İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada Orta Doğu’da artan gerilim ve bölgesel çatışmalar hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Starmer, İngiltere’nin İran’ı hedef alan saldırı operasyonlarına doğrudan iştirak etmediğini ve bu tutumun “kasıtlı” bir kararın sonucu olduğunu vurguladı.
Bölgesel Gerilim ve Çözüm Arayışları
Starmer, Orta Doğu’daki tansiyonu düşürmenin en etkili yolunun diplomatik müzakerelerden geçtiğini savundu. İngiltere Başbakanı, İran’ın nükleer silah geliştirme konusundaki tüm iddialarından vazgeçmesi gerektiğini belirtirken, bölgedeki istikrarı bozan eylemlerini de sonlandırmayı kabul etmesi çağrısında bulundu.
İran’ın saldırgan tutumuna dikkat çeken Starmer, Tahran yönetiminin kendilerine saldırmayan ülkelere dahi yüzlerce füze ve binlerce insansız hava aracı fırlattığını ifade etti. Bölgede tahmini olarak 300 bin İngiliz vatandaşının bulunduğunu hatırlatan Starmer, İran’ın İngiliz vatandaşlarının konakladığı otelleri ve kullandığı havaalanlarını vurduğunu dile getirdi.
Güney Kıbrıs’taki Gelişmeler ve Savunma Tedbirleri
Dün gece Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde (GKRY) bulunan bir İngiliz üssüne insansız hava aracı isabet ettiğini açıklayan Starmer, bölgedeki askeri hareketlilikle ilgili kritik bir ayrımı netleştirdi. Starmer, GKRY’deki İngiliz üslerinin ABD bombardıman uçakları tarafından kullanılmadığını belirtmenin kendisi için önem arz ettiğini aktardı.
Koordineli savunma operasyonları çerçevesinde İngiliz jetlerinin havalandırıldığını doğrulayan Başbakan, bu operasyonların şimdiden etkili sonuçlar verdiğini ve askeri personelin bulunduğu üsse doğru yaklaşan bir insansız hava aracını başarıyla düşürdüklerini duyurdu.
Müttefiklerin Tutumu ve Üs Kullanım İzinleri
ABD’nin, İran’ın sivilleri öldürmesini ve bölgeye füze saldırıları düzenlemesini engellemek amacıyla İngiliz üslerini kullanmak için izin istediğini belirten Starmer, bu talebe olumlu yanıt verdiğini açıkladı. Ancak İngiltere’nin, ABD ve İsrail’in düzenlediği saldırılara fiilen katılmayacağının altını çizdi. Starmer ayrıca, Fransa ve Almanya’nın da İran’ın füze fırlatma kapasitesini yok etmek adına ABD’nin kendi üslerinde faaliyet göstermesine izin vermeye hazır olduklarını ifade etti.
İngiltere Başbakanı’nın konuşmasında öne çıkan askeri ve diplomatik yaklaşımlar şu şekilde özetlenebilir:
- Nükleer Silah Karşıtlığı: İran rejiminin nükleer silahlara sahip olmasına asla izin verilmemesi gerektiği vurgulandı.
- İç Güvenlik Tehdidi: Sadece geçen yıl, İran’ın İngiltere topraklarında desteklediği 20’den fazla ölümcül saldırının engellendiği belirtildi.
- Rejim Değişikliği Vizyonu: Hükümetin hava saldırılarıyla rejim değişikliği sağlanacağına inanmadığı ifade edildi.
İngiltere’nin Operasyonel Duruşu
Aşağıdaki tablo, İngiltere’nin bölgedeki çatışmalara yaklaşımını ve müttefikleriyle olan iş birliği sınırlarını özetlemektedir:
| Konu | İngiltere’nin Tutumu |
|---|---|
| Doğrudan Saldırıya Katılım | Katılmayacak (ABD ve İsrail operasyonları dahil) |
| Üs Kullanım İzni | ABD’ye izin verildi (Sivilleri koruma ve füze önleme amacıyla) |
| Savunma Operasyonları | Aktif (Tehdit oluşturan İHA’ların düşürülmesi) |
“Irak Hatalarından Ders Çıkardık”
Geçmiş askeri müdahalelere atıfta bulunan Starmer, “Irak’taki hataları hepimiz hatırlıyoruz ve bunlardan dersler çıkardık. İngiltere’nin eylemlerinin her zaman yasal bir dayanağı ve uygulanabilir, iyi düşünülmüş bir planı olmalıdır” dedi.
Starmer, kara işgali olmaksızın yalnızca hava bombardımanı ile İran liderliğini devirme girişiminin başarıya ulaşacağına inanmadığını belirtti. İngiltere’nin ABD ve İsrail saldırılarına katılmama gerekçesini bu stratejik bakış açısına dayandıran Başbakan, sözlerini şu ifadelerle noktaladı:
“Bu hükümet hava saldırılarıyla rejim değişikliği olacağına inanmıyor.”
Starmer, herhangi bir askeri müdahalenin yasal bir temele oturması ve ulaşılabilir bir hedefi olan, uygulanabilir bir plana ihtiyaç duyduğunu yineledi.

