Yıllık bazda %2,2’lik sınırlı bir büyüme kaydedilse de, imalat sanayindeki daralmanın etkisiyle sanayi üretimi aylık bazda %0,8 düşüş yaşadı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim 2025 dönemine ilişkin Sanayi Üretim Endeksi verilerini açıkladı. Veriler, sanayi üretiminde yıllık bazda büyüme trendinin korunduğunu, ancak aylık bazda ekonomik aktivitede bir ivme kaybı yaşandığını ortaya koydu. Sanayi üretimi Ekim ayında, bir önceki aya göre %0,8 oranında azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre %2,2 artış kaydetti.
Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, yıllık bazdaki büyümeyi madencilik sektörü sırtladı. 2025 yılı Ekim ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi yıllık %9,4 artış gösterdi. Ekonominin lokomotifi olan imalat sanayi sektörü %1,9, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü ise %0,6 artışla daha sınırlı bir performans sergiledi.
Aylık bazdaki daralmada ise imalat ve enerji grupları etkili oldu. Madencilik ve taş ocakçılığı sektörü bir önceki aya göre %1,2 artarak pozitif ayrışmayı sürdürse de, imalat sanayi sektörü %0,9 azaldı. Benzer şekilde, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi de %1,2 oranında düşüş göstererek manşet veriyi aşağı çekti.
Finans Hattı Yorumu:
Ekim ayı sanayi üretim verileri, Türkiye ekonomisinde uygulanan sıkı para politikasının reel sektör üzerindeki soğutucu etkisinin, yılın son çeyreğinde daha hissedilir hale geldiğini gösteriyor. Yıllık %2,2’lik artış, üretimin durmadığını ancak potansiyelinin altında bir hızda seyrettiğini (“yumuşak iniş”) teyit ediyor. Ancak aylık bazda imalat sanayindeki %0,9’luk daralma, sanayicinin hem iç talepteki yavaşlama hem de ana ihracat pazarlarındaki durgunluk nedeniyle frene bastığının en net göstergesi.
Sanayi üretimi, GSYH (Büyüme) verisinin en önemli öncü göstergesidir. Ekim ayındaki bu negatif aylık seyir, 4. çeyrek büyüme rakamlarının beklentilerin altında kalabileceğine dair erken bir sinyal veriyor. Merkez Bankası açısından bu tablo, enflasyonla mücadele kapsamında talep koşullarının dengelendiğini gösterdiği için “makul” karşılanabilir; ancak imalat tarafındaki daralmanın sürekli hale gelmesi, istihdam ve yatırım iştahı üzerinde risk oluşturabilir. Piyasalar, bu veriyi ekonomik soğumanın teyidi olarak okuyacaktır.

