Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin derin ve “çok yönlü yapısının”, iki ülkenin üçüncü ülkelerden gelebilecek her türlü baskıyla başarılı bir şekilde başa çıkmasını sağladığını açıkladı.
Bu açıklama, küresel arenada jeopolitik gerilimlerin arttığı ve uluslararası ilişkilerin sürekli yeniden şekillendiği bir dönemde, Moskova’nın Ankara ile olan bağlarına verdiği önemi ve bu ilişkilerin dayanıklılığını vurgulaması açısından dikkat çekti.
Peskov’un ifadeleri, Rusya-Türkiye hattında uzun süredir devam eden stratejik işbirliğinin ve karşılıklı anlayışın altını çiziyor. Özellikle Batılı ülkelerin Rusya’ya yönelik uyguladığı kapsamlı yaptırımlar ve genel olarak uluslararası arenada yaşanan kutuplaşmalar göz önüne alındığında, bu açıklama, iki ülkenin dış etkenlere rağmen ikili ilişkilerini bağımsız bir eksende sürdürme kararlılığını gösteriyor.
İlişkilerin Çok Yönlü Mimarisinin Gücü
Kremlin Sözcüsü’nün bahsettiği “çok yönlü yapı”, sadece siyasi ve diplomatik arenada değil, aynı zamanda ekonomik ve kültürel alanlarda da kendini gösteriyor. Bu çok katmanlı yapı, ikili ilişkileri dış müdahalelere karşı daha dirençli hale getiriyor:
- Enerji İşbirliği: Rusya, Türkiye’nin önemli bir enerji tedarikçisi konumunda. TürkAkım gibi projeler, iki ülke arasındaki enerji bağlarının stratejik derinliğini gösteriyor.
- Ticaret Hacmi: İki ülke arasındaki ticaret hacmi, belirli dönemlerde dalgalanmalar gösterse de, güçlü bir ekonomik entegrasyon potansiyeli taşıyor. Tarım ürünlerinden sanayi mallarına kadar geniş bir yelpazede ticaret devam ediyor.
- Turizm Sektörü: Rus turistler için Türkiye, önemli bir destinasyon. Bu durum, ekonomik ve kültürel bağların güçlenmesine katkı sağlıyor.
- Savunma ve Güvenlik: S-400 füze savunma sistemi alımı gibi adımlar, iki ülke arasındaki savunma işbirliğinin hassas doğasını ve stratejik boyutunu gözler önüne serdi.
- Bölgesel Meseleler: Suriye, Libya ve Karabağ gibi bölgesel konularda zaman zaman farklı yaklaşımlar sergilense de, diyalog kanalları genellikle açık tutuluyor ve belirli konularda mutabakat sağlanabiliyor.
Dış Baskılara Karşı Ortak Cephe
Peskov’un açıklamaları, özellikle ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya’ya yönelik politikaları çerçevesinde Türkiye’nin dengeleyici konumuna yönelik baskıların arttığı bir dönemde geldi. Türkiye, bir NATO üyesi olmasına rağmen, Rusya ile olan ilişkilerini tamamen koparmaktan veya üçüncü ülkelerin talepleri doğrultusunda şekillendirmekten kaçındığını gösterdi. Bu durum, Ankara’nın dış politikadaki bağımsız duruşunun bir yansıması olarak da okunabilir.
İkili İlişkilerdeki Pragmatik Yaklaşım
Moskova ve Ankara arasındaki ilişkiler, karşılıklı çıkar ve pragmatizm temelinde ilerliyor. Her iki ülke de, uluslararası sistemdeki değişikliklere adaptasyon kabiliyeti göstererek, ikili fayda sağlayacak alanlarda işbirliğini sürdürme eğiliminde. Bu, zaman zaman ortaya çıkan anlaşmazlıklara rağmen, temel işbirliği zeminini korumayı başarıyor.
Sonuç olarak, Kremlin’in bu açıklaması, Rusya-Türkiye ilişkilerinin mevcut jeopolitik konjonktürde ne kadar stratejik ve dirençli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. İki ülke, ortak çıkarlar doğrultusunda, dışarıdan gelebilecek müdahalelere karşı kendi ilişkiler hattını koruma kararlılığını sergilemeye devam ediyor.

