Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, 2025 yılında miktar bazında yatay bir seyir izlemesine rağmen, değer bazında elde ettiği kazanımlarla dikkat çekti. İhracat hacmindeki yüzde 0,36’lık hafif geri çekilmeye karşın, toplam ihracat gelirinin yüzde 4,63 oranında artması, sektörün katma değerli ürünlere odaklandığını ve birim fiyatlarda önemli bir yükseliş yakaladığını ortaya koydu.
Birim Fiyatlarda Sıçrama: 6,46 Dolardan 7,78 Dolara
Sektörün 2025 yılı performansını değerlendiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, toplam ihracatın 4,04 milyar dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı. Bu başarıda asıl itici gücün su ürünleri olduğunun altını çizen Girit, su ürünleri ihracatının tek başına 2,24 milyar dolara ulaşarak değer bazında yüzde 11 artış kaydettiğini belirtti.
Girit, sektördeki niteliksel büyümeyi şu sözlerle ifade etti: “Miktar bazında düşüş yaşanmasına rağmen, birim fiyatımız yüzde 20,4 oranında artarak 6,46 dolardan 7,78 dolar seviyesine yükseldi. Bu tablo, sektörümüzün katma değer yaratarak büyüdüğünün en somut göstergesidir.”
Alt Sektörlerde Öne Çıkanlar
Sektörün diğer kalemlerinde de dikkat çekici hareketlilikler yaşandı. Kanatlı sektörü, hacim bazında sağladığı güçlü artışla öne çıktı. Kanatlı ürünlerinde miktar yüzde 28 artarken, ihracat geliri 722 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Bal ihracatında ise 33 milyon dolarlık gelirle yüzde 4’lük bir büyüme yakalandı.
2025 yılında en çok ihraç edilen su ürünleri sıralamasında ise tablo şu şekilde şekillendi:
| Sıralama | Ürün Grubu | İhracat Tutarı |
|---|---|---|
| 1. | Diğer Su Ürünleri (Midye, Istakoz, Karides, Ahtapot vb.) | 607,8 Milyon Dolar |
| 2. | Alabalık | 600,4 Milyon Dolar |
| 3. | Çipura | 417,4 Milyon Dolar |
Yetiştiriciliğin Payı Yüzde 61,8’e Ulaştı
Bedri Girit, üretim verilerine ilişkin detayları da paylaştı. 2024 yılında 933 bin ton olarak gerçekleşen su ürünleri üretiminde, yetiştiriciliğin payı yüzde 3,7 artışla 577 bin tona yükseldi. Toplam üretimin yüzde 61,8’ini oluşturan yetiştiricilik faaliyetleri, sektörün daha planlı ve ihracat odaklı bir modele evrildiğini gösteriyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025 yılına dair tahmin raporlarına atıfta bulunan Girit, şu beklentileri sıraladı:
- Tavuk Eti: 2,7 milyon ton üretim, 390 bin ton ihracat.
- Yumurta: 1,3 milyon ton üretim, 188 bin ton ihracat.
- Süt Ürünleri: 858 bin ton peynir, 1,5 milyon ton yoğurt-ayran ve 111 bin ton tereyağı üretimi.
- Süt Tozu: 31,4 bin ton ihracat.
İhracat İthalatın 11 Katı
Sektörün dış ticaret fazlası vermeye devam ettiğini vurgulayan Girit, 2025 yılında 4,04 milyar dolarlık ihracata karşılık yaklaşık 365 milyon dolarlık ithalat yapıldığını, yani ithalatın yaklaşık 11 katı ihracat gerçekleştirildiğini belirtti.
Pazar çeşitliliğinde Rusya 523 milyon dolar, Irak 521 milyon dolar ve İtalya 306 milyon dolar ile zirvede yer aldı. Avrupa pazarında Hollanda’ya yüzde 33, Yunanistan’a yüzde 31 oranında değer artışı sağlandı. Suriye pazarında ise yüzde 77 değer ve yüzde 56 miktar artışıyla hacim bazlı ciddi bir büyüme gözlemlendi. Öte yandan, BAE pazarında yüzde 36, Irak pazarında ise yüzde 12 oranında değer kaybı yaşandı.
İç Pazarda Kârlılık Sorunu ve Kota Baskısı
İç pazarda sektörün 2025 yılında yüzde 1 ile 7 arasında büyüdüğünü aktaran Girit, özellikle kotalı ürünlerde yaşanan sıkıntılara değindi. Sofralık yumurta, süt tozu ve tereyağı gibi ürünlerde ihracatın yüzde 50’ye varan oranda düştüğünü belirten Girit, iç piyasadaki satışların kârsız veya zararına gerçekleştiğini ifade etti.
Gelecek hedeflerini de paylaşan Girit, “2026 yılı için ihracat rotamızı 4,3 milyar dolar olarak belirledik. Bu hedef, 2025’teki 4,04 milyar dolar seviyesinin üzerine yüzde 6 ile 7 arasında bir büyüme eklemek anlamına geliyor” dedi.
Küresel Rekabet ve Kota Engelleri
Hindistan’ın AB pazarında işlenmiş gıda ve deniz ürünlerinde sağladığı düşük gümrük avantajının rekabeti kızıştırabileceğine dikkat çeken Girit, Türkiye’nin özellikle İtalya, Hollanda ve Birleşik Krallık gibi pazarlarda kalite, lojistik hız ve taze ürün tedariki sayesinde yüksek segmentteki konumunu koruyacağını vurguladı. Ancak standart ürünlerde marj baskısı oluşabileceği uyarısında bulundu.
Son olarak ihracatı baskılayan yasaklara değinen Girit, sözlerini şöyle tamamladı: “Irak ve Suriye başta olmak üzere bazı pazarlarda kanatlı ürünlerine getirilen geçici yasaklar ve kotalar olmasaydı, kanatlı sektöründeki yüzde 28’lik miktar artışıyla birlikte toplam büyümemiz yüzde 4,6’nın çok üzerine çıkabilirdi. Bu nedenle yasakların kalkması ve kotaların esnetilmesi sektörümüz için kritik önem taşıyor.”

