Mevsimsel etkilerden arındırılmış oran %73,8’e çıkarak imalat sanayindeki toparlanma sinyallerini güçlendirdi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), imalat sanayinin üretim gücüne dair en önemli öncü göstergelerden biri olan Kapasite Kullanım Oranı (KKO) verilerini yayımladı. Verilere göre, sanayi sektöründeki kapasite kullanımı Eylül ayında bir önceki aya göre artış göstererek ekonomideki toparlanma eğilimini teyit etti.
Eylül 2025 Kapasite Kullanım Oranı Karnesi
| Gösterge | Eylül Ayı Değeri (%) | Önceki Ay (Ağustos) | Değişim (Puan) |
| Mevsimsel Arındırılmış KKO | 73,8 | 73,6 | +0,2 |
| Ham (Arındırılmamış) KKO | 74,0 | 73,5 | +0,5 |
TCMB’nin açıklamasına göre, piyasaların yakından takip ettiği mevsimsel etkilerden arındırılmış Kapasite Kullanım Oranı (KKO-MA), Eylül ayında bir önceki aya göre 0,2 puanlık bir artışla yüzde 73,8 seviyesinde gerçekleşti.
Mevsimsel etkilerden arındırılmamış (ham) Kapasite Kullanım Oranı ise bir önceki aya göre daha belirgin bir artış göstererek 0,5 puanlık bir yükselişle yüzde 74,0 seviyesine ulaştı.
Merkez Bankası’nın İktisadi Yönelim Anketi kapsamında, imalat sanayinde faaliyet gösteren 1821 iş yerinin yanıtlarıyla hazırlanan veriler, sanayi üretimindeki canlılığın sürdüğüne işaret etti.
Finans Hattı Yorumu:
Kapasite Kullanım Oranı’ndaki (KKO) bu artış, özellikle mevsimsellikten arındırılmış verideki yükseliş, Türk sanayisinin dayanıklılığını ve toparlanma gücünü gösteren son derece pozitif bir öncü göstergedir.
Bu verinin piyasalar için anlamı şudur:
-
Büyüme İçin Olumlu Sinyal: KKO’daki artış, genellikle sanayi üretim endeksindeki (aylık olarak açıklanır) artışın habercisidir. Sanayi üretimi de GSYH büyümesinin en önemli bileşenlerinden biridir. Bu veri, ekonominin üçüncü çeyrekte de büyümeye devam ettiğine dair ilk somut sinyallerden birini veriyor.
-
Talebin Canlılığı: Fabrikaların kurulu kapasitelerini daha yüksek bir oranda kullanıyor olması, hem iç hem de dış talebin canlı olduğunu gösterir. Bu durum, şirketlerin sipariş defterlerinin doluluğuna ve geleceğe yönelik üretim planlarına olumlu yansır.
-
Enflasyon ve Para Politikası Etkisi: Madalyonun bir de diğer yüzü var. Kapasite kullanım oranlarının artması, ekonominin “ısındığına” ve potansiyel enflasyonist baskıların devam ettiğine de işaret edebilir. Eğer oranlar %80’li seviyelere yaklaşırsa, bu durum Merkez Bankası’nın sıkı para politikasını daha uzun süre devam ettirmesi için bir gerekçe oluşturabilir. Ancak mevcut %73,8’lik seviye, henüz aşırı bir ısınmaya işaret etmiyor ve “kontrollü büyüme” patikasıyla uyumlu görünüyor.
Sonuç olarak, bu veri Borsa İstanbul’da işlem gören sanayi şirketleri (otomotiv, beyaz eşya, demir-çelik, çimento vb.) için pozitif bir haberdir ve ekonomideki “yumuşak iniş” senaryosunu desteklemektedir. Piyasa, bu veriyi ekonomik aktivitedeki gücün bir teyidi olarak olumlu fiyatlayacaktır.
