Bloomberg: Merkez Bankası faiz indirimine hazırlanıyor ancak ‘şahin’ duruşunu koruyarak negatif verilere odaklanacak. Asgari ücret zammı için beklenti %25-30 aralığında.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), yarın gerçekleştireceği kritik Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz indirim döngüsünü başlatmaya hazırlandığı belirtildi. Bloomberg News’un haberine göre, politika yapıcılar son dönemde beklentilerin altında gelen enflasyon verilerinden cesaret alarak para politikasında gevşeme adımını atmayı planlıyor.
Haberde, küresel finans devlerinin indirim beklentilerindeki ayrışmaya dikkat çekildi. Deutsche Bank ve Barclays, TCMB’nin 150 baz puanlık bir indirim için alana sahip olduğunu savunurken; Goldman Sachs, Morgan Stanley ve JPMorgan daha temkinli davranarak 100 baz puanlık bir indirim öngörüyor.
Ancak Merkez Bankası’nın bu adımı atarken ihtiyatı elden bırakmayacağı vurgulanıyor. Başkan Fatih Karahan tarafından brifing alan kaynaklara göre, banka yönetiminin sadece olumlu enflasyon verilerine değil, olumsuz gelişmelere ve risklere daha yakından odaklanması bekleniyor. Bu kapsamda, enflasyonun mevsimsel etkilerle tipik olarak hızlandığı Ocak ve Şubat ayı verileri bankanın radarında olacak.
Piyasaların ve TCMB’nin yakından izlediği bir diğer kritik değişken ise 2026 yılı için planlanan asgari ücret zammı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yakın kaynaklar, yüzde 25 ila yüzde 30 arasında bir artış beklentisinin hakim olduğunu belirtiyor. TCMB Başkanı Karahan, ekonomistlerin zorlu bulmasına rağmen geçen ay yaptığı açıklamada 2026 sonu için belirlenen yüzde 16’lık enflasyon hedefine bağlı kaldıklarını ifade etmişti.
Finans Hattı Yorumu:
Bloomberg’in haberi, TCMB’nin “faiz indirimi” ile “sıkı duruş” arasında hassas bir denge kurmaya çalıştığını gösteriyor. Piyasalar teknik olarak bir faiz indirimine hazır olsa da, Merkez Bankası’nın stratejisi “Şahin İndirim” (Hawkish Cut) olarak tanımlanabilir. Yani faizler kağıt üzerinde inse bile, verilecek mesajlarla piyasadaki finansal koşulların gevşemesine izin verilmeyeceği vurgulanacaktır.
100 veya 150 baz puanlık indirim tartışmasından daha hayati olan konu, raporda geçen Ocak-Şubat enflasyonu ve asgari ücret vurgusudur. TCMB, faiz indirimine başlasa bile, yılın ilk aylarındaki fiyatlama davranışlarını ve ücret artışlarının talebe etkisini görmeden seri indirimlere devam etme taahhüdü vermekten kaçınacaktır. Asgari ücrette %30 sınırının aşılması, bankanın %16’lık yıl sonu hedefini matematiksel olarak zora sokabilir. Bu nedenle yarınki karar metninde, faiz oranından ziyade “ihtiyat” ve “veri odaklılık” vurgusunun tonu, piyasanın 2026 rotasını çizecektir.

