Türkiye Sigorta Birliği (TSB), sektörün 2025 yılı performansını mercek altına alan kapsamlı çalışması “Sigortacılıkta Gerçek Ölçek: Tekil Sigortalı Analizi”ni kamuoyu ile paylaştı. Sektörün başarısının sadece kesilen poliçe sayısıyla değil, kaç farklı bireyin sürdürülebilir bir güvenceye kavuştuğuyla ölçülmesi gerektiğine dikkat çeken rapor, sigorta tabanının korunduğunu ve genişlediğini gözler önüne serdi.
Sektörün yılsonu performansının sadece poliçe üretimindeki artışla sınırlı kalmadığını belirten TSB, mevcut müşteri portföyünün de genişleyen bir yapıya dönüştüğünü vurguladı. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) verilerine dayanan rapora göre, 2025 yılı kapanışında sigorta güvencesi altındaki toplam tekil sigortalı sayısı 34,7 milyon olarak kayıtlara geçti.
Tekil Sigortalı Verileri Neyi İfade Ediyor?
Paylaşılan verilere göre, sadece Aralık ayında toplam 8,3 milyon tekil sigortalı ile etkileşim sağlandı. Kasım ayından Aralık ayına geçiş sürecinde ise aylık bazda sisteme dahil olan tekil sigortalı sayısında 1,5 milyon kişilik bir artış gözlemlendi. Bu veriler, yaşanan artışın yılsonuna özgü geçici bir üretim hareketliliği olmaktan öte, sektörün “satış odaklı” yaklaşımdan “süreklilik ve güven” esaslı bir modele evrildiğini kanıtlar nitelikte.
| Veri Kategorisi | İstatistiksel Değer |
|---|---|
| Toplam Tekil Sigortalı Sayısı (2025 Sonu) | 34,7 Milyon |
| Hayat Branşı Tekil Sigortalı Sayısı | 15,6 Milyon |
| Aralık Ayı Temas Edilen Sigortalı | 8,3 Milyon |
| Kasım-Aralık Artışı | 1,5 Milyon |
Branş Bazında Gelişim: Hayat ve Hayat Dışı Dengesi
Analiz sonuçları, hayat dışı branşların vatandaşların günlük yaşamına çok daha güçlü bir şekilde entegre olduğunu ortaya koyuyor. Trafik sigortası sektörün ana temas noktası olma özelliğini korurken, onu takip eden güçlü ikinci halkayı sağlık ve kasko branşları oluşturuyor. Sektördeki ürün çeşitliliği ve farkındalık artışı ise şu alanlarda kendini gösteriyor:
- Günlük Yaşama Entegre Ürünler: Elektronik cihaz, ferdi kaza ve seyahat sağlık sigortaları.
- Farkındalık Artışı Sinyalleri: Siber risk ve makine kırılması sigortaları.
Hayat sigortaları tarafında ise nicelikten ziyade sürdürülebilirlik ve uzun vadeli güven ilişkisi ön planda tutuluyor. Toplam 15,6 milyon aktif tekil sigortalının bulunduğu hayat branşında, ferdi kaza ürünleriyle beraber koruma kalkanının genişlediği belirtiliyor. Bu durum, hayat sigortalarının sektör tabanının derinleşmesinde ana kolonlardan biri olduğunu gösteriyor.
Sektör Yöneticilerinin 2026 Beklentileri Neler?
TSB, 2025 yılının son ayında sektörün nabzını tutmak amacıyla 81 üst düzey yöneticinin katılımıyla “Sigorta Sektörü Üst Yönetici Beklenti Anketi”ni gerçekleştirdi. Anket sonuçları, yöneticilerin 2026 yılı için zorlu makroekonomik şartlara rağmen reel büyüme potansiyeline inandığını gösteriyor. Yöneticilerin büyük çoğunluğu, mevcut ekonomik koşulların sektör üzerinde belirgin bir baskı oluşturmayacağı görüşünde.
Riskler ve Fırsatlar
Büyüme beklentisi korunmakla birlikte, 2026 yılında kârlılığı ve gelişimi zorlayabilecek iki temel risk unsuru dikkat çekiyor:
- Faiz Oranları: Özellikle hayat dışı branşlarda fiyatlama ve teknik kâr üzerinde belirleyici olacak.
- Enflasyon: Hayat ve emeklilik branşlarında maliyetler ve birikim değerleri açısından kritik bir risk faktörü olarak görülüyor.
TSB Başkanı Uğur Gülen, konuya ilişkin değerlendirmesinde, sektörün belirsizliklere karşı temkinli duruşunu koruduğunu ancak büyüme potansiyelinden ödün vermediğini belirtti. Gülen, şu ifadeleri kullandı:
“2026 yılında verimlilik, doğru fiyatlama ve regülasyonlara uyum kabiliyeti, sürdürülebilir kârlılığın anahtarı olacak.”
Sektör, müşteri kazanımının ötesinde mevcut portföyü koruma ve güven inşa etme misyonuyla 2026 yılına hazırlanıyor.

