Amaç Uzun Vadeli ve Uygun Maliyetli Kaynak Sağlamak, Yabancı Yatırımcı İştahı Test Edilecek
Türkiye sanayisinin devlerinden SASA Polyester Sanayi A.Ş. (SASA), büyüme ve yatırım planlarını finanse etmek amacıyla uluslararası sermaye piyasalarında dev bir adım atmaya hazırlanıyor. Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, yurt dışında yerleşik yatırımcılara yönelik, 5 yıl vadeli ve 500 milyon Euro nominal değere kadar Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT / Convertible Bond) ihraç edilmesine karar verdiğini duyurdu.
Bu hamle, SASA’nın son yıllardaki en büyük yurt dışı borçlanma operasyonlarından biri olma potansiyeli taşırken, aynı zamanda şirketin uluslararası yatırımcılar nezdindeki kredibilitesini ve yatırım iştahını da test edecek kritik bir sınav niteliğinde olacak.
Paya dönüştürülebilir tahviller, yatırımcısına vade sonunda anaparasını faiziyle birlikte geri alma veya belirlenen bir fiyattan şirket hissesine dönüştürme hakkı tanıyan hibrit bir finansman enstrümanı olarak biliniyor.
Finans Hattı Yorum:
SASA’nın standart bir Eurobond yerine, daha sofistike bir enstrüman olan Paya Dönüştürülebilir Tahvil (PDT) ihraç etme kararı, şirketin finansman stratejisi ve gelecek vizyonu hakkında piyasalara çok önemli mesajlar veriyor.
1. “Akıllı Finansman”: Neden Standart Borçlanma Değil de PDT?
PDT ihracı, şirketler için birkaç önemli avantaj sunan “akıllı” bir finansman yöntemidir:
-
Daha Düşük Faiz Maliyeti: PDT’ler, yatırımcısına gelecekte hisse senedine dönüşme “opsiyonu” sunduğu için, standart tahvillere (Eurobond’lara) göre daha düşük bir faiz (kupon) oranıyla ihraç edilirler. Bu, SASA’nın borçlanma maliyetini önemli ölçüde düşüreceği anlamına gelir.
-
Gelecekteki Özkaynak Artışı: Eğer vade sonunda SASA’nın hisse fiyatı, tahvilde belirlenen dönüşüm fiyatının üzerine çıkarsa, yatırımcılar tahvillerini hisseye dönüştürmeyi tercih ederler. Bu durumda, SASA’nın borcu silinir ve bunun yerine şirketin özkaynakları artar. Yani, bugünün borcu, yarının sermayesine dönüşür. Bu, bilançoyu güçlendiren bir etkidir.
-
Uluslararası Ortaklık Potansiyeli: Bu tür ihraçlara genellikle stratejik ve uzun vadeli düşünen küresel fonlar ilgi gösterir. Tahvillerin hisseye dönüşmesi durumunda, SASA’nın ortaklık yapısına yeni ve güçlü uluslararası kurumsal yatırımcılar dahil olmuş olur.
2. 500 Milyon Euro’luk Kaynak Nerede Kullanılacak?
Bu devasa kaynağın, büyük olasılıkla şirketin Adana Yumurtalık’ta planladığı ve Türkiye’nin en büyük sanayi yatırımlarından biri olacak olan petrokimya ve rafineri tesisi projesinin finansmanında kullanılması beklenmektedir. Bu ihraç, bu dev yatırımın sadece bir vizyon olmadığını, finansman bacağının da somut adımlarla oluşturulmaya başlandığını gösterir.
3. Yatırımcı İçin Anlamı: “Büyüme Hikayesine Güven”
Bir şirketin PDT ihraç edebilmesi, uluslararası yatırımcıların sadece şirketin borcunu geri ödeme kapasitesine değil, aynı zamanda hisse senedinin gelecekteki performansına ve büyüme hikayesine de güvendiğinin en net işaretidir. Çünkü yatırımcı, gelecekte hissenin değerleneceği beklentisiyle bugün daha düşük bir faize razı olmaktadır. Bu ihraç sürecinin başarısı ve yatırımcılardan göreceği talep, SASA’nın (SASA) uluslararası alandaki algısı ve kredibilitesi için önemli bir test olacaktır.
4. Olası Risk: “Hisse Seyrelmesi” (Dilution)
Madalyonun diğer yüzünde ise, mevcut hissedarlar için bir “seyrelme” riski bulunmaktadır. Eğer vade sonunda tahviller hisseye dönüşürse, piyasadaki toplam hisse senedi sayısı artacağı için mevcut hissedarların şirketteki ortaklık oranı bir miktar düşecektir. Ancak bu etkinin, şirketin bu yeni kaynakla yaratacağı büyüme ve değer artışıyla dengelenmesi beklenir.
Sonuç olarak, SASA’nın bu hamlesi, şirketin sadece üretimde değil, aynı zamanda finansal mühendislikte de ne kadar sofistike ve küresel bir oyuncu haline geldiğini gösteren, son derece stratejik ve vizyoner bir adımdır.

