İslam dünyasının büyük bir hasretle yolunu gözlediği ve manevi iklimiyle “on bir ayın sultanı” olarak nitelendirilen Ramazan ayı için vakit geldi. Milyonlarca Müslüman, kutsal kabul edilen bu zaman diliminde ibadetlerini ifa etmek amacıyla son hazırlıklarını tamamlıyor.
Ramazan Ayı Takvimi: Ne Zaman Başlıyor?
Ramazan ayının manevi coşkusunun habercisi olan ilk teravih namazı, 18 Şubat Çarşamba akşamı camilerde cemaatle kılınacak. Bu manevi başlangıcın hemen ardından, 18 Şubat‘ı 19 Şubat‘a bağlayan gece ilk sahur sofraları kurulacak ve 19 Şubat Perşembe günü yılın ilk iftarı ile oruçlar açılacak.
Oruç, mukabele, fitre ve yardımlaşma gibi ibadetlerle değerlendirilecek olan bu mübarek ayın en kıymetli zamanı olan Kadir Gecesi ise 16 Mart tarihinde idrak edilecek. Kur’an-ı Kerim’de “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen bu gecenin ardından Ramazan ayı, 20 Mart tarihinde başlayacak olan Ramazan Bayramı ile taçlandırılacak.
Önemli Tarihler Listesi
- İlk Teravih: 18 Şubat Çarşamba Akşamı
- İlk Sahur: 18 Şubat’ı 19 Şubat’a bağlayan gece
- İlk İftar: 19 Şubat Perşembe
- Kadir Gecesi: 16 Mart
- Ramazan Bayramı Başlangıcı: 20 Mart
2026 Fitre Miktarı Ne Kadar Oldu?
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, Ramazan ayının toplumsal dayanışma açısından vazgeçilmez bir parçası olan sadaka-i fıtır (fitre) bedelini belirledi. Kurul tarafından alınan karara göre, bu yıl ihtiyaç sahiplerine verilecek fitre miktarı kişi başı 240 lira olarak açıklandı.
| Veri | Detay |
|---|---|
| Belirlenen Fitre Tutarı | 240 TL (Kişi Başı) |
| Yetkili Kurum | Din İşleri Yüksek Kurulu |
Ramazan Gelenekleri ve İbadetler
Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Ömer Tiryaki, Ramazan ayının Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı, gündüzlerin oruçla, gecelerin ise ibadetle geçirildiği müstesna bir zaman dilimi olduğunu vurguladı. Peygamber Efendimizin Ramazan gecelerinde bir süre cemaatle teravih namazı kıldığını hatırlatan Tiryaki, bu ibadetin tarihsel sürecine dair şu bilgileri aktardı:
“Hz. Peygamber, farz olarak anlaşılır endişesiyle bu namazı cemaatle kılmaya devam etmeyeceğini ashabına ifade etmiştir. Hz. Peygamber’in vefatıyla bu endişe ortadan kalkınca, Hz. Ömer döneminden itibaren teravih namazı cemaatle düzenli bir şekilde kılınmaya tekrar başlanmıştır. Böylece Müslümanlar tarafından ramazan geceleri sünnete uygun bir şekilde ihya edilegelmiştir. Yine Müslümanlar, Peygamberimizin sahur yapmaları yönündeki teşvik ve tavsiyeleri gereğince sahura kalkmaya önem vermişlerdir.”
Hz. Muhammed’in bu ayda cömertliğini artırdığına dikkat çeken Tiryaki, İslam dünyasındaki yerleşik geleneklere değinerek sözlerini şöyle tamamladı: “Peygamberimiz bu ayda çokça Kur’an okur ve mukabele ederdi. Peygamberimizin sünnetinden hareketle Müslümanlar asırlardır ramazan ayında hatimler okumuş, camilerde itikafa girmiş, infak ve tasadduklarını çoğaltarak sosyal dayanışmanın en güzel örneklerini sergilemişlerdir.”
