Yolcu Trafiği Temmuz’da %14,9 Arttı, Avrupa’nın Devlerini Geride Bıraktı
İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (İSG), Avrupa havacılık pazarında tarihi bir başarıya imza atarak, kıtanın en hızlı büyüyen havalimanı oldu. Avrupa Uluslararası Havalimanları Konseyi’nin (ACI EUROPE) yayımladığı prestijli Temmuz 2025 Hava Trafik Raporu’na göre, Sabiha Gökçen, yolcu trafiğini geçen yılın aynı dönemine göre %14,9 gibi dikkat çekici bir oranda artırarak, kendi kategorisindeki tüm rakiplerini geride bıraktı.
İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi (HEAŞ) tarafından yapılan açıklamada, bu başarının, yıllık 40 milyonun üzerinde yolcuya hizmet veren ve Avrupa’nın en büyük havalimanlarını içeren “Major Airports” kategorisinde elde edildiği vurgulandı.
HEAŞ’tan yapılan açıklamada, “Yıllık 40 milyonun üzerinde yolcuya hizmet veren “Major Airports” kategorisinde zirveye çıkan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, güçlü büyümesini sürdürerek Avrupa’da dikkat çeken bir başarıya imza attı,” denildi.
Bu gelişme, İstanbul’un sadece İstanbul Havalimanı ile değil, Sabiha Gökçen ile de küresel bir havacılık merkezi olma konumunu ne kadar pekiştirdiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Finans Hattı Yorum:
Sabiha Gökçen’in Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı olması, sadece bir istatistiki başarı değil, aynı zamanda Türkiye havacılık sektörünün ve İstanbul’un dinamizmini yansıtan son derece önemli bir ekonomik göstergedir.
1. “Düşük Maliyetli” (Low-Cost) Modelin Zaferi: Sabiha Gökçen’in bu başarısının arkasındaki en temel neden, havalimanının ana kullanıcıları olan Pegasus (PGSUS) ve AnadoluJet (THY’nin bir markası) gibi düşük maliyetli taşıyıcıların (LCC) agresif büyüme stratejisidir. Bu havayolları, pandemi sonrası dönemde artan seyahat talebini, daha uygun fiyatlı bilet seçenekleri sunarak yakalamayı başardı. Sabiha Gökçen’in büyümesi, büyük ölçüde bu modelin başarısıdır.
2. İstanbul’un Çift Kanatlı Uçuşu: Bu veri, İstanbul’un artık iki küresel havalimanıyla birlikte ne kadar güçlü bir havacılık merkezi haline geldiğini gösteriyor. İstanbul Havalimanı daha çok “tam hizmet” sunan bayrak taşıyıcılar ve küresel aktarmalar için bir “hub” görevi görürken, Sabiha Gökçen ise düşük maliyetli taşıyıcılar ve noktadan noktaya uçuşlar için bir merkez olarak konumlanıyor. Bu “çift kanatlı” yapı, İstanbul’un havacılık pazarının her segmentine hitap etmesini sağlayarak, şehrin toplam yolcu kapasitesini ve rekabet gücünü maksimize ediyor.
3. Turizm ve Ekonomi İçin Doğrudan Katkı: Bir havalimanının yolcu sayısındaki artış, o şehre ve ülkeye gelen turist sayısındaki artışın en net öncü göstergesidir. Sabiha Gökçen’deki bu %14,9’luk büyüme, Türkiye’ye yönelik turizm talebinin ne kadar canlı olduğunu ve bunun da ülkenin döviz gelirlerine ve cari dengesine doğrudan pozitif katkı sağladığını teyit etmektedir.
4. Borsa İstanbul Şirketleri İçin Anlamı:
Bu gelişme, Borsa İstanbul’da işlem gören ve operasyonlarının önemli bir kısmını Sabiha Gökçen’de yürüten şirketler için son derece pozitif bir haberdir.
-
Pegasus (PGSUS): Sabiha Gökçen’in ana üssü olan Pegasus, bu büyümeden en çok faydalanan havayolu şirketidir. Havalimanındaki yolcu artışı, doğrudan Pegasus’un yolcu sayılarına ve dolayısıyla ciro ve kârlılığına yansır.
-
Havalimanı İşletmecisi (ISG): Her ne kadar Sabiha Gökçen’in işletmecisi İSG, Malezyalı bir gruba ait olup borsada işlem görmese de, bu büyüme gelecekteki potansiyel bir halka arz için şirketin değerlemesini artıran bir unsurdur.
-
Yer Hizmetleri ve İkram (ÇELEBİ, DOCO, TGS): Havalimanındaki artan uçak ve yolcu trafiği, bu şirketlerin iş hacimlerini de doğru orantılı olarak artırır.
Sonuç olarak, Sabiha Gökçen’in bu başarısı, Türkiye havacılık sektörünün dinamizmini ve İstanbul’un küresel bir mega-hub olma yolundaki kararlı ilerleyişini bir kez daha kanıtlamıştır.
