Tarım ve Gıda Yazarı Ziraat Mühendisi Bilge Keykubat tarafından kaleme alınan analizlere göre, Türkiye’nin tarım gündeminde genellikle üretici sorunları, artan girdi maliyetleri, ihracat verileri veya raf fiyatları manşetleri süsler. Ancak bu değişkenlerin tamamını bir çatı altında toplayan ve sektörün omurgasını oluşturan çok kritik bir yapı çoğu zaman gözden kaçar: Ticaret borsaları.
Günümüzde Türkiye’de tarım ve gıda ekosisteminin sürdürülebilirliği, sadece tarlada yapılan hasatla sınırlı değildir. Ürünlerin doğru fiyatlanması, kayıt altına alınarak şeffaflaşması, belli standartlara oturtulması ve ticari bir değere dönüşmesi hayati önem taşır. Tam bu aşamada ticaret borsaları, tarım ekonomisinin arka plandaki en belirleyici ve stratejik oyuncuları olarak sahneye çıkar.
Fiyat Belirlemenin Ötesinde Bir Misyon
Ticaret borsaları denildiğinde akla ilk gelen tanım genellikle “ürün fiyatının oluştuğu merkezler” şeklindedir. Ancak bu yaklaşım, borsaların üstlendiği hayati rolü oldukça basite indirgemek olur. Borsalar, piyasa verilerinin kayıt altına alındığı, üretici ile sanayici arasında köprü kurulan ve devletin tarım politikalarına veri tabanı oluşturan çok yönlü kurumlardır.
Tarım ve gıda piyasalarının en hassas noktası olan “güven” unsuru, borsalar sayesinde tesis edilir. Analizler, tescil süreçleri ve standartlar üzerinden işleyen bu sistem, serbest piyasa dinamikleri ile kamusal denetim arasında hassas bir terazi görevi görür. Ne piyasayı başıboş bırakır ne de katı müdahalelerle sistemi tıkar; borsalar tarımda güvenin kurumsal adresidir.
Üretici, Sanayici ve İhracatçı Üçgeni
Modern dünyada tarım ve sanayi iç içe geçmiş durumdadır. Un, yağ, yem, tekstil veya biyoyakıt gibi dev sektörlerin tamamı tarımsal hammaddeye muhtaçtır. Ticaret borsaları bu noktada kritik bir arayüz işlevi görür:
- Sanayici için: Hammaddeye erişimi kolaylaştırır.
- Üretici için: Pazarlık gücünü ve pazar erişimini artırır.
- İhracatçı için: Fiyat ve kalite öngörülebilirliği sağlar.
Türkiye’nin bölgesel bir gıda tedarikçisi olma potansiyelini koruması; üretimin kayıtlı, fiyatların izlenebilir ve kalitenin belgeli olmasıyla mümkündür. Borsalar olmadan bu süreç kayıt dışılığa ve fiyat kaosuna sürüklenmeye açıktır.
İzmir Ticaret Borsası: Tarihsel Derinlik ve Kadın Liderliği
Türkiye’deki borsalar arasında, 1891 yılında kurularak sadece ülkemizin değil, dünyanın en köklü borsalarından biri olma unvanını taşıyan İzmir Ticaret Borsası (İTB) ayrı bir yere sahiptir. İTB, köklü geçmişinin yanı sıra Türkiye’nin ilk kadın Borsa Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu’nun ilk kadın üyesi olan Işınsu Kestelli liderliğinde, kadının ekonomideki gücünü de simgelemektedir.
İTB, tarımı sadece iktisadi bir faaliyet olarak değil; sosyal, kültürel ve stratejik bir bütün olarak ele alır. Bu vizyonla hayata geçirilen projeler, hem piyasa aktörlerine hem de kamu otoritelerine yol gösterici niteliktedir. Özellikle dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanında atılan adımlar dikkat çekicidir. İzmir Ticaret Borsası öncülüğünde; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ve sektör paydaşlarının iş birliğiyle kurulan İzmir Tarım Teknoloji Merkezi (İTTM), sektöre yenilikçi bir perspektif kazandırmıştır.
Lisanslı Depoculukta Öncü Adımlar
İTB’nin sahadaki sorunlara gerçekçi çözümler üretme misyonunun en somut örneği lisanslı depoculuk faaliyetleridir. Bu kapsamda öne çıkan veriler şöyledir:
- Kuruluş: Ege Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. (ELİDAŞ), İTB önderliğinde 2011 tarihinde kurulmuştur.
- Faaliyet: İzmir’in Selçuk ilçesi Belevi Beldesinde 15 bin ton kapasiteli depo tamamlanarak 2013 yılında faaliyete geçmiştir.
- İlkler: ELİDAŞ, Türkiye’de depoya giren ürünler için “Elektronik Ürün Senedi” oluşturan ilk lisanslı depo olma özelliğini taşır.
Antalya ve Konya Örnekleriyle Bölgesel Dönüşüm
Türkiye genelinde ticaret borsaları, bulundukları bölgelerin dinamiklerine göre farklı başarı hikayeleri yazmaktadır. Aşağıdaki tabloda Antalya ve Konya borsalarının sektöre kattığı özgün değerler özetlenmiştir:
| Borsa | Odak Alanı | Temel Başarı ve Projeler |
|---|---|---|
| Antalya Ticaret Borsası (ATB) | Markalaşma ve Tanıtım | YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı ile coğrafi işaretli ürünlerin ve yerel ekonominin ulusal vitrine taşınması. Antalya’nın sadece turizm değil, tarım teknolojileri merkezi haline gelmesi. |
| Konya Ticaret Borsası (KTB) | Dijitalleşme ve Teknoloji | 2011‘de Türkiye’nin ilk elektronik satış salonu. 2013‘te Borsa Konya Elektronik Platformu. 2014‘te devreye alınan 100 bin ton kapasiteli lisanslı depolar. |
Antalya Ticaret Borsası (ATB), YÖREX projesiyle yerel değerleri ve küçük üreticiyi koruyan stratejik bir platform oluştururken; Konya Ticaret Borsası (KTB) teknolojiyi merkeze almıştır. KTB, üretici ve tüccarı mekândan bağımsız bir platformda buluşturarak şeffaflık ve hız kazandırmış, lisanslı depoları sayesinde ise fiyat istikrarı ve finansmana erişimi kolaylaştırmıştır.
Geleceğin Teminatı: Gıda Güvenliği ve İstikrar
Gıda güvenliği kavramı artık sadece bulunabilirlik değil; kalite, izlenebilirlik ve standartlarla tanımlanmaktadır. Gıdanın ticarete konu olduğu ilk noktada kayıt ve kontrol sürecini başlatan ticaret borsaları, bu güvenlik zincirinin en kritik halkasıdır.
Önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin yüzleşeceği iklim krizi, su stresi ve küresel gıda dalgalanmaları karşısında ekonominin dirençli kalabilmesi, tarım piyasalarının istikrarına bağlıdır. Çoğu zaman kamuoyunun gündeminde yeterince yer bulamasa da, ticaret borsaları bu direncin kurumsal altyapısını oluşturan “sessiz kahramanlar” olarak hayati bir rol oynamaya devam edecektir.

