Yeniden İnşa Süreci Türk Şirketleri İçin Tarihi Fırsatlar Sunuyor, Halep Lojistik Üs Olacak
Suriye’de iç savaşın sona ermesiyle birlikte, Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkilerde adeta bir “bahar havası” yaşanıyor. Türk ihracatçıları için yeniden canlanan komşu pazarı, özellikle yeniden inşa sürecinin başlamasıyla birlikte milyarlarca dolarlık bir potansiyel barındırıyor. 2025 yılının ilk yarısında Türkiye’nin Suriye’ye ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %51’lik rekor bir artışla 999 milyon dolardan 1,5 milyar dolara fırladı.
Bu potansiyeli harekete geçirmek için Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat öncülüğünde üst düzey bir heyet, 27-28 Ağustos’ta Şam’da temaslarda bulunarak ticari ilişkileri güçlendirecek adımlar attı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin (EİB) de güçlü bir kadroyla katıldığı heyet, Suriye’nin yeniden imarında Türk şirketlerinin başrol oynayacağının sinyallerini verdi. EİB’nin Suriye’ye ihracatı ise yılın ilk 7 ayında %88’lik devasa bir artışla 29 milyon dolara ulaştı.
“Suriye Yeniden İnşa Edilecek, Türk Müteahhitlerine Çok İş Düşecek”
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Yalçın Ertan, Suriye’nin yeniden imar sürecinin Türk şirketleri için devasa bir fırsat olduğunu belirtti. Ertan, “Türk müteahhitlerimiz dünya genelinde çok büyük projeleri üstleniyorlar. Suriye’nin yeniden imarında onlara çok iş düşecek. Bu süreçte demir-çelik, maden, çimento, inşaat malzemeleri, mobilya, halı gibi çok sayıda sektörümüzün ihracatını artırabileceği bir potansiyel var. Yıl sonunda Türkiye’nin Suriye’ye ihracatının 3 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz,” dedi.
Halep Lojistik Üs Oluyor, Körfez’e Giden Yol Açılıyor
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak ise, Suriye pazarının canlanmasının sadece doğrudan ihracatı değil, aynı zamanda transit ticareti de patlatacağını vurguladı. Uçak, “Suriye’deki savaşın bitmesi sadece Suriye’ye ihracatımızı değil Suudi Arabistan’a ihracatımızın da artmasına katkı sağlayacak. Karayoluyla Suriye üzerinden Ürdün ve Suudi Arabistan’a da sevkiyatlarımız çok hızlanacak. Suudi Arabistan’a ihracatımızda daha rekabetçi hale geleceğiz,” diyerek Suriye’nin Körfez’e açılan bir kapı olacağının altını çizdi. İki hükümetin Halep’i bir lojistik üs haline getirme konusunda mutabık olduğu da belirtildi.
Sektörler Fırsatları Değerlendiriyor
Hububat ve Gıda: Ege Hububat Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, 2024’te Suriye’nin 1,15 milyar dolarlık hububat ithalatının yarısını Türkiye’nin karşıladığını ve hedeflerinin bu pazarda 1 milyar dolarlık ihracata ulaşmak olduğunu söyledi.
Maden ve Doğal Taş: Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Türkiye’nin Suriye’nin 4,2 milyar dolarlık dış ticaretinden %61 pay aldığını ve Suriye’nin “iğneden ipliğe her şeyi Türkiye’den aldığını” belirtti. Alimoğlu, yeniden inşa sürecinde Türk doğal taşlarının önemli bir rol oynayacağını vurguladı.
Finans Hattı Yorum:
Suriye’de yeni dönemin başlaması, Türk ekonomisi ve Borsa İstanbul’da işlem gören şirketler için son yılların en önemli jeo-ekonomik fırsatlarından birini sunuyor.
1. “Yeniden İnşa” Teması: İnşaat ve Yan Sektörler İçin Altın Çağ
Savaş sonrası bir ülkenin yeniden inşası, on yıllara yayılan devasa bir ekonomik aktivite demektir. Bu durum, Borsa İstanbul’da işlem gören çimento (AKCNS, CIMSA, OYAKC vb.), demir-çelik (EREGL, ISDMR, KRDMD), inşaat malzemeleri (KALEKIM, CIMPOR vb.), cam (SISE), mobilya ve dayanıklı tüketim (ARCLK, VESTL) gibi sektörler için uzun vadeli ve güçlü bir talep hikayesi yaratıyor. Bu sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için Suriye, önümüzdeki 5-10 yılın en önemli büyüme motorlarından biri olabilir.
2. Lojistik ve Transit Ticaret Devrimi: Halep’in lojistik üs olması ve Suriye üzerinden Körfez’e açılan karayolu koridorunun yeniden canlanması, Türkiye’nin jeostratejik konumunu bir kez daha öne çıkarıyor. Bu durum, lojistik (LOGO, REYSAS vb.) ve ulaştırma sektörleri için devasa bir fırsat penceresi aralıyor. Malların daha hızlı ve daha düşük maliyetle Suudi Arabistan gibi büyük pazarlara ulaşması, tüm ihracatçı sektörlerin rekabet gücünü artıracaktır.
3. Gıda ve Tarım Sektörü İçin Vazgeçilmez Pazar: Suriye’nin 21 milyonluk nüfusunun gıda ihtiyacı, coğrafi yakınlık ve mevcut ticari bağlar nedeniyle en doğal olarak Türkiye tarafından karşılanacaktır. Gıda ve tarım şirketleri (ULKER, TUKAS, PENGD vb.) için Suriye, istikrarlı ve büyüyen bir pazar potansiyeli sunmaktadır.
4. Riskler ve Belirsizlikler: Elbette bu pembe tablonun riskleri de bulunuyor. Suriye’deki siyasi istikrarın ne kadar kalıcı olacağı, ödemeler dengesi ve finansman sorunları, ticarette karşılaşılabilecek bürokratik engeller en önemli belirsizliklerdir. Ancak mevcut siyasi irade ve ihracatçıların iştahı, bu risklere rağmen fırsatların çok daha büyük olduğunu gösteriyor. Yatırımcıların, Suriye’de faaliyet göstermeye başlayan veya ihracatını artıran şirketleri yakından takip etmesi, bu yeni büyüme hikayesinden pay almak için önemli olacaktır.