Güney Kore’nin başkenti Seoul, 50 farklı ülkeden gelen 60 medya profesyonelini World Journalists Conference 2026 kapsamında ağırladı. Türkiye’den Dünya Gazetesi’nin katılım sağladığı bu küresel buluşmada; medya güveni, demokrasi ve yapay zekânın gazetecilik mesleği üzerindeki kapsamlı etkileri tartışıldı. Jeopolitik gerilimlerin arttığı ve bilgi kirliliğinin yayıldığı bir dönemde gerçekleşen konferansta, yapay zekânın operasyonel hızı artırmasına rağmen, sahadaki doğrulama ve güven inşasının ancak insan eliyle mümkün olabileceği sonucuna varıldı.
Küresel Belirsizlikler Karşısında Gazeteciliğin Misyonu
Konferansın açılış kürsüsünde söz alan Kore Gazeteciler Birliği Başkanı Park Jong Hyun, dünya genelindeki belirsiz ortamda haberciliğin her zamankinden daha kritik bir noktada olduğunu ifade etti. Özellikle İran merkezli çatışmaların dünya üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Park, nefret söylemi ve dezenformasyonun demokratik yapıları tehdit ettiğini belirtti. Gazeteciliğin toplumsal bir ışık olması gerektiğini savunan Park, “Haber bir işarettir ve gerçek ışıktır. Bu ışık mutlaka insanlara yönelmelidir” dedi.
Park, gazetecilerin sadece bilgi aktarmadığını, aynı zamanda topluma umut aşıladığını vurgulayarak, “Farklı kültürlerde yaşıyor olabiliriz ancak gerçeğe bağlılık ve barış ortak paydamızdır” ifadesini kullandı. Kore Ulusal Meclis Başkanı Woo Won Shik ise etkinliğin ülkeler arası bir sivil diplomasi köprüsü kurduğunu belirterek, “Bu platform, küresel sorunlara ortak çözümler geliştirilmesine katkı sağlıyor” açıklamasında bulundu.
Medya Güveni ve “Bilgi Bolluğu Paradoksu”
Etkinliğin ilk oturumunda, dijitalleşme ile birlikte sarsılan medya güveni ele alındı. Almanya’dan RedaktionsNetzwerk Deutschland (RND) temsilcisi Felix Lil, genç neslin haber alma alışkanlıklarının sosyal medyaya kaymasının getirdiği risklere ve yapay zekânın oluşturduğu büyük sınamaya dikkat çekti. Tayland merkezli Daily News Dış Haberler Müdürü Pattraporn Paibulsin ise bilgiye erişimin kolaylaşmasına rağmen doğruluğun azaldığına değinerek, güven kaybının demokratik tartışma zeminini zayıflattığını dile getirdi.
Haber Odalarında Yapay Zekâ Devrimi ve İnsan Faktörü
İkinci panelde, teknolojik dönüşümün somut örnekleri paylaşıldı. Çin’in Xinhua Haber Ajansı’ndan Sosyal Medya Masası Direktörü Kaijun Zheng, kurum bünyesinde 230’dan fazla yapay zekâ aracının aktif olarak kullanıldığını açıkladı. AI’nın teknik yükleri hafiflettiğini ancak insani duyguların yerini tutamayacağını belirten Zheng, “Yapay zekâ bazı ağır işleri üzerimizden alıyor ve yalnızca insanın yapabileceği işlere odaklanmamıza imkân tanıyor” dedi. Zheng, teknolojinin sınırlarını şu çarpıcı sözle özetledi: “Yapay zekâ veriyi işler, ancak bir çatışma bölgesindeki korkunun soğuk terini hissedemez.”
Seoul Economic Daily’den Woo Seung Ho, “AI LINK” sistemiyle elde ettikleri verimliliği rakamlarla paylaştı. Ho, “Bir yılda 16.500’den fazla yapay zekâ destekli içerik ürettik ve sıfır hata vakası gördük” bilgisini verirken, asıl önemli olanın editoryal denetim olduğunu vurguladı. Ho’ya göre, “Teknoloji erişimi artırır. Ama yargının yerini alamaz. Yapay zekâ tarafından üretilen içeriğin her yerde olduğu bir çağda, en kıt kaynak bilgi değildir. Güvendir.”
Yapay Zekâ Kullanımında Verimlilik ve Etik Sınırlar
| Kurum / Gazeteci | Yapay Zekâ Kullanımı / Veri | Vurgulanan Temel Görüş |
|---|---|---|
| Xinhua Haber Ajansı | 230’dan fazla aktif araç | Duygu ve saha tecrübesi ikame edilemez. |
| Seoul Economic Daily | Yılda 16.500+ içerik (0 hata) | En önemli kaynak bilgi değil, güvendir. |
| Newsweek Polska | Editoryal disiplin odağı | AI süreci hızlandırır, sorumluluk gazetecidedir. |
Newsweek Polska’dan Renata Ewa Kim ise yapay zekânın hız sağlamasına karşın şeffaflık ve teyit mekanizmalarının vazgeçilmez olduğunu hatırlattı. Kim, “Yapay zekâdan gelen her bilgi teyit edilene kadar doğrulanmış kabul edilmez” diyerek, nihai editoryal kararın her zaman insanda kalması gerektiğini savundu. Kim ayrıca, “Yapay zekâ süreci hızlandırır, ancak nihai karar ve sorumluluk gazetecinindir” diyerek mesleki etiğin önemine vurgu yaptı.
Konferans boyunca katılımcılar, teknolojinin bir araç olduğu ve gazeteciliğin özündeki hesap sorma, kaynak oluşturma ve gerçeği sahada doğrulama yetilerinin korunması gerektiği konusunda fikir birliğine vardı.












