Yıllık 75 milyon dolar ciro katkısı beklenen Düşük Ergimeli Polyester Elyaf Tesisi devreye alındı; Adana-Seyhan yerleşkesindeki tüm yatırımlar tamamlandı.
Borsa İstanbul’un dev sanayi şirketi SASA Polyester, üretim kapasitesini ve ürün çeşitliliğini artıran stratejik bir yatırımını daha tamamladı. Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, 52.500 ton/yıl kapasiteli Düşük Ergimeli (Low-Melt) Polyester Elyaf Üretim Tesisi’nin tam kapasiteyle devreye alındığını ve ticari üretime başladığını duyurdu.
Bu tesis, SASA’nın bölgesel liderlik vizyonu açısından kritik bir önem taşıyor. Açıklamaya göre yeni fabrika, Avrupa ve Orta Doğu bölgesinde saf Low-Melt Polyester üretimi yapacak ilk tesis olma özelliğini taşıyor. Ayrıca tek hat üzerinde en büyük kapasiteye sahip olan tesiste, üretim teknolojisi sayesinde kalite ve maliyet avantajının en üst düzeyde olacağı belirtildi.
Yatırımın finansal tablolara etkisi de netleşti. Şirket, yeni tesisin yıllık ciroya katkısının 75 milyon ABD Doları olmasını bekliyor. SASA yönetimi ayrıca, bu tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte Adana-Seyhan yerleşkesinde planlanan tüm yatırımların hayata geçirildiğini ve devreye alındığını bildirdi.
Finans Hattı Yorumu:
SASA Polyester’in Low-Melt tesisini devreye alması, şirketin katma değerli ürün gamına geçiş stratejisinin somut bir meyvesidir. “Avrupa ve Orta Doğu’da ilk olma” özelliği, SASA’ya bu niş pazarda fiyat belirleyici bir güç ve rekabet avantajı sağlayacaktır. Yıllık 75 milyon dolarlık ciro katkısı, özellikle döviz bazlı gelir akışını güçlendirmesi bakımından bilançoyu destekleyici niteliktedir.
Ancak yatırımcılar için bu açıklamanın en kritik cümlesi, “Adana-Seyhan yerleşkesindeki tüm yatırımların tamamlanmış olmasıdır”. Bu ifade, şirketin yoğun yatırım (CAPEX) döneminin bu kampüs özelinde sona erdiğini ve artık “yatırım harcaması” fazından “nakit yaratma” (Cash Cow) fazına geçildiğini işaret ediyor. Yatırımların bitmesi, amortisman giderleri devam etse de, nakit akışının güçlenmesine ve şirketin diğer mega projelerine (Yumurtalık vb.) veya borç azaltımına odaklanmasına olanak tanıyacaktır. Bu durum, SASA hisseleri üzerindeki “yatırım finansmanı baskısını” hafifleten pozitif bir gelişmedir.

