Orta Doğu’da son dönemde tırmanan gerilim ve sıcak çatışma ortamı, küresel piyasalarda ciddi bir sarsıntıya yol açarken, Türkiye gibi enerji ve tarımsal girdilerde dışa bağımlı ülkeler için risk seviyesini yükseltiyor. Petrol fiyatlarındaki ani tırmanış ve Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gerginlikler, tarım ve gıda sektöründeki maliyet baskısını derinleştiriyor. Bu durum, üretimden ihracat aşamasına kadar tüm tedarik zincirinin kırılganlığını artırıyor.
Enerji Fiyatlarındaki Dalgalanma Tarlaya Yansıyor
Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, bölgedeki savaşın etkilerinin sadece enerjiyle sınırlı kalmadığını ifade etti. Matlı, “Orta Doğu’daki savaş ortamı, petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden sanayiye; gübre, yem, lojistik ve navlun maliyetleri üzerinden de tarım ve gıda sektörüne yansıyor. Türkiye, ithalat ağırlıklı girdi yapısı nedeniyle bu tür jeopolitik kırılmalara karşı daha hassas bir konumda” değerlendirmesinde bulundu.
Enerji piyasalarındaki istikrarsızlığın doğrudan üretim maliyetlerine sirayet ettiğini belirten Matlı, “Bugün enerjide yaşanan her dalgalanma, yarın tarlada maliyet, hasatta verim kaybı ve tezgâhta fiyat artışı olarak karşımıza çıkabiliyor” dedi.
Kritik Maliyetlerdeki Değişim Tablosu
Küresel gelişmelerin enerji ve tarım girdileri üzerindeki somut etkileri şu şekilde izleniyor:
| Girdi Kalemi / Gösterge | Değişim / Mevcut Durum |
|---|---|
| Petrol Fiyatları (Varil) | 70 Dolar’dan 100 Dolar üzerine çıktı |
| Gübre Fiyatları Artış Oranı | %20 – %25 |
| Akaryakıt Fiyat Seviyesi | 70 TL civarı |
| Kritik Hammaddeler | Üre ve Amonyak tedarik riski |
Hürmüz Boğazı’ndaki Riskler ve Lojistik Baskı
Gaziantep Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, ABD–İsrail–İran hattındaki gelişmelerin küresel ekonomiyi enerji piyasaları kanalıyla sarstığını söyledi. Hürmüz Boğazı’ndaki durumun belirleyici bir faktör olduğuna değinen Tiryakioğlu, petrol fiyatlarının kısa sürede 70 dolar seviyelerinden 100 doların üzerine tırmandığını hatırlattı. Tiryakioğlu, “Enerjiye bağlı maliyet unsurlarındaki bu yükseliş, başta tarımsal üretim olmak üzere lojistik, tedarik ve genel üretim maliyetleri üzerinde doğrudan etkili oluyor” ifadelerini kullandı.
Tarımsal üretimin karmaşık bir değişken yapısına sahip olduğunu vurgulayan Tiryakioğlu, küresel çaptaki bu hareketliliğin üretimden tüketime kadar olan tüm süreçte yeni dengeler oluşmasına yol açtığını belirtti.
Gübre Tedarikinde Hammadde Sıkıntısı
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin sadece petrolü değil, gübre üretimini de vurduğunu kaydeden Özer Matlı, üre ve amonyak gibi stratejik hammaddelere erişimin zorlaştığını dile getirdi. Bu durumun gübre fiyatlarında yüzde 20-25 oranında bir artışa neden olduğunu belirten Matlı, akaryakıtın 70 lira bandında seyretmesinin de çiftçilerin maliyet yükünü ağırlaştırdığını söyledi.
Gaziantep Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise enerji maliyetlerindeki artışın tarımı doğrudan etkilediğini savunarak, “Enerji maliyetlerindeki gelişmeler, tarımsal üretimden lojistiğe kadar tüm süreci doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle üretimin sürdürülebilirliği açısından tarım sektörünün desteklenmesi büyük önem taşımaktadır” dedi. Akıncı, tarladan sofraya kadar uzanan zincirdeki olumsuz etkilerin azaltılması için üreticilere verilen desteklerin güçlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Gelecek Dönemde Risk Yönetimi Stratejisi
Sektör temsilcileri, mevcut durumun geçici bir dalgalanma olmanın ötesine geçtiğini savunuyor. Önümüzdeki süreçte girdi tedarik güvenliği, maliyet yönetimi ve pazar çeşitliliğinin en önemli gündem maddeleri olacağı vurgulanıyor.
Özer Matlı, “Artık ‘bekle-gör’ yaklaşımının değil, ‘erken önlem al, kaynağı çeşitlendir, riski dağıt’ anlayışının zorunlu hale geldiği bir dönemdeyiz” derken; Ahmet Tiryakioğlu sürecin sağduyu ve koordinasyonla yönetilmesi gerektiğini belirtti. Artan belirsizlikler karşısında üretimin devamlılığı için kamu ve özel sektörün iş birliği yapmasının elzem olduğu ifade ediliyor.

