Uluslararası kredi derecelendirme devi S&P Global Ratings, Orta Doğu coğrafyasında tırmanan gerilimin, gelişen piyasalarda son dönemde gözlemlenen kredi notu iyileşme trendini sekteye uğratabileceği konusunda uyardı. Kurum, bölgedeki çatışma ortamının sürmesi durumunda, son yıllardaki pozitif not hareketlerinin yerini yeniden indirimlere bırakabileceğine dikkat çekiyor.
Çatışmaların Kredi Notu Görünümüne Etkisi
Bloomberg’in raporuna göre, S&P Global Ratings Direktörü Ravi Bhatia, İran odaklı askeri ve siyasi gerginliklerin uzun vadeye yayılması durumunda, kredi notu dengelerinin aşağı yönlü bir seyir izleyebileceğini ifade etti. Özellikle enerji ithalatına bağımlı olan gelişmekte olan ekonomiler, yükselen petrol fiyatlarının getirdiği ekonomik yükü çok daha belirgin bir şekilde hissediyor.
Türkiye, Hindistan ve Kenya gibi ülkeler, artan enerji maliyetleri nedeniyle enflasyon ve cari açık baskısıyla karşı karşıya kalırken; enerji ihraç eden ülkeler ise küresel büyümedeki yavaşlama, turizm sektöründeki daralma ve finansal piyasalardaki oynaklık gibi dolaylı risklerle mücadele ediyor.
Ekonomik Risklerin Karşılaştırılması
Orta Doğu’daki gerilimin farklı ülke grupları üzerindeki etkileri şu şekilde özetlenebilir:
| Ülke Grubu | Temel Risk Faktörleri | Örnek Ülkeler |
|---|---|---|
| Enerji İthalatçıları | Yüksek enflasyon, cari denge bozulması, artan maliyetler | Türkiye, Hindistan, Kenya |
| Enerji İhracatçıları | Küresel yavaşlama, finansal oynaklık, turizm kaybı | Petrol ihraç eden ekonomiler |
Petrol Fiyatları ve Finansman Koşulları
Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik riskler ve İran kaynaklı gerginlikler sonucunda Brent petrolün 115 dolar seviyesine tırmanması, gelişen piyasalarda hem borçlanma maliyetlerini hem de fiyatlama istikrarını olumsuz etkiledi. Küresel bir enerji şokunun enflasyonu tetiklemesi, merkez bankalarının faiz indirimi konusundaki manevra alanını kısıtlarken, dış finansman imkanlarını da zorlaştırıyor. Brent petrolün 115 doların üzerine çıkması, enerji arzı kaynaklı tehditlerin piyasa üzerindeki baskısını iyice belirginleştirdi.
Geçtiğimiz son üç yıllık süreçte, pek çok gelişmekte olan ekonomi mali disiplin ve reform çalışmalarıyla kredi profillerini iyileştirmişti. 2024 ve 2025 yıllarında temerrüt oranlarının düşmesiyle birlikte not artışları ön plana çıkmıştı. Ancak Ravi Bhatia, petrol fiyatlarındaki yükselişin enerji ihracatçısı ülkelerin kasasını doldursa bile, genel enflasyon şoku ve sıkılaşan finansal şartların tüm gelişen piyasalar üzerinde bir yük oluşturacağını vurguladı.
S&P Global Ratings, çatışma sürecinin uzaması halinde 2026 yılı itibarıyla kredi notu görünümleri üzerindeki aşağı yönlü baskıların çok daha net bir şekilde hissedilebileceği öngörüsünde bulundu. Son dört haftalık süreçte ise ekonomik tablonun iyileşme eğiliminden uzaklaşarak tersine dönmeye başladığı kaydedildi.

