Trump’ın İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırıları erteleme kararı, Orta Doğu kaynaklı risk primini hızla eritti.
Küresel petrol piyasaları, Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilimin diplomatik bir mola evresine girmesiyle birlikte haftayı sert bir geri çekilmeyle kapatmaya hazırlanıyor. Cuma günü Asya seansında Brent petrol vadeli işlemleri %0,7 düşüşle 107,8 dolara, WTI (Batı Teksas) ham petrolü ise %0,8 gerileyerek 93,72 dolara indi. Hafta başından bu yana yaşanan bu düşüş ivmesiyle birlikte, her iki ana kontratta da haftalık bazda %4’ün üzerinde bir değer kaybı öngörülüyor.
Fiyatlardaki bu düşüşün ana tetikleyicisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın talebi üzerine ülkenin kritik enerji altyapısına yönelik planlanan saldırıları 10 gün süreyle durduracağını açıklaması oldu. Trump, Tahran ile yürütülen müzakerelerin “çok iyi gittiğini” belirterek diplomatik bir çözüm umudunu canlı tuttu. Her ne kadar İranlı yetkililer bu sürece daha temkinli ve mesafeli yaklaşsa da, bu 10 günlük “ateşkes” penceresi, küresel petrol arzının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı üzerindeki kesinti korkularını önemli ölçüde hafifletti.
Son haftalarda ABD, İsrail ve İran üçgenindeki çatışma senaryolarıyla keskin yükselişler kaydeden petrol fiyatları, saldırıların ertelenmesiyle birlikte son dönemdeki “risk primini” geri verdi. Ancak analistler, fiyatların hala çatışma öncesi seviyelerin üzerinde seyrettiğine dikkat çekerek, piyasadaki volatilitenin (oynaklığın) her an yeniden tetiklenebileceği konusunda uyarıyor.
Finans Hattı Yorum:
Petrol fiyatlarındaki bu haftalık %4’lük geri çekilme, piyasanın “diplomasiye verilen bir kredi” olarak okunmalıdır. Trump’ın 10 günlük erteleme kararı, finansal piyasalar için kısa vadeli bir rahatlama yaratsa da, Brent petrolün hala 107 dolar seviyelerinde tutunması, jeopolitik riskin tamamen masadan kalkmadığının en somut kanıtıdır. Piyasa oyuncuları, bu 10 günlük süreyi kalıcı bir barıştan ziyade, tarafların stratejik pozisyonlarını tahkim ettiği bir “fırtına öncesi sessizlik” olarak değerlendiriyor olabilir.
Finansal açıdan bakıldığında; petrolün 100 doların üzerinde kalmaya devam etmesi, küresel ölçekte enflasyonist baskıların hala canlı olduğunu ve merkez bankalarının “yüksek faiz” politikalarından geri adım atmasını zorlaştırdığını gösteriyor. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi bir darboğazda yaşanacak en ufak bir operasyonel aksama, bugün geri verilen %4’lük primi tek bir seansta geri alabilecek güçtedir.
Öte yandan, Trump’ın iyimserliği ile İran’ın temkinli duruşu arasındaki retorik farkı, yatırımcılar için bir “boğa tuzağı” riski barındırıyor. Eğer 10 günlük sürenin sonunda somut bir uzlaşı çıkmazsa, ertelenen saldırıların çok daha şiddetli bir şekilde gerçekleşmesi ve petrol fiyatlarında “parabolik bir sıçrama” yaşanması kaçınılmazdır. Yatırımcıların bu süreçte “direnç seviyelerini” yakından takip etmesi ve enerji yoğun sektör hisselerindeki pozisyonlarını jeopolitik manşetlere göre dinamik bir şekilde yönetmesi hayati önem taşımaktadır. Özetle; piyasa şu an barışın fiyatını değil, savaşın ertelenmesini fiyatlıyor.

