Türkiye’nin tarımsal üretim üssü olarak kabul edilen Mersin, yaklaşık 3,25 milyon dekarlık geniş arazilerinde meyveden sebzeye, örtü altı tarımdan narenciye bahçelerine kadar devasa bir çeşitliliğe ev sahipliği yapıyor. Ancak son aylarda bölgeyi vuran yoğun yağışlar, tarımsal yapıda hem yıkıcı hem de umut verici bir etki yarattı. Tarsus başta olmak üzere bazı bölgelerde su baskınları ekili alanları harabeye çevirirken, kentin genelinde toprağın suya doyması ve yeraltı kaynaklarının beslenmesi üreticilerde iyimserlik oluşturdu. Sadece iklim değil, İran-İsrail hattındaki gerginlik ve Hürmüz Boğazı üzerindeki risklerin akaryakıt fiyatlarını yukarı çekmesi de ithal ürünlerden tezgâhlara kadar tüm zincirde fiyat artışlarını beraberinde getirdi.
Tarsus’ta 20 Bin Dekara Yakın Alan Sular Altında
Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, son dönemdeki yağışların üretim sahaları üzerindeki etkilerini detaylandırdı. Özellikle Tarsus bölgesinde baraj kapaklarının açılmasıyla tarım arazilerinin su altında kaldığını ifade eden Yılmaz, “Yaklaşık 15-20 bin dekar alanın zarar gördüğünü tahmin ediyoruz. Bu alanlar, daha önce birkaç kez ekim yapılan tarlalardı ve aşırı yağışlar nedeniyle ürünler büyük ölçüde zarar gördü. Çiftçiler, kaybettikleri ürünlerin maliyetini ve geçmiş yıllardan kalan borçlarını karşılamakta zorlanıyor. Su baskınlarının çekilmesi ise birkaç ay sürecek ve bu bölgelerde yeni ekim yapılamayacak. Devletimizden bu alanlarda hızlı bir hasar tespit çalışması yaparak çiftçilerin mağduriyetini telafi etmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.
Mersin Tarımı ve Piyasa Değişimi Özeti
| Kategori | Durum / Veri |
|---|---|
| Toplam Tarım Alanı | 3,25 Milyon Dekar |
| Tarsus Hasar Tahmini | 15.000 – 20.000 Dekar |
| Fiyatı Artan Sebzeler | Biber, Patlıcan, Pırasa (2 kat artış) |
| İran Menşeli Ürünler | Karpuz, Kivi, Elma |
| Gelecek Projeksiyonu | 2026 yılı için su rezervlerinde güçlenme |
Yeraltı Su Kaynakları Güçlendi
Kentin diğer bölgelerinde ise yağışların tarımsal denge açısından olumlu sonuçlar doğurduğu gözlendi. Mezitli, Yenişehir, Toroslar ve Akdeniz ilçelerindeki arazilerin yeterli yağış aldığını belirten Musa Yılmaz, “Toprak suya doydu ve kırsaldaki yeraltı su kaynakları güçlendi. Bu gelişmeler, 2026 sezonunda su sıkıntısı yaşanmayacağı yönünde umut veriyor bizlere. Özellikle limon bahçeleri ve sürekli ürün veren alanlar olumsuz etkilenmedi ve bu alanlarda üretim devam ediyor” dedi. Yılmaz, küçük arazilerde tarım yapan üreticilerin ise dere kenarlarındaki otomasyon sistemlerinin zarar görmesi nedeniyle kısmi sıkıntılar yaşadığını ekledi.
Bölgesel Savaşlar ve Akaryakıt Etkisi
Mersin Pazarcılar Odası Başkanı Abdürrahim Batur, şiddetli yağış ve selin yanı sıra dolu gibi olumsuz hava şartlarının üretimden tüketime giden yolda fiyatları tetiklediğini dile getirdi. Hava şartlarının düzelmesiyle dengelenme beklense de fiyatlarda ciddi sıçramalar olduğunu söyleyen Batur, “Yağış sonrasında özellikle biber patlıcan pırasa gibi sebze ürünlerinde fiyatlar 2 katına yükseldi. Ama yavaş yavaş normalleşeceğini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Fiyat artışlarının sadece yerel değil, küresel kaynaklı olduğunu da vurgulayan Batur, jeopolitik gerilimlerin etkisine dikkat çekti: “Özellikle tüketilen karpuz, kivi ve elmanın çoğu İran’dan geliyor. İran’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle akaryakıt fiyatları yükseldi ve bu maliyetler üretici ve esnaf aracılığıyla tüketiciye yansıdı. Dolayısıyla, hem ithal ürünlerdeki tedarik sorunları hem de akaryakıt maliyetlerindeki artış fiyatları yukarı çekti. Yaşanan tüm bu gelişmeler en çok tüketiciye yansıyor.” Batur, hem üreticiyi hem de tüketiciyi korumak adına piyasalarda istikrar sağlanması gerektiğini vurgularken, sözlerini “Bölgesel savaşlar da fiyatı yükseltti” diyerek tamamladı.











