Dünya genelinde sanayi üretimi, doğal kaynakların kendisini yenileme kapasitesinin üzerinde bir hammadde talebiyle karşı karşıya kalırken, Türkiye bu süreçte stratejik bir hamle yaptı. Emine Erdoğan’ın öncülüğünde hayata geçirilen Sıfır Atık Hareketi, atığı bir yük olmaktan çıkarıp ekonomiye kazandırılan değerli bir girdi haline dönüştürdü. 2017 yılından 2025’in sonuna kadar uzanan dönemde, lisanslı tesisler aracılığıyla sanayiye geri kazandırılan 90 milyon ton atık, ülke ekonomisine toplamda 365 milyar TL’lik net bir katkı sundu.
Atık Yönetimiyle Gelen Dev Tasarruf
Sıfır atık vizyonuyla elde edilen ekonomik verimlilik yalnızca hammaddeyle sınırlı kalmadı. Geri dönüşüm süreçleri sayesinde sağlanan 270 milyar kilovatsaatlik enerji tasarrufu, Türkiye’nin enerji ithalatı yükünü doğrudan hafifleten bir faktör oldu. Bununla birlikte, operasyonlar kapsamında korunan 2 trilyon litrelik su kaynağı, İstanbul gibi metropollerin yaklaşık iki yıllık su ihtiyacının karşılanması anlamına geliyor.
Geri Kazanılan Atık Miktarları (2017-2025)
| Atık Türü | Miktar (Milyon Ton) |
|---|---|
| Kâğıt ve Karton | 36,1 |
| Plastik | 10,2 |
| Metal | 9,6 |
| Cam | 3,5 |
| Toplam Geri Kazanım | 90,0 |
Depozito Yönetim Sistemi ve Yeni Düzenlemeler
Döngüsel ekonomi modelinin temel taşlarından biri olan Depozito Yönetim Sistemi (DYS), Ocak 2025’te devreye giren pilot uygulamanın ardından 53 şehirde aktif hale getirildi. Kurulan 834 iade noktası üzerinden sisteme dâhil edilen 12,5 milyon ambalaj, atıkların kaynağında ayrıştırılmasını standart bir yapıya kavuşturuyor. Türkiye Çevre Ajansı tarafından paylaşılan verilere göre, yıllık 25 milyar ambalajın bu döngüye girmesiyle birlikte ekonomiye her yıl 5,8 milyar TL tutarında doğrudan hammadde geliri sağlanması hedefleniyor.
Diğer yandan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağıyla tek kullanımlık plastiklerin piyasaya arzına kısıtlama getirilmesi planlanıyor. Bu düzenleme hayata geçtiğinde, yıllık 1,5 milyon ton karbondioksite eşdeğer emisyonun önüne geçilirken, atık yönetim maliyetlerinde 1,5 milyar liralık tasarruf elde edilecek.
Gıda İsrafı ile Küresel Mücadele
30 Mart Sıfır Atık Günü etkinlikleri kapsamında değerlendirmelerde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, bu yılki odağın gıda israfı olduğunu vurguladı. Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Bugün dünyada 673 milyon insan, açlıkla mücadele ediyor. 2 milyardan fazla insan, yeterli ve dengeli beslenemiyor. Her 12 kişiden biri, kronik açlık riski altında yaşamını sürdürüyor. Bu nedenle istedik ki çöpe attığımız her yiyeceğin ardında oluşan zincirleme etkileri fark edelim. Ve bu gidişata hep birlikte ‘dur’ diyelim. Böylece Afrika’da, Asya’da, Gazze’de ve birçok coğrafyada, açlıkla ölüm arasındaki o korkunç sınırda yaşayan kardeşlerimizin yanında yer alabileyim. Ne acıdır ki dünyada 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yaklaşık yarısı açlıktan kaynaklanıyor. Nice çocuk büyüyemeden, güzel bir gün göremeden hayata veda ediyor. Halbuki küresel ölçekte israf edilen gıdanın sadece dörtte birini kurtarabilsek dünyadaki açlığa son verebiliriz.”
Türkiye özelinde her yıl 26 milyon ton gıdanın çöpe gitmesi; su, enerji ve işgücü gibi tarımsal maliyetlerin de yitirilmesi anlamına geliyor. Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş da gıda israfının ağır bir ekonomik kayıp oluşturduğunu belirterek, “Mevcut israfı sadece yüzde 20 oranında azaltabilirsek, dünyadaki açlık krizini bitirebiliriz” açıklamasında bulundu.
2053 Vizyonu ve Yeşil Sanayileşme
OECD Çevre Direktörü De Bourbon de Parme, Türkiye’nin kentsel atık miktarında OECD ortalamasının altında kaldığını belirterek, Türkiye’nin bu alandaki ilerlemesinin COP31 gibi uluslararası platformlarda yeşil sanayileşmeyi gündemin üst sıralarına taşıdığını ifade etti. Projenin ikinci aşamasında ise atığın oluşmadan engellenmesi için “eko-tasarım” stratejileri ön plana çıkıyor.
Stratejik Hedefler ve Mavi Sermaye
- Yüzde 70 Geri Kazanım Hedefi: 2017’de %13 olan geri kazanım oranının 2053 yılında %70’e ulaştırılması ve hammadde ithalat bağımlılığının %25 oranında düşürülmesi amaçlanıyor.
- Endüstriyel Simbiyoz: OSB’lerde bir fabrikanın atığının diğerinin hammaddesi olması sağlanarak tam kaynak verimliliği hedefleniyor.
- Yeşil İstihdam: 2030 yılına kadar döngüsel ekonomi kapsamında tamir, yenileme ve geri dönüşüm alanlarında 100 bin yeni “yeşil yakalı” istihdamı öngörülüyor.
- Sıfır Atık Mavi: Denizlerden temizlenen 325 bin tondan fazla çöp ve ulaşılan 577 mavi bayraklı plaj sayısı ile Türkiye dünya üçüncülüğüne yerleşerek turizm gelirlerini güvence altına alıyor.

