Almanya’da düzenlenen prestijli Münih Güvenlik Konferansı’na katılan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, konferans marjında gerçekleştirdiği temaslarda ülkesinin yeniden inşası ve mültecilerin geri dönüş süreci hakkında kritik değerlendirmelerde bulundu. Şeybani, vatandaşların geri dönüş hakkının saklı olduğunu vurgulamakla birlikte, bu sürecin plansız değil, sürdürülebilir bir yapıda gerçekleşmesi gerektiğinin altını çizdi.
Mevcut Durum ve Yönetimsel Zorluklar
Konferans kapsamındaki yan görüşmelerde Suriye halkının bütünlüğü ve ülkenin yeniden imarı konularına değinen Bakan Şeybani, devletin karşı karşıya olduğu zorlukları açık yüreklilikle dile getirdi. Çökmüş rejimden devralınan kötü yönetim mirasının yarattığı sorunlarla mücadele ettiklerini belirten Şeybani, şu ifadeleri kullandı:
“Devletin çökmüş rejimden devraldığı kötü idareden kaynaklanan sorunlarla karşı karşıyayız. Suriye halkı, içeridekiler ve dışarıdakiler arasında bölünmüş durumda; insani ve altyapı alanlarında önemli sıkıntılar yaşıyoruz.”
Hükümetin en büyük dayanağının Suriye halkı olduğunu vurgulayan Bakan, “Halkımız büyük irade ve azme sahip. Bölgedeki deneyimlerden, doğru veya yanlış olsun, ders çıkarıyoruz” diyerek toplumsal dirence dikkat çekti.
Geri Dönüş İstatistikleri ve Strateji
Şeybani, Suriyelilerin ülkelerine duygusal veya kaotik bir şekilde dönmelerini arzu etmediklerini, sürecin ülke menfaatine uygun yönetilmesi gerektiğini belirtti. Birleşmiş Milletler (BM) verileri ile Şam yönetiminin tahminlerini karşılaştıran Bakan, Esad rejiminin devrilmesi sonrasındaki tabloyu şöyle özetledi:
| Veri Kaynağı | Geri Dönen Suriyeli Sayısı |
|---|---|
| Birleşmiş Milletler (BM) | 1,2 Milyon |
| Şam Yönetimi Tahmini | 1,2 Milyonun biraz üzerinde |
Bakan Şeybani, geri dönüş politikasıyla ilgili temel ilkeyi ise şu sözlerle açıkladı: “Hiçbir Suriyeli vatandaşın ülkesine dönme hakkı engellenemez, ancak dönüşlerin sürdürülebilir ve ülke için faydalı olacağından emin olmalıyız. Geri dönenlerin Suriye’nin yeniden inşasına katkı sağlayacağından emin olmalıyız.”
Yaptırımlar ve Yeniden İnşa Süreci
Konuşmasında, ABD tarafından devrik lider Beşar Esad döneminde uygulamaya konulan yaptırımların kaldırılması konusuna da değinen Şeybani, bu adımın tek başına yeterli olmadığını savundu. Bakanın konuya ilişkin yaklaşımı şu şekilde oldu:
- Yaptırımların Anlamı: “Yaptırımların kaldırılması yalnızca kapıyı aralamak anlamına gelir. Bu, ülkenin yeniden inşası ve sürecin tamamı değildir.”
- Uluslararası İşbirliği: “Suriye’yi dünyaya yeniden tanıtmaya çalıştık, Suriye işbirliği yapmak ve herkesle çalışmak istiyor.”
Ülke genelinde halen çok sayıda iç göçmen kampının bulunduğunu hatırlatan Şeybani, milyonlarca insanın yerinden edildiğini, birçok şehir ve köyün ise yıkılmış durumda olduğunu vurguladı.
Gelecek Vizyonu ve İç Politika
Son dönemde Suveyda ve diğer bölgelerde yaşanan olaylara ilişkin hükümetin sorumluluktan kaçmadığını belirten Şeybani, ulusal çıkarların her şeyin üzerinde olduğunu ifade etti. Suriye’deki çeşitliliği bir güç kaynağı olarak nitelendiren Bakan, “Üzerinde hemfikir olduğumuz çıkarlarımız var. Bunlar arasında Suriye topraklarının birliği ve bütünlüğü bulunuyor. Yasal çerçevede çalışıyoruz ve bu yol, bir siyasi kültür gerektiriyor” dedi.
Şeybani, sözlerini ülkeyi kalkındırma konusundaki kararlılıklarını vurgulayarak tamamladı: “Halkımıza en iyisini sunmak için çaba gösteriyoruz. Yorulmayacağız, bıkmayacağız, halkımızla birlikte arzuladığımız Suriye’yi inşa edene kadar gece gündüz çalışacağız.”

