Kurum, altının 2025’teki tarihi rallisinin ardından 2026’da 4.000-4.500 dolar aralığında dengeleneceğini öngörürken, yapısal desteğin süreceğini vurguladı.
State Street Investment Management stratejistleri, altın piyasasına ilişkin yayımladıkları raporda, sarı metalin 2025 yılında 1979’dan bu yana en güçlü yıllık performansını sergilemesinin ardından, gelecek yıl yükseliş ivmesinin hız keseceğini öngördü. Stratejistler, 2026 yılında altın fiyatlarının 4.000 – 4.500 dolar aralığında konsolide olmasını (yatay seyir/dengelenme) bekliyor.
Kurumun analizine göre, yükseliş hızı yavaşlasa da bu yıl altını zirveye taşıyan yapısal faktörler varlığını korumaya devam edecek. Özellikle hisse ve tahvil piyasaları arasındaki korelasyonların tarihsel olarak yüksek seyretmesi, yatırımcılar için altının portföylerdeki “çeşitlendirici” rolünü daha da hayati hale getiriyor.
Rapor, küresel borç yükü ve kalıcı enflasyon endişelerinin uzun vadeli getirileri yukarı çekmesiyle, altının etkin bir korunma aracı olma özelliğini sürdürdüğüne dikkat çekiyor. Ayrıca, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gevşeme adımlarının genellikle doları zayıflattığı ve piyasadaki likiditeyi artırdığı, bu durumun da altın fiyatları için ek bir destek mekanizması oluşturduğu vurgulanıyor.
Finans Hattı Yorumu:
State Street’in raporu, altın yatırımcıları için “ralli bitti” değil, “yeni normal oluşuyor” mesajı taşıyor. 1979 referansı, 2025’in ne kadar olağanüstü bir yıl olduğunu kanıtlıyor. Bir varlığın tarihi bir zirve yaptıktan sonra sert bir düşüş yaşamayıp 4.000-4.500 dolar gibi oldukça yüksek bir bantta “konsolide olması”, aslında o varlığın ne kadar güçlü olduğunun bir göstergesidir. Bu, yatırımcıların kâr realizasyonu yapsa bile piyasadan tamamen çıkmadığını gösterir.
Stratejistlerin dikkat çektiği “hisse-tahvil korelasyonu” konusu, kurumsal yatırımcılar için en kritik nokta. Geleneksel “60/40” portföylerinde (hisse/tahvil) her iki varlık sınıfı da aynı anda değer kaybettiğinde, portföyü koruyacak tek liman emtialar, özellikle de altındır. 2026’da altının hikayesi “agresif getiri”den ziyade “varlık koruma ve sigorta” üzerine kurulu olacak gibi görünüyor. Fed’in gevşeme döngüsü ve küresel borç sorunu, altının altındaki zeminin kaymasını engelleyen en güçlü ‘put opsiyonu’ (koruma) işlevi görecektir.

