İngiltere ekonomisi, 2026 yılına beklentilerin aksine durgun bir giriş yaptı. Tüketicilerin yaşam maliyetlerindeki artış sebebiyle dışarıda yemek yeme alışkanlıklarını kısıtlaması ve Orta Doğu’daki gerilimlerin enerji fiyatlarına yansıması, ülkedeki büyüme ivmesini tamamen durdurdu.
Ne Zaman ve Ne Oldu: 2026’ya Durgun Başlangıç
Resmî istatistiklere göre, 2026 yılının ocak ayında gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) yüzde 0 oranında büyüme kaydetti. Bir önceki ay olan aralıkta sağlanan yüzde 0,1’lik zayıf büyümenin ardından gelen bu sıfır noktası, ekonominin yılın en başında ivme kaybettiğini net bir şekilde ortaya koydu. İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) güncel ekonomik tabloyu “zayıf” kelimesiyle tanımlarken, piyasa analistleri açıklanan bu verileri yıl adına “hayal kırıklığı yaratan bir başlangıç” şeklinde değerlendirdi.
Neden: Hizmet ve Restoran Sektöründe Ciddi Daralma
Yılın ilk ayında ortaya çıkan bu ekonomik duraklamanın temelinde, bilhassa hizmet sektöründeki gözle görülür yavaşlama yatıyor. ONS’nin paylaştığı veriler doğrultusunda, hizmet alanının genelinde bir ilerleme görülmezken, yeme-içme faaliyetlerinde yüzde 2,7 oranında belirgin bir düşüş tespit edildi.
Uzmanlar, artan geçim sıkıntısı karşısında hane halkının restoran harcamalarını kısarak çok daha tedbirli bir tutum sergilemeye başladığını belirtiyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İngiltere Konaklama ve Yeme-İçme Sektörü Birliği Başkanı Kate Nicholls, senenin ilk aylarının sektör açısından daima zorlu bir periyot olduğuna dikkat çekerken, içinden geçilen mevcut ekonomik koşulların ticari işletmelerin üzerindeki yükü daha da ağırlaştırdığını ifade etti.
Nasıl Etkiledi: Savaş, Enerji ve Kredi Piyasalarındaki Çalkantı
Ekonomideki bu kırılganlık, Orta Doğu eksenindeki savaşın tetiklediği enerji şokuyla çok daha belirgin bir hal aldı. Özellikle İran’da yaşanan gerilimlerin ardından yükselen enerji maliyetleri; akaryakıt istasyonlarına ve ısınma giderlerine hızla yansıdı. Enerji piyasasını denetleyen kurum olan Ofgem’in yürürlüğe koyduğu fiyat tavanı uygulaması temmuz ayına kadar haneleri koruma altına alacak olsa da, maliyetlerdeki bu tırmanışın enflasyon oranları üzerinde yepyeni baskılar oluşturmasına kesin gözüyle bakılıyor.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer da duruma ilişkin yaptığı açıklamada, bölgedeki çatışmaların süresinin uzaması durumunda bunun İngiltere ekonomisi üstünde oldukça ciddi etkiler yaratabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Bu karmaşık tablo, İngiltere Merkez Bankası’nın atacağı adımlara yönelik beklentilerin de yön değiştirmesine neden oldu:
- İran merkezli kriz patlak vermeden önce mart ayında faiz indirimi bekleyen piyasa analistleri, artan enflasyon ve enerji riski sebebiyle artık faizlerin sabit bırakılacağı görüşüne yöneldi.
- Faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması, konut piyasasında anında etkisini gösterdi.
- Bankalar son günlerde yüzlerce mortgage (konut kredisi) teklifini piyasadan çekerken, ortalama konut kredisi faiz oranları geçtiğimiz ilkbahar ve yaz mevsiminden bu yana görülen en yüksek seviyelere tırmandı.
Kim Ne Bekliyor: Büyüme Tahminlerinde Düşüş
Yıla böylesine durgun bir adım atılması, genel büyüme projeksiyonlarının da aşağı yönlü revize edilmesine yol açtı. Hükümet adına bağımsız tahminler yürüten Bütçe Sorumluluk Ofisi (OBR), büyüme öngörülerini güncelleyerek beklentileri düşürdü.
| Kurum | Önceki Yıllık Büyüme Tahmini | Güncel Yıllık Büyüme Tahmini |
|---|---|---|
| Bütçe Sorumluluk Ofisi (OBR) | %1,4 | %1,1 |
Denetim ve danışmanlık devi KPMG’nin İngiltere Başekonomisti Yael Selfin, yakın vadede ekonomik büyümenin kısıtlı bir alanda kalabileceğine işaret etti. Selfin, enerji fiyatlarında yaşanan sert tırmanışın ekonomik hareketliliği daha fazla zayıflatma potansiyeli taşıdığını dile getirdi. Ayrıca Başekonomist, faiz oranlarının uzun bir süre yüksek kalmasının, hem şirketlerin yatırım iştahını hem de tüketicilerin harcama eğilimlerini baskılamaya devam edebileceğini vurguladı.

