Çin, Endonezya, Malezya, Tayland ve Vietnam menşeli iplik ithalatında uygulanan damping önlemlerinin devamı için nihai gözden geçirme süreci resmen başladı.
Ticaret Bakanlığı, yerli tekstil sanayisinin en önemli ara mallarından biri olan polyester tekstüre iplik ithalatında haksız rekabeti önlemek amacıyla kritik bir adım attı. Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, Malezya, Tayland ve Vietnam menşeli 5402.33 gümrük tarife pozisyonundaki ürünlere yönelik nihai gözden geçirme soruşturması açıldı.
Sürecin fitilini ateşleyen gelişme, sektörün dev oyuncularının başvurusu oldu. Soruşturma, Korteks Mensucat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Borsa İstanbul’un sanayi devlerinden Sasa Polyester Sanayi A.Ş. (SASA) tarafından yapılan ve diğer yerli üreticilerin de desteklediği başvuru üzerine başlatıldı. Bakanlık tarafından yapılan incelemede, mevcut önlemlerin yürürlükten kalkması halinde damping ve zararın devam etmesi veya yeniden ortaya çıkmasının muhtemel olduğu sonucuna varıldı.
Halihazırda yürürlükte olan önlemler kapsamında Çin menşeli ürünlere ton başına 268 ila 351 ABD doları, Endonezya ürünlerine 48 ila 240 ABD doları, Malezya ürünlerine ise 276 ABD doları seviyesinde maktu vergiler uygulanıyor. Tayland ve Vietnam menşeli ithalatta ise CIF bedel üzerinden yüzde 6,88 ile yüzde 72,56 arasında değişen oranlarda dampinge karşı kesin önlemler bulunuyor. Soruşturma süresince bu mevcut vergilerin uygulanmasına devam edilecek.
Finans Hattı Yorumu:
Ticaret Bakanlığı’nın başlattığı bu soruşturma, özellikle başvur sahibi olan SASA Polyester ve Zorlu Holding bünyesindeki Korteks için stratejik bir koruma kalkanı niteliğinde. Asya kökenli üreticilerin, enerji ve işçilik maliyet avantajlarını kullanarak Türkiye pazarına düşük fiyatla (dampingli) ürün sokması, yerli üreticilerin pazar payını ve kâr marjlarını tehdit eden en büyük unsurlardan biri.
Mevcut önlemlerin gözden geçirilerek uzatılması ihtimali, SASA gibi yerli devlerin iç pazardaki fiyatlama gücünü korumasına ve rekabet avantajını sürdürmesine olanak tanıyacaktır. Soruşturma süresince vergilerin aynen devam edecek olması da belirsizliği ortadan kaldıran pozitif bir detay. Bu gelişme, şirketin ciro ve kârlılık projeksiyonlarında “ithal baskısı riskini” minimize eden bir faktör olarak değerlendirilmelidir.
