piyasadaki sert hareketliliğin en somut göstergesi oldu. Yazının hazırlandığı an itibarıyla Brent petrol 107 dolar seviyelerinde işlem görmeye devam ediyor.
Uzun Süreli Kesintide Fiyatlar Yükselebilir
Piyasa uzmanları, olası arz kesintilerinin süresine bağlı olarak iki farklı senaryo üzerinde duruyor. Kesintilerin hızlı bir şekilde telafi edilmesi durumunda fiyatların geçici bir yükselişten sonra normalleşebileceği düşünülürken, krizin haftalarca ya da aylarca sürmesi durumunda çok daha ağır bir tabloyla karşılaşılabileceği vurgulanıyor.
| Senaryo Tipi | Öngörülen Fiyat | Muhtemel Etki |
|---|---|---|
| Kısa Süreli Aksaklık | Geçici Artış | Piyasanın Yeniden Dengelenmesi |
| Uzun Süreli Kesinti | 150 Dolar ve Üzeri | Küresel Enflasyonda Artış |
Bu karamsar senaryoda petrol fiyatlarının varil başına 150 dolar seviyesini test edebileceği, hatta bu rakamı aşabileceği öngörülüyor. Böylesi bir fiyat artışının küresel çapta enflasyonu yeniden tetikleyebileceği ifade ediliyor.
ABD’nin Askeri Hamlesi Endişeleri Artırdı
Washington yönetiminin bölgeye binlerce ek asker gönderme kararı alması, olası bir kara operasyonuna dair risk algısını güçlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump, Financial Times gazetesine verdiği mülakatta İran’daki petrol kaynaklarını “ele geçirmek” istediğini ve önemli bir ihracat merkezi olan Harg Adası’nı denetim altına alabileceğini dile getirdi. Trump’ın bu sert çıkışları, Tahran yönetiminden gelebilecek misilleme ihtimallerini yeniden gündemin ilk sırasına yerleştirdi.
Diplomasiye Rağmen Gerilim Sürüyor
Bölgedeki çatışmalar beşinci haftasını doldururken, Washington’un yürüttüğü diplomatik çabalar ve Pakistan’da gerçekleştirilen üst düzey temaslar henüz sahada somut bir yumuşama sağlamış değil. Donald Trump, Air Force One uçağında yaptığı açıklamalarda, İran’ın savaşı bitirmek adına sunulan 15 maddelik şartların birçoğunu ABD’ye “kabul ettirdiğini” iddia etti. Ancak bu uzlaşmanın kapsamına dair net bir bilgi paylaşılmadı. İran tarafı ise daha önceki açıklamalarında söz konusu planı kesin bir dille reddettiğini duyurmuştu.
Hürmüz Boğazı’nda Kısıtlamalar
İran’ın dünya enerji sevkiyatı için hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri ciddi şekilde sınırlandırdığı bildiriliyor. Tahran yönetiminin pek çok geminin geçişine engel olduğu, sadece Pakistan, Tayland ve Malezya gibi belirli ülkelerin gemilerine kısıtlı izinler tanıdığı belirtiliyor. Trump, İran’ın iyi niyet göstergesi olarak daha önce 10 petrol tankerinin geçişine izin verdiğini hatırlatırken, son günlerde bu sayının arttığı ifade ediliyor. Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar da bölgede 20 geminin daha geçişine onay verildiğini kamuoyuna duyurdu.
Husiler Yeni Risk Unsuru
Analistler, Yemenli Husilerin çatışma sürecine dahil olmasının petrol piyasası için yeni ve öngörülemez bir risk faktörü oluşturduğuna işaret ediyor. Grup, daha önce Kızıldeniz hattındaki saldırılarıyla dünya deniz taşımacılığını sekteye uğratmış ve ticaret rotalarının değişmesine yol açmıştı. Benzer tehditlerin ve saldırıların artması durumunda, enerji arz zincirinde çok daha büyük aksamaların yaşanabileceği değerlendiriliyor.

