Mevsimsellikten arındırılmış endeks 103,7’ye çıkarken, üretici enflasyonu beklentisi yüzde 33’e geriledi; ancak ihracat siparişlerinde zayıflama sinyalleri dikkat çekiyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Aralık 2025 dönemine ait İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerini açıkladı. İmalat sanayisinin nabzını tutan endeks, yılı iyimserlik sınırının üzerinde kapatırken, enflasyon beklentilerindeki düşüş dikkat çekti.
Verilere göre, 2025 yılı Aralık ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi, bir önceki aya göre 0,5 puan artarak 103,7 seviyesinde gerçekleşti. Mevsimsellikten arındırılmamış ham endeks ise değişim göstermeyerek 100,8 seviyesinde kaldı. Her iki verinin de 100 eşik değerinin üzerinde olması, reel sektörde güvenin ve iyimserliğin sürdüğünü gösteriyor.
Endeksin alt kalemleri incelendiğinde, sanayicinin geleceğe dönük üretim iştahının arttığı görülüyor. Gelecek 3 aydaki üretim hacmi, genel gidişat ve istihdam beklentileri endeksi yukarı taşıyan ana unsurlar oldu. Buna karşılık, mevcut siparişler ve gelecek 3 aydaki ihracat siparişleri ile sabit sermaye yatırım harcaması beklentileri endeksi aşağı yönlü baskıladı.
Enflasyon cephesinde ise olumlu bir tablo ortaya çıktı. Sanayicilerin gelecek 12 aylık dönem sonu itibarıyla yıllık Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) beklentisi bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 33 seviyesine geriledi. Gelecek 3 aya yönelik değerlendirmelerde iç piyasa siparişlerinde artış beklentisi güçlenirken, ihracat siparişlerinde zayıflama sinyalleri alındı.
Finans Hattı Yorumu:
Aralık ayı Reel Kesim Güven Endeksi verileri, Türkiye ekonomisinde sanayicinin “temkinli iyimserliğini” koruduğunu, ancak büyümenin kompozisyonunda bir değişim yaşandığını gösteriyor. Endeksin 103,7 seviyesine yükselmesi, ekonomik aktivitenin durmadığını ve çarkların döndüğünü teyit ediyor. ÜFE beklentisinin %33’e gerilemesi ise, maliyet enflasyonundaki katılaşmanın çözülmeye başladığına dair Merkez Bankası’nı memnun edecek bir sinyal.
Ancak raporun “karnı yumuşak” tarafı ihracat ve yatırımlarda gizli. Gelecek 3 ayda iç piyasa siparişlerinde artış beklenirken ihracat siparişlerinde zayıflama görülmesi, büyümenin dış talepten ziyade iç talebe dayanma riskini artırıyor. Bu durum, küresel pazarlardaki durgunluğun veya rekabetçilik sorunlarının (kur seviyesi, maliyetler vb.) yansıması olabilir. Ayrıca sabit sermaye yatırım harcaması beklentilerindeki düşüş, sanayicinin uzun vadeli yeni yatırımlar konusunda hala “bekle-gör” modunda olduğunu ve finansman maliyetlerinin etkisinin sürdüğünü gösteriyor.
